- Kategori
- Magazin
Kraliçe… Kim?

Kraliyet el çantası. Reism internetten alıntı
Uşakları: Yüzde altmış homoseksüel; yüzde kırkı heteroseksüel…
Tercih sebebi?
Ayırımcı; önyargılı olmadığını ön plana çıkarmak…
Olamaz mı?
Sarayında: Tüm ayak havlularının, birkaç kez yama almadan, temizlik bezi konumuna düşmesine izin vermiyor.
Pinti olduğu veya maddi imkânı el vermediği için mi?
Milletinin alın terine olan saygısından…
Olamaz mı?
Yüzlerce el çantası emrine amade…
(Türünün tersine; çantalarının sayısı, ayakkabılarını sollamış)
Neden acaba?
Çantalarına özel bir görev yüklemiş…
Pabuçların altından kalkamayacağı bir görev…
Çantalar: İletişim aracı…
Hizmetlilerinle onun arasında…
Sol koluna takmış ise çantasını; kurmaylarının keyfine diyecek yok.
Çünkü: Yaramaz bir durum yok, verilen sinyalin anlamı: Her şey yolunda…
Ya sağ eline alırsa…
Onu da siz tahmin edin; zahmet olmazsa…
Kraliçe çantasında neler taşır?
En çok sevdiği torunun resmini, sevgili köpekleri için lezzetli kuru mama, altmış yıl önce prens eşi tarafından kendisine hediye edilen pudra kutusu(Kutucuğu- pudra 60 senelik değil; yanlış anlaşılmasın o yüzden bu parantezler)
Bir de bildiğimiz kasap kancası tabiî ki biraz daha zarif olanından…
Ne işe yarıyormuş efendim?
Kancanın bir ucunu masaya attıktan sonra diğer ucuna çantasını asıyormuş Lady Hazretleri.
Eğilip bükülmeden; çantasına ulaşabilsin diye herıld.
Unutmadan ilave edeyim; Lady çantasını masanın üstüne koyduğu an o ortamdan ayrılmak istediğini vurgularmış.
Çantasının içinde neler taşıdığını kim görmüş?
Neden bu önemli bilgiler sarayın çitlerinden dışarıya sızarmış?
Kraliçeyi; halkına yakınlaştırmak, sempatik kılmak ve mavi kan taşımasına rağmen onun da insan olduğunu hatırlatmak…
Olabilir mi?
Kraliçe: Eskinin kıymetini biliyor.
Onun halkı da yaşlanmış kraliçenin ve modası geçmiş bir rejimin ( Süs konumunda bir lider olsa da) getirisinin pekâlâ farkında…
(Birkaç sene önce sadece atların ahırlarını; muhteşem tarihi at arabalarını görebilmiştim, sarayın diğer bölümlerini görmeye tatil bütçem el vermedi… Giriş biletleri o kadar pahalı; buna rağmen turistler akın akın... Hazineyi doldurmakla meşguller)
Londra sanki açık hava müzesi…
Binaları çok eski…
Allah bilir bunların anayasaları (varsa tabiî ki) Kraliçeleri Elizabeth’ten de daha yaşlıdır…
Bir anayasaları olsaydı; günümüze uygun olmayan falan filan…
Değiştirirler miydi?
Avrupa birliği isteseydi…
…Sen de amma yaptın İlhami! Adamlar AB üyesi olmalarına rağmen “Euro” suz alış veriş ediyorlar.
Pfund mudur nedir, para birimlerinden vazgeçmediler…
Anababayasasından mı vazgeçecekler?
Hoş adamsın vesselam…
Günün lakırdısı:
Sakın gülme komşuna; referandum denilen kuş senin de konar başına…
Bakacağız göreceğiz kısmet olursa; 2011 Mayısında İngilizler de referanduma gideceklermiş… Duyurulur ilgilenen dostlarına…
14.Eylül 2010 Salı
İnternetli Köy
Alev Meisel