Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Eylül '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1079
 

Korku korkaktır. Üzerine gidersen o senden kaçar!

Korku korkaktır. Üzerine gidersen o senden kaçar!
 

Başta korku olmak üzere duyguları genellemek tanımlar koymak, tedaviler önermek deneyimi geciktirir. Geçen akşam bir televizyon filminde bir çocuğa kendisiyle ve korkularıyla yüzleşmesini önerdiği bir çocuğa Altan Erkekli "Korku korkaktır. Üzerine gidersen o senden kaçar" demişti.

Bütün güzel sözler, yaşamınıza rehber olabilecek öneriler ve tavsiyeler çemberin içinden söylenmiştir. O durum vardır, bir durumdur, gerçektir ve kötüdür olgusunu kabul ederek.

Oysa iç benlik, çemberin içinden yapılan gözlemleri görmekte zorlanır hatta görmezden gelir. Onun için varsa yoksa deneyimdir. Bu nedenle vakti zamanı gelmeyen hiç bir tavsiye, eğitim ve öneri iç benlikte karşılığını bulamaz. Aç nefis, karnını doyurmak için vardır eğitim için değil.

Başta korku olmak üzere duyguları genellemek tanımlar koymak, tedaviler önermek deneyimi geciktirir. Gerçekle yüzleşmek geciktikçe açlık ve boşluk artar felaket büyür. Korku da diğer duygular gibi aynanın arka yüzüdür ve hep vardır. Benlik, deneyimini geliştirmek için bu duygulardan her birinden tutam tutam kullanır. Tıpkı lezzetli bir yemek gibi. Ne eksik ne fazla.

Korku dahil olmak üzere tüm duygular, dürtüler uzaklaşılması gereken ve yok edilmesi gereken şeyler değil bütünün parçalarıdır. Evrendeki özdür. Korku, endişe yaşamın ve gelişimin tetikleyicisi ve dinamizmidir.

Bu nedenle değişim, yazılımımızdaki kodlara tutam tutam lezzeti tattırmakla başlar. Kuşaklar sonra tutku, duygu ve dürtüler temel biçimleri değişmeden yeni çemberler aracılığıyla üst bağlamlara geçer ve başka bağlamlarla birlikte evrenin üst düzlemlerini oluşturur.

Burada korku yine vardır, insanın yararınadır, gelişimin zorunlu gereğidir. Kişisel gelişim yaklaşımlarının en çok dikkat etmesi gereken, önerileri ile insanı deneyimlerden, korkulardan ve yaşamdan uzak tutmamaktır.
Tavsiyeler, güzel kitaplar ve tatlı sözler gerçek deneyimin yerini tutmaz ve sahte bir atmosfer yaratır. Yaratılan sahte atmosfer bir gün dağılır yerini daha büyük kaoslara bırakır. Birey eksik kalan özünü tamamlamak için daha büyük yangınlara, yeni durumlara adım atar.

tatlı şuruplar yerine gerçeğin her yönünü kabul, evreni kapsamak demektir. Beni ben yapan ve bana deneyim yaratan başta korku olmak üzere tüm duygularımı bu bağlamda seviyor, kabul ediyor ve onları kutsuyorum.
Hiç kimsenin korkularına ve dürtülerine dokunmadan yaşamlarının deneyimini hızlandıran yeni çağ inançları önümüzdeki 25 yılın temel öğretileri olacaktır. Bu duayı gelecek yıllarda sıklıkla duyacağız:
Fakirliğim, zenginliğim, güzelliğim, çirkinliğim ve bulunduğum andaki durumum sadece bu dünyada bana deneyim vermek için var.


Onları bulundukları haliyle yaşıyorum ve kabul ediyorum.
Araya bir perde kabul etmiyorum.

Bu deneyimi erteleyecek atmosferlerin araya girmesini arzulamıyorum.
Anda bulunan gerçeğin bana düşen kesitini o anı yaşayarak deneyimimi geliştirmeyi arzuluyorum.

Evreni kapsıyorum.
Gelişim adı altında deneyimimi geciktiren, bir üst çembere geçişimi yavaşlatan bütün geçici tedavileri ve önerileri reddediyorum.
Aslında evren ve bütün olan benim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hoş bir bakış açısı ve insanda daha iyiye gitme yolunda bir "farklılık" oluşturabilir. Ama günlük yaşamımızda şu anlama da gelebilir; örneğin, şehit olan askerlerimizi düşününce, bazıları bunu deneyimlemedikçe, yani "evladı" şehit olmadıkça, hiç bir şey düzelmeyecek demektir!

derinmavi.. 
 16.10.2007 15:40
 

dersin ki: korku dan kaçmamak olduğu gibi; korkunun da ; kozmik gorus acısına göre; bizi olası kotu durum ve enerjilerden koruma görevini tasıyabilen; bir kalkan yada bir nimettir; ki bu hayat ile felsefenin berlesebileceği birr noktadır. Yanı demek istediğim; hayat sadece okunan ruh ve maddeye yonelik kitaplar; psikoloji; felsefe; metafizk vb değildir. Hayatın bazen isleşisi ve ağırlığı; 2 kurus felsefenin gerrcek dediği tabirlerden daha ağırdır. Hayat yeni cağda değildir. Gorusunu bekliyorum.

