- Kategori
- Siyaset
Kral "Çokkal" ve onun uysal kedileri...

Güzelliği dillere destan bir ülkede Çokkal adında bir kral aslan yaşarmış. Çokkal ülkenin ikinci kral aslanıymış...
Alımlı mı alımlı, çalımlı mı çalımlı... Hele bir kükremesi vardı ki, saatlerce sürebilirdi. Ama o kadar yumuşak, o kadar yatıştırıcı idi ki, o kükremeye başlayınca bütün teba tatlı bir uykuya dalarmış...
Çokkal'ın herşeyi çok güzelmiş de yalnız bir kusuru varmış... Tahtını çok sevdiği için ölene kadar kral kalmakmış niyeti. Bunun için yeni yetişen erkek aslanlara çok acımasızmış. O kadar ki, bu onun için bir paranoya haline gelmiş. Yavru erkek aslanlardan yeleleri biraz palazlanmaya, biraz salına salına yürümeye başlayanını görmesin; ya bir dipsiz kuyuya atar, ya da zindanlarda çürütürmüş.
Çokkal'ın bu hainliği tebasını o kadar korkutmuş ki, zavallı erkek yavrular ne yapacaklarını şaşırmışlar. Hatta o kadar ki, erkek yavrular, çam ağaçlarından biriktirdikleri reçinelerden yeni terlemeye başlayan yelelerine sürüp vücutlarına yapıştırıyorlar ve kedi taklidi yaparak "mırnavvv" diye bağırıyorlarmış...
Birinci krallıkta hiç gözü yokmuş Çokkal'ın. "İkincilik benim neyime yetmiyor, az olsun benim olsun" dermiş...
Gün gelmiş Çokkal iyice yaşlanmış, gücünü kaybetmiş ve neredeyse kendi tebası bile ona güvenmemeye başlamış. Rakip genç kral aslan, Çokkal'ın topraklarını ala ala onu küçük bir deniz kıyısına hapsetmiş. Bununla da yetinmeyip durmadan ona "Mizmir"i de elinden alacağım ve oradan seni denize atacağım" şeklinde haberler gönderiyormuş...
Çokkal çok çaresiz kalmış ve krallığının bekası için istemeye istemeye iki genç aslanı, önemli bir görev için başka bir yere göndermiş.
Krallığın tellalları bu iki genç erkek aslanı övdükçe övmüşler, kabarttıkça kapartmışlar, yere göğe sığdıramamışlar:
- "İşte kralın erkek gibi erkek aslanları... Kötü gidişi değiştirecek ve tebamızı kurtaracak yiğitler..." Ve daha neler neler. Bu arada sık sık da değişimin gerekli olduğuna vurgu yapmışlar...
Tellalların övgü dolu sözlerinden havaya giren erkek aslanlar önce çam reçineleriyle yapıştırdıkları yelelerini temizlemişler, kabartmışlar, kükremeye ve de tellalların sık sık dedikleri "değişim"i onlar da demeye başlamışlar...
Genç erkek aslanlar görevlerini başarıyla tamamlayıp geri döndüklerinde aniden Çokkal'la karşı karşıya gelmişler. Çokkal onları bir an tanıyamadığından çok korkmuş, tır tır titremeye ve renkten renge girmeye başlamış... İçinden "gitti krallık" diyormuş... Çünkü onları bu şekilde yeleleri kabarık hiç görmemişti...
Oysa esas korkanlar genç erkek aslanlarmış. Çokkal'ın genç erkek aslanlara yaptığı zulümler çocukluktan beri onların bilinçaltlarına o kadar yerleşmişti ki, Çokkal'ın artık gücünü kaybettiğini akıllarına bile getiremiyorlarmış...
İlk şaşkınlıktan sonra genç erkek aslanlar Çokkal'ın ellerini ayaklarını öpmüşler ve:
- "Bizi nasıl tanıyamazsın, efendimiz! Sen bizim sahibimizsin, biz de senin uysal kedilerin, unuttun mu? İnanmazsan sırtımızı okşa bak" demişler...
Kral rahatlamış ve derin bir nefes almış... Bu arada kulaktan kulağa yayılarak onun da kulağına gelmiş olan "değişim" sözü aklına gelmiş:
- "Peki, nedir bu "değişim" safsatası" diye kükremiş...
-"Ha o mu?" demişler genç erkek aslanların ikisi birden ve konuşmaya devam etmişler:
- "O, krallığımızı bölmek isteyen kötü niyetli tellalların zırvalamaları... Haşa, bizim ne haddimize... Biz sadece sana daha yakın olmak istiyoruz... Hani önceleri sadece arka ayaklarının etrafında dolaşabiliyorduk ya, şimdi kucağına gelmek istiyoruz... Bizim değişimden kastımız başka ne olabilir ki..." demişler.
- "Ha! Öyle mi?" demiş kral Çokkal...
Çokkkal'ın hiç hoşuna gitmese de bir an rakip kral aslanın tehditleri ve bu tehditlere karşı bu iki cesur genç aslanın başarıları aklına gelmiş ve çaresizce onları kucağına almış, birini bir bacağına, diğerini öbür bacağına oturtmuş ve denemek için de onların sırtlarını okşamaya başlamış.
- pırrr... pırrr... pırrr...
- pırrr... pırrr... pırrr...
Çok geçmeden krallık divanını toplayan Çokkal, genç erkek aslanlardan birini kendine sekreter, bir diğerini de bilmem ne başkanı yapmış...
Bu masal da burada bitmiş...