- Kategori
- Mizah
Kriz kuşağı

Kriz kuşağı Gençliği
Ana yasamızda İlk Öğretimin parasız olduğu yazılıdır. Ama, okul idareleri, çeşitli bahanelerle, velilerden her gün para tırtıklamaya çalışırlar. Yakacak parası. Temizlik parası. Spor parası vs.
Spor parası getirmeyen öğrenciye, öğretmen sormuş:
-Oğlum, niye getirmedin parayı. Babandan istemedin mi?
-İstedim örtmenim.
-Ne dedi?
-Para yok, kriz var, dedi.
Toplumumuzda, kuşak oluşturmak tutkusu vardır. Bir zamanlar, 15 liler varmış. Bunların türküsü de çıkmış. "Hey onbeşli, onbeşli. Tokat yolları taşlı. Onbeşliler gidiyor. Kızların gözü yaşlı. Bir de 68 liler Kuşağı var. Bu kuşak için türkü yapılmasa da, bunlar kendileri ile pek övünürler. Entel, devrimci, aydın kuşak, 68 liler. Şimdinin çocukları şanslı. Onların daha şimdiden bir kuşakları var. Hem de "kara kuşak" Şimdiki çocuklar, ileride KRİZ ÇOCUKLARI, diye anılacaklar. Biraz kavruk olan kriz çocuklarını, ileride anaları anlatırken, şöyle diyecek. Kriz yıllarında dünyaya geldi garibim. Ne gün gördü ki, yavrum. Makarna, bulgur yiye, yiye, kurudu kaldı. Sebep olanlar Allahlarından bulsunlar. Belediyenin bedava kömürü, ısıtmazdı bile. Garbim, zemheri iti gibi, titrer dururdu. Titrekliği ta o günlerden kaldı.
Yaşadığımız yıllar, Kriz Yılları, diye tarihe geçecek. Maaşallah her şeyin krizi var. Ekonomik kriz. Seçim krizi. Ergenekon krizi. Azerbaycan krizi. Davos krizi. Nato krizi. Derbi krizi. Fatih Terim krizi. Deniz feneri krizi. Türban krizi. Bu krizler, durup dururken çıkmıyor elbette. Kriz çıkarma uzmanları var. Herkes kriz çıkaramaz. Örneğin, Deniz Baykal. Konuşur, dosya, belge çıkarır, ama, kriz çıkaramaz. Oysa Başbakanımız öyle mi. O tam bir kriz uzmanı. Teğet geçecek demesi bile, krizin babası oluyor. Demem o ki: Millet olarak krize alıştık. Nedir ki kriz? Biz krizi, ekmeksiz de yeriz.
Spor parası getirmeyen öğrenciye, öğretmen sormuş:
-Oğlum, niye getirmedin parayı. Babandan istemedin mi?
-İstedim örtmenim.
-Ne dedi?
-Para yok, kriz var, dedi.
Toplumumuzda, kuşak oluşturmak tutkusu vardır. Bir zamanlar, 15 liler varmış. Bunların türküsü de çıkmış. "Hey onbeşli, onbeşli. Tokat yolları taşlı. Onbeşliler gidiyor. Kızların gözü yaşlı. Bir de 68 liler Kuşağı var. Bu kuşak için türkü yapılmasa da, bunlar kendileri ile pek övünürler. Entel, devrimci, aydın kuşak, 68 liler. Şimdinin çocukları şanslı. Onların daha şimdiden bir kuşakları var. Hem de "kara kuşak" Şimdiki çocuklar, ileride KRİZ ÇOCUKLARI, diye anılacaklar. Biraz kavruk olan kriz çocuklarını, ileride anaları anlatırken, şöyle diyecek. Kriz yıllarında dünyaya geldi garibim. Ne gün gördü ki, yavrum. Makarna, bulgur yiye, yiye, kurudu kaldı. Sebep olanlar Allahlarından bulsunlar. Belediyenin bedava kömürü, ısıtmazdı bile. Garbim, zemheri iti gibi, titrer dururdu. Titrekliği ta o günlerden kaldı.
Yaşadığımız yıllar, Kriz Yılları, diye tarihe geçecek. Maaşallah her şeyin krizi var. Ekonomik kriz. Seçim krizi. Ergenekon krizi. Azerbaycan krizi. Davos krizi. Nato krizi. Derbi krizi. Fatih Terim krizi. Deniz feneri krizi. Türban krizi. Bu krizler, durup dururken çıkmıyor elbette. Kriz çıkarma uzmanları var. Herkes kriz çıkaramaz. Örneğin, Deniz Baykal. Konuşur, dosya, belge çıkarır, ama, kriz çıkaramaz. Oysa Başbakanımız öyle mi. O tam bir kriz uzmanı. Teğet geçecek demesi bile, krizin babası oluyor. Demem o ki: Millet olarak krize alıştık. Nedir ki kriz? Biz krizi, ekmeksiz de yeriz.