- Kategori
- Bilim
Kuantum Kuramı ve Mucizeler

Kuantum ve özgür irade
Bugüne dek sayısız kez bilinçli, sistematik bir çalışma ile dileklerimi gerçek kıldım, yani mucizelere imzamı attım.
İtiraf ediyorum, bütün bu isteklerimi ise kuantum alana müdahale ederek gerçekleştirdim!
Nasıl peki? Bu kadar kolay mı diyenler olacak. Sistemin işleyişini ve mantığını bir kez çözdüğünüz zaman gayet kolay. Ama bu başka bir yazının konusu.
Bu yazıdaki soru şu;
Peki, ben kuantum alana müdahale ederek, Tanrı'ya karşı mı geldim, benim için Tanrı'nın hedeflediği kaderi öteledim veya yok mu ettim?
Bunun yanıtını değerli öğretmen ve araştırmacı Doç. Dr. Haluk Berkmen bakın nasıl yanıtlıyor.
<> <> <> <>
Tanrı'nın mucizeleri gerçekleştirmesinin, doğa yasaları çerçevesinde, kuantum belirsizliklerini belirlemesi ile mümkün olduğunu savunarak, sadece bir olasılığın gerçekleşme ihtimalinin olduğunu iyi bilmek gerekiyor.
Bir şeyin mümkün olması, onun mutlaka meydana geleceği anlamına gelmez.
O halde kuantum fiziğinin ışığı altında, özgür iradeye farklı bir bakışla yaklaşmak mümkün.
Kuantum kuramındaki belirsizliklerin saptanmasıyla, mucizeler de evrendeki ani ve keskin değişimlerde açıklanabilmektedir.
Bu da bize Tanrı'nın etkinliğinin bu şekilde oluştuğu anlamına gelmese de, modern bilim anlayışının, doğa yasaları ihlal edilmeksizin, mucizelerin ve Tanrısal etkinliğin gerçekleşmesine olanak tanıdığını gösteriyor.
Tanrı'nın mucizeleri nasıl gerçekleştirmiş olduğuna dair, bilimsel bir bilgiye sahip değiliz.
Tanrı katındaki yasaların fizik biliminde şu ana kadar gördüğümüz, bildiğimiz doğa yasalarıyla aynı olduğunu savunmak galiba büyük bir saflık olur.
Evrenbilimin derin yasaları arasında çözülmeyen ve henüz kullanmadığımız kim bilir ne kadar çok yasa var.
Tanrısal yasaların fizik yasalarından daha geniş yasalar olduğunu kabul edersek, Tanrı'nın bir eliyle koyduğu yasaları, diğer eliyle bozduğuna dair mucizelere getirilen itiraz geçersiz olur.
Mucizeleri sadece kuantum düzeyde ani bir sıçrama olarak tanımlamak mümkündür.
Mucizeler ile özgür irade çelişmez.
Mucize daha çok Külli İrade'nin, kendi kontrol sistemi içinde Cüzi İrade ile birlikte oluşturduğu bir sıçramadır ve tabi ki tam olarak nerede başlayıp, nerede bittiği hakkında bir sınır koyabilmek de bugünkü bilimin sınırları içinde mümkün değildir.
Tüm nesnelerin hem dalga hem parçacık özelliğine sahip oldukları görüşü Kuantum kuramı tarafından ileri sürülmüş ve deneysel olarak da kanıtlanmıştır. Nesnel parçacıklar olan elektronlarla yapılan deneyler onların da dalgasal bir yapı sergilediklerini açıkça göstermiştir.
Şu halde her varlığın iki farklı fakat tamamlayıcı yönü bulunmaktadır. Bu iki yönden biri dalgasal yapının gereği olan süreklilik ve uzam içinde sınırsızlık, diğeri ise kesiklilik ve parçacık yapısının gereği olan sınırlılık ile sonluluk. Her iki özellik de aynı derecede temel ve önemlidir. İki özelliği ayırmak yerine birleştirmenin önemli ve gerekli olduğu kanısı reel bir kanıdır. Bu iki özellik sadece cansız nesnelere ait olmayıp, tüm var olan canlı ve cansızların temel yapısında bulunmaktadırlar.
Bu bakımdan bu iki özellik insan yapısında da bulunurlar. Süreklilik ve sınırsızlık bizim tin boyutumuzu, sonluluk ve sınırlılık ise bizim beden boyutumuzu oluşturur.
Tin boyutunda, bizim kendi yetimiz olan düşünce boyutu olduğu kadar çevrenin bize vermiş olduğu varsayımlar ve ön-kabuller de bulunur. Düşüncemizde özgür olduğumuzu sansak da çevrenin ve yaşadığımız toplumun kültürel baskıları özgür düşünmemizi engeller veya en azından bazı kısıtlamalar getirir.
Beden boyutunda ise genetik ve kalıtımsal özellikler olduğu kadar, doğuştan itibaren taşıdığımız bazı psikolojik bozukluklar da bulunabilir. Bu bakımdan bedenimiz de bizim özgür irademizi kısıtlar.
Tüm bu baskılar ve yönlendirmeler çerçevesinde insanın özgür iradesi ancak belli bir oranda kendini tam olarak ifade edebilir. Bu durumda yapılacak şey özgür irademizi anlamlı bir yaşam tarzı oluşturmak için yönlendirmektir. Anlamlı yaşam, mümkün olduğunca orta yolu izleyerek ve hem kendisine hem de çevresine yararlı ve hayırlı bir kişi olmayı başarabilmekten geçer.
<> <><> <>
Ben aradığım cevapları buldum ve içim rahat, umarım siz de bulmuşsunuzdur.
Saygılarımla,