mucizelerim 
 11.09.2007 23:12
Cevap :
devamla... korku dahil hiç bir duyguyu insana karşı olarak adlandırmıyorum. Korku, üstelik en geliştirici duygulardan birisi. Öneml olan korkuyu, kendimiz ve başkalarına karşı kullanma şekillerimiz. -Felsefe ile ilgili tanımlarınızı sizin özgür iradenizin ürünleri olarak görüyorum. Bu deyimler sizin kabulunuz- Hayatın işleyişi, kavrayışımız ve oluşumuzla atbaşı gidiyor zaten. Hiç bir şey sürpriz değil her şey dününüzün kodlarında yazılı. Buna, bugün yaşayarak ne katkılar yapacağınız da yarınınızın kodlarına etki ediyor. Bu nedenle sarmal bir yukarı çıkış bu. Hızınız ve geri düşüp düşmeyeceğiniz de kabulunuze bağlı. Bu konu çok derin ve keyifli, yazılarımda da yazmaya devam edeceğim. Sevgiler  12.09.2007 13:32
 

simdi katılmadığım noktalar var: diyorsun ki; korku bir duygudur vetüm duygular gibi hissedilmeli ve bizden ayrı tutmayı tetikleyen deneyimlerinin içine girilmelidir ve bu deneyimler gerçekte kotu olsa dahi, kokunun ızdırabını cekmek yerine, kotu olan deneyimi de, varolusun mükemmel bir parçası olarak kucaklamayı ve kisisel gelisimime katkı sağladığı için yasamalıyız.. Ancak, ismini bilmediğim adam; korku olası kötü sonuçlardan insanı koruyabilir. ve belki de, bir yakının korku duymadığı için başına tüm hayatını ve sağlığına kotu yonde iz bırakacak bir deneyim yasanmamıstır sende , ve sen; yazında felsefeyi kısmen yoğurmus ama gerçek acı, hayatını mafedebilecek ve seni tum omrun boyunca zorunlu kısmen belki sakat bırakacak yada, hayatını hemen o anda bitebilecek bir deneyim yasamamıssındır. Yani; gercek; gerçeğin felsefe ile yoğrulmus hali değil; hayatın gerçek yuzu ile de yoğrulmus halidir.

mucizelerim 
 11.09.2007 23:09
Cevap :
öylesine dolu bir yorum yazmışsın ki bunu tadını çıkara çıkara bir kaç kez de ve yazılarımda ele almaya çalışacağım. Tüm hayatını etki altına alacak bir sağlık problemi de yaşamın deneyimlerinden biri ve reddetme şansımız yok, olacaksa olacak! mesele bunu nasıl kabulleneceğiz. Bunu kabullenmeyip direnmek te, kabullenip gereğini yerine getirmekte iki uçtan biri. Felsefe, gerçekle yorulmuş deneyimler ve kodlarımızdaki kayıtlardan çıkardığımız sonuçlardır. Söylediklerim, değişik şekillerde, oluşun başından beri söylenen, düşünülen şeyler. Bir ırmakta iki kez yıkanılmaz ama söylediklerimde de yeni bir şey yok. Bu felsefenin ve yaşamın temel çelişkisi. Acılar, yoksunlukların felsefe ve yaratıcılıkla ilişkilerine devam edeceğiz. Sevgiler  12.09.2007 11:47
 

Bu çok garip. Beş yıldır prensip olarak kitap okumadığın, günü kurtarmak için yaptığın (felsefene sığmayan) işler, korkularla beraber ama onlara karşı olmayan (doğal, ya da doğala en yakın) yaşama hevesin... çelişkili. (Ama felsefe bana göre tutarsızlığın tutarlı bir biçimde ifade edilmesidir) Aynı zamanda sözcüklerle oynamayı seviyorsun. Bu da sadece ortaokulda okuduğun klasiklerle olacak bir şey değil. Kızılderili söylencesi pek ortaokuldan kalma gibi değildi. Unutmadım...:) İlginç adamsın vesselam...

Moenia 
 11.09.2007 21:59
Cevap :
günlük yaşam benim gıdamı aldığım alan. ondan uzak duramam. deneyimlerimi dönüştürme çarkım. günü ve anı reddedip bir sırça köşke çekilemem. o nedenle günü reddetmeden ona uyum sağlayacak işler yapıyorum. çelişki yaşamın kendisi zaten. sözcüklerle oynamayı görme hislerime ve tasarımcılığıma bağlıyorum. her adımda resmin bütününü görebiliyorum. bu nedenle ilerleme hızlı ama riskli oluyor. Kitaplar konsantre edilmiş metodikleştirilmiş bilgiler. Bu nedenle okumuyorum, kişisel seçimim bu gereksiz demiyorum. Bu okumadığım anlamına gelmiyor örneğin emsajlarını zevkle okuyor ve üzerinde düşünüyorum. Kızılderili ve şaman köklerimdeki çağrıyı duyuyor ve ona dönüyorum. İnançlarımız bizi köklerimizden uzaklaştırmış. velhasıl kelam senin mesajlarını okumak da cevap vermek te hoş.. devam o zaman...  12.09.2007 11:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 202
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 61
Ort. okunma sayısı
: 988
Kayıt tarihi
: 29.06.07
 
 

Sosyal medya danışmanı, grafik tasarımcı.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster