- Kategori
- Ekonomi - Finans
Kredi kartından korunma yöntemleri

Kredi kartınızla beraber gelen kitapçığın 3. sayfasında ne yazdığını hatırlıyor musunuz? Eğer hatırlamıyorsanız, bir fırsat bulup açın ve okuyun. Efendim, size kredi kartıyla birlikte kitapçık falan gelmedi mi? Bir yanlışlık olmalı. Postada kaybolmuştur herhalde.
Aslında böyle bir kitapçık hiç birimize gelmedi. Peki, bu normal mi?
Satın aldığınız her türlü ürünün yanında (veya üzerinde) bir kullanma kılavuzu (veya talimatı) yer alıyor. Mikserden hazır çorbaya, traş bıçağından deodoranta kadar her alet veya ürünün yanında, bunların nasıl en doğru ve verimli şekilde kullanılacağını bize anlatan açıklamalar var.
Cüzdanınızdaki kredi kartlarının tümünün limitlerini bir günde doldurduğunuzu düşünün. Ne kadar borcunuz olurdu? Bu borcu son ödeme tarihinde ödeyebilir miydiniz? Hadi, hepsini değil de asgari tutarları ödeyeceğinizi düşünelim. Asgari tutarların toplamı ne kadar olurdu? Bu tutarı ödeyebilir miydiniz? Üzerine gelecek faiz yükünü de düşünün. Kaç ayda (veya yılda) tüm borcunuzu temizleyebilirdiniz? Bu süre içinde hayatınız nasıl değişirdi?
Düşünmesi bile ürkütücü.
Peki, mesela bir buzdolabının bize bu kadar çok zarar vermesi mümkün mü? Bir tost makinesi bizi bu kadar çok borcun altına sokabilir mi?
İşin gerçeği, hiç kimse bize bu kadar çok zarar verebilecek olan kredi kartı ile ilgili bir kullanma kılavuzu vermiyor.
Gelin, bu konudaki bazı noktaların üzerinden geçelim.
Kredi kartı, bizi nakit taşımanın yükünden ve riskinden kurtarır (Bkz. Bankalar gerçekten gerekli mi? başlıklı yazı http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=75016 ). Harcamalarımızı daha sonra (son ödeme tarihinde) ödememize imkan verir. Anlaşmalı işyerlerinde vade farksız taksit ve indirim sağlar. Bazı kartlar, yaptığımız harcamalar karşılığında puan vererek, alışverişlerimizden düşmemizi, yani daha az ödememize olanak verir. Ama avantajlar hemen hemen bu kadar…
Kredi kartı bir kredi aracı değildir.
Kredi kartınızdan nakit çektiğinizde, Türkiye’nin en yüksek faizini ödersiniz. Üzerine gelen nakit çekme komisyonu ve masrafı da cabası. Kredi kullanmanın daha akıllıca yöntemleri var (önümüzdeki yazılarda bunlara değineceğiz). Asla kredi kartınızdan nakit avans kullanmayın.
Kredi kartı ekstre borcunuzun tamamını değil de asgari tutarını (ya da tamamı ile asgari tutar arasındaki herhangi bir tutarı) ödediğinizde, nakit avans çektiğinizde olduğu gibi yüksek faiz ödersiniz. Hele bu durum her ay tekrarlanıyorsa, siz devamlı olarak yüksek faiz ödüyorsunuz demektir. Eğer kartınıza özel bir kampanya yok ise, alışverişlerinizi (ekstre borcunuzu) taksitlendirmeyin; çünkü Türkiye’nin en yüksek vade farkını ödersiniz. Kredi kartı borcunuzun tamamını ödemeye çalışın.
Bunun her zaman kolay olmadığını biliyorum. Çoğumuz ay sonunda beklenmedik ve şişkin bir ekstreyle karşılaşmışızdır. Şunu deneyin: Kredi kartınızın ekstresini siz tutun. Her ay kredi kartı ödemesi için ayırabileceğiniz tutarı tespit edin. Ay içinde her gün, kredi kartınızla yaptığınız her harcamayı bir yere not edin (Bu o kadar da zor değildir; harcama sliplerinizi atmayıp biriktirmeniz yeterlidir). Bunların üzerine, daha önce yaptığınız taksitli alışverişlerin o aya denk gelen taksitlerini ekleyin. Eğer toplam borcunuz, o ay için ödeyebileceğiniz tutara yaklaştıysa, harcamalarınızı kısın. Acil ve ertelenemeyen harcamaların dışındakileri bir sonraki aya erteleyin. Kendi belirlediğiniz limitinizi (kredi kartı limiti değil) aşmayın. Bir ay içinde (en fazla) ödeyebileceğiniz kadar harcama yapın.
