- Kategori
- Çalışma Yaşamı
KORONADA AYAKTA KALMAK
KORONA DÜNYASINDA AYAKTA KALMAK:
MASADAKİ TEK SENARYO
Covid-19 ‘un değiştirdiği yeni dünyaya hazırlıksız yakalandık.
Hiçbir şey eskisi gibi değil. Henüz Mart ayının başında rutin hayatlarımızı yaşıyorduk. İş rutini, trafik sıkışıklığı, bitmeyen toplantılar, yaşam tarzımızın alıştığımız adımları, şehir dışı, yurt dışı seyahatleri ve birçok şey artık mümkün değil.
Bugünlerde her akşam Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanacak verileri takip ediyoruz, kayıplara üzülüyoruz, sevdiklerimizin sağlığı ve geleceğimiz ile ilgili yoğun endişelerimiz var.
Yaşadığımız şoku anlamış bile değiliz.
Düzensizlik şeklindeki yeni düzeneuyum sağlama yeteneklerimiz hakkında da büyük kaygılarımız var.
Küresel daralma verileri gösteriyor ki birçok işletme kapanacak ve insanlar işlerini kaybedecek.
Bu döneme hazırlıksız yakalanan işletmeler yıkıcı bir değişimle karşı karşıya.
Yarınının ne olacağını öngöremiyoruz. Bununla birlikte, hangi pozisyonda olursak olalım çalıştığımız şirketlerin hayatta ve ayakta kalması için bir umutla çalışmaya devam ediyoruz.
Bu arada tüketici bakış açıları değişti. Çalışanların deneyimleri, çıkarımları ve beklentileri değişti.
Doğal olarak tüm denklemler değişti.
Piyasalar açısından farklı bir savaş ile karşıyayız. Bu kadar kapsayıcı ve yıkıcı olanla daha önce karşılaşmadık. Covid-19'un ortaya koyduğu fiziksel-dijital dünya sıçramaları hiçbir şey ile karşılaştırılamaz. Böyle bir dünyada nasıl mücadele edeceğimize dair yaşanmış bir deneyime de sahip değiliz.
Önceden yaptığınız orta ve uzun vadeli planları tam olarak istediğiniz gibi yürütseniz dahi beklediğiniz sonuçları yaratması neredeyse imkânsız görünüyor.
Patronlar, yönetim ve çalışanlar kafa kafaya verip mücadele etmek ve krize dayanmak için neler yapacağını düşünüyor.
Masada tek senaryo var.
Finansal sermaye ölçüsünde olabildiğince dayanırken, krizi fırsata çevirecek çözümleri keşfetmek ve hızlı adımlar atmak.
Değişken (Volatility), Belirsiz (Uncertainty), Karmaşık (Complexity), Muğlak (Ambiguity) olarak tanımlanan VUCA ortamında değişime hızla adapte olmak, güçlü çözüm olabilecek yeni yollar keşfetmek ve uygun stratejiler geliştirmek zorundayız.
Bu yolda ve hedefte olan şirketlere bazı ipuçlarını hatırlatmak isteriz:
1-Problemlere ve yaratıcı fikirlere geleneksel çözüm bulma yollarını kenara koyun.
Einstain demiş ki“ Mevcut sorunları mevcut düşünce yapınızla çözemezsiniz, çünkü o sorunları yaratan bu bakış açısıdır.”
Eğer yöneticiler ve ekipler bir araya gelip eskiden yaptığınız gibi sadece beyin fırtınaları ile yeni fikirleri bulmaya çalışıyorsanız bu dönemin dinamikleri için yeterince güçlü bir çözüm olmayabilir.
Yaratıcı toplantılar için yenilikçi yaklaşım içeren farklı araçlar denemelisiniz.
2- Yeni Gözlerle Bakın.
Marcel Proust ‘un da dediği gibi “Gerçek bir keşif yolculuğu için yeni yerler değil,
yeni gözler gereklidir. "
Gelecek kaygısı ile sürecin içindeyken asıl meseleyi kaçırabilir, asıl çözüm önünüzde olsa bile göremeyebilirsiniz. Yeni bir bakış açısıyla bakıp, farklı düşünebilmek işte bu dönemlerde hayati öneme sahiptir. Hiç olmayacakmış gibi görünen öneriler bile böyle zamanlarda aradığınız kıvılcım olabilir.
3- Liderlik paradigmanızı değiştirin.
VUCA dünyası olarak tanımlanan yeni dünya düzeninde geleneksel liderlik yaklaşımı işe yaramayacaktır. Liderlik tarzınızı adaptif liderlik becerileri ile güncellemeniz çok kıymetli olacaktır. Deneyimli bir Liderlik Koçu ile çalışmaya başlamanız ve şirketinize özel eğitimleri devam ettirmeniz sizi yolda tutacak çözümlerin başında gelmektedir.
4- Gizli fikir hazinelerinizi kullanın.
İşletmelerde var olan insan kapitalinin beyni, yaratıcı ve yenilikçi fikirlerle dolu birer hazinedir.
Çalışanınız sayısını 2 ile çarpın. 100 çalışanınız mı var, minimum 200 tane farklı fikirden oluşan bir hazineye sahipsinizdir. Ancak
araştırmalar gösteriyor ki; çalışanları yaratıcılığa yönelik ekstra
emek harcamaları için teşvik ettikten sonra yöneticileri tarafından fikirleri geçmişte reddedilen çalışanlar hayal kırıklığına uğradıkları için, fikirlerin beğenilmeyeceği, işe yaramayacağı, utanacaklarını ya da eleştirileceklerini düşünerek gerçek düşüncelerini paylaşmıyorlar.
Geleneksel yöntemlerle fikir hazinelerinin kapağını açma düşüncesi size zaman kaybettirebilir, yenilikçi yöntemler ile bu sayıyı 4’ e katlayabilirsiniz.
5- Sürekli iyileştirme kültürü oluşturun.
Geçen her dakika çok önemli, siz bu yazıyı okurken sektörünüzdeki rakibiniz veya bir startup yeni fikrini hayata geçirdi bile. Satış kanalınızda, pazarlama şekillerinizde, üretim hattınızda, hizmet şeklinizde ve çalışma tarzınızda yapacağınız küçük değişiklikler kelebek etkisi ile hayalini kurduğunuz sonuçları size getirecektir.
Bizler sizlere destek vermek, birlikte çalışıp, birlikte çözüm üretmek ve yükselmenize destek olmak için yanınızdayız.
Umutla ve sağlıcakla kalın.
Meral Dal
Kurucu, Master Executive Koç, Gelişim Danışmanı