​ Köşe yazarları / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
 

Köşe yazarları

Köşe yazarları
 

Başbakan bayram sonrası kalkıp bir laf etti, kendimi bir an suçlu gibi hissettim. Eskiden köşe yazarları haftada bir ya da iki yazı yazarlarmış, ama zamane yazarları her gün yazmanın ötesinde bıraksan yarım saatte bir yazı döktürüyorlarmış. Laf elbette bize değildir, ulusalda yazan ustalarımıza söylenmiştir ama, yani ben de haftanın altı günü yazan biri olarak durumu sorgulama ihtiyacı hissettim.

***

Öncelikle ifade edeyim ki, Sayın Başbakan yanılıyor. Bazı istisnalar hariç, eskiden de köşe yazarları haftanın altı ya da yedi günü yazılar yazarlardı. Hatırlarım, merhum Ahmet Kabaklı, Kadircan Kaflı, daha sonraları Rauf Tamer, Yavuz Donat, Hasan Pulur, Uğur Mumcu…

Demek ki Başbakanımız o vakitler dikkatli bir gazete okuyucusu değilmiş.

***

Başka şeyler de var elbette, eskiden başta televizyonlar olmak üzere iletişim araçları çok fazla yaygın olmadığından başbakanlar da bu kadar çok ortaya çıkıp sürekli beyanatlar vermezlerdi. Şimdi bir ülkede başbakan o ülkenin en ünlü haber spikerlerinden daha fazla ekranlarda görünüp her konuda sürekli konuşuyorsa bunlar bir şekilde yorumlanıp yazılacaktır elbette.

Bendeniz günde üç dört tane yazı yazıp bunlardan ancak birini gazeteye veriyorum.

***

Ben başbakan’ın bu demecini farklı yorumluyorum. Kendileri yoğun gündem nedeniyle herhalde biraz yoruldular. Üç-dört günlük bayram tatilinde ne kadarcık dinlenilir ki?.. Vakıa, biz hiçbir zaman tatil yapıp dinlenme imkanları bulamadık ama, zaten bizim gibilerin tatil neyine. Bir topan ekmeği bulduğumuza şükrediyoruz.

***

Başbakan’ın bu şekilde köşe yazarlarını suçlaması başka nedenlere de dayanabilir. Son zamanlarda neye el atsa elinde kalmaya başladı. CHP ve MHP ile açılım konusunu görüşmek istedi, onların şeffaflık talebi nedeniyle bu isteğini geri çekti. DTP’ye PKK için terörist demediğinden önce randevu vermedi, sonra kendisi randevu talep ederek görüşmek zorunda kaldı. İçeriğini bir türlü öğrenemediğimiz açılımın defalarca ismini değiştirmesine rağmen sonuç sokakların yangın yerine dönmesi oldu…

Başbakan’ın canını sıkan olaylar bunlarla da kalmadı. Doğrudan kendisine bağlı olan Telekominikasyon İletişim Merkezi de hakim kararıyla basılarak başta Yargıtay olmak üzere pek çok kişi ve kurumun dinlendiği ortaya çıkarıldı. Katsayı meselesi, DTP milletvekillerinin sürekli geren ve tansiyonu yükselten demeçleri…

***

Sayın Başbakan bir konuda yanlış değerlendirmelerde bulunuyor. Kendisini üzen ve geren bütün bu sonuçlar köşe yazarlarının marifetiyle gerçekleşmedi. Kendilerinin de dahliyle adeta pişirilerek yazarların önüne kondu. Zaten bu işler böyledir. Yıllar yılı büyük bir verimlilikle kullandığınız bazı mekanizmalar bir gün sizin de canınızı acıtacak sorunlar yaratabilir.

Neyse, Başbakan’ı mutlu edecek o kadar çok köşe yazarı var ki…

 
Toplam blog
: 114
: 548
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

Emekli öğretmenim. Üç yıldır Söke Ekspres gazetesinde günlük yazılar yazıyorum. 2008 Yılında röpo..