Hiçbir kredi kartınızın limitini aşmayın.
Yukarıda, nakit avans ve asgari ödemelerde Türkiye’nin en yüksek faizini ödediğinizi söylemiştim. Bu tam olarak doğru değil. Eğer kredi kartınızın limitini aşarsanız, ya bunlara eşit, ya da (bazı kredi kartlarında) bunlardan da yüksek bir faiz ödersiniz. Eğer büyük bir meblağ harcama yapmak zorundaysanız, kredi limitini en az kullandığınız kredi kartını tercih edin.
Hiç bir kredi kartınızın ödemesini geciktirmeyin. Sıkışık da olsanız, en azından asgari ödeme tutarını mutlaka yatırın. Son ödeme tarihini geçirmeyin. Unutmayın: Geciktirdiğiniz veya atladığınız tek bir ödeme bile (sonradan tamamını ödeseniz bile) size ileride sorun çıkarabilir. Türkiye'deki tüm banka ve finans kuruluşları, istedikleri anda sizin kredi kartı (ve bireysel kredi) ödeme performansınızı görür. Üç yıl önce, ödemesini bir - iki ay geciktirdiğiniz küçük bir kredi kartı borcu, üç yıl sonra mesela bir otomobil kredisi için başvurduğunuz bankada önünüze engel olarak çıkacaktır. En azından siz durumu izah edene kadar, zamanınızı alacak ve başınızı ağrıtacaktır.
Kredi siciliniz, bankalarla (şimdi ve gelecekte) olan ilişkinizde belirleyicidir. Sicilinizi koruyun.
Cüzdanınızda kaç tane kredi kartınız var? Peki, kaç tanesini gerçekten kullanıyorsunuz? Her bir kredi kartınız için, her yıl hatırı sayılır bir aidat ücreti ödüyorsunuz. Bazı kredi kartlarını taksit imkanı için tercih ediyor olabilirsiniz. Bu kartlarla ne kadarlık alışverişinizi, kaç ay taksitlendiriyorsunuz? Kartınız, ödediğiniz (ve bundan sonra her yıl ödemeye devam edeceğiniz) yıllık ücrete gerçekten değiyor mu? Cüzdanınızdaki her kredi kartı için bu soruyu kendinize sorun. Gereksiz kartlardan kurtulun.
Kredi kartlarınızın son ödeme tarihleri birbirine yakın mı? Aynı tarih değildir umarım. Eğer öyleyse hemen değiştirin. Kural şudur: Kredi kartlarınızın son ödeme tarihleri birbirinden olabildiği kadar uzak olsun. Eğer 2 kartınız varsa, aralarında 15’er gün fark olmasını sağlayın. Aynı şekilde; 3 kart için 10’ar gün, 4 kart için 7’şer gün, 5 kart için 6’şar gün. Kullanacağınız kredi kartını, (eğer karta özel bir taksit imkanı yoksa) son ödeme (veya ekstre kesim) tarihine göre seçin. (Tabii ki, yukarıda belirttiğim, kendiniz için belirlemiş olduğunuz aylık limitinizi aşmamak koşuluyla.)
Bir örnek verelim: Ekstre kesim tarihleri her ayın 15’i ve 30’u olan 2 adet kartınız var, diyelim. Ayın 16’sında yaptığınız alışveriş için birinci kartı tercih ederseniz, ödemenizi yaklaşık 40 gün sonra yaparsınız. İkinci kartınızla öderseniz, yaklaşık 25 gün sonra. Yani, ödemenizi birinci kartla yapmanız, size 15 gün bir vade avantajı kazandırır. Faizsiz, ücretsiz, komisyonsuz…
Kredi kartlarınızın arasını açın.
Son bir tavsiye: Kredi kartınızın şifresini hiçbir yere yazmayın ve hiç kimseye (bankanızdan birisine dahi) söylemeyin. Unutmayın, artık imza yok. Şifrenizin girilmiş olması, sizin alışverişi onayladığınız anlamına geliyor. Bu nedenle, işyerlerinde satıcı veya kasiyer şifrenizi sizin yerinize girmek için sorarsa, kibarca kendinizin gireceğinizi söyleyin.
Umarım faydası dokunur.
Şunu hiçbir zaman unutmayın: Kredi kartı bir ödeme aracıdır. Kredi kullanmanın daha akılcı yolları vardır.
Sonraki yazılarda bunları konuşacağız.