- Kategori
- Deneme
Küçük dünyaları ben yarattım.

Romanım seneler sonra bitti. Şükür benim perim centilmen eli sopalı değil Resim int. alıntı
Evvel zamanda ilham perileri; kullara bahşedilirken; vaktinde dağıtım merkezine varamamışım. Gecikmemin nedenini tam olarak hatırlayamıyorum.
Hatırladığım tek şey: Issız meydanda canı sıkkın bir halde çelik çomak oynayan bir peri.
Baştan aşağı süzen bakışları: Gözlerime takıldığında içim şöyle bir ürperdi. Serde gençlik var. Perideki karizma beni yerle bir etti.
-Sen sen misin? Yani sen benim misin? Neden tek başına geldin?
Nerde diğerleri?
…Bizim senle işimiz var anlaşıldı. Saat kaç oldu haberin var mı?
Periler: Meydanda hazır bekleyenler arasında paylaştırıldı. Kimine üç kimine beş düştü. Perilerini alan Üsküdar’ı geçti.
-Geriye bir sen kaldın öyle mi? Neden kimse sana talip olmadı?
…Valla şimdi ne desem yalan olur; ben de anlamadım.
-Ben sanki anladım gibi sen de benim gibi geciktin itiraf et İlhami!
…Yok; gecikme falan yok. Şu işe bak yahu ben sana hesap mı vereceğim. Ne olmuş yani evet geciktim. İlhami de kim? Peri peridir ona ad takılmaz.
-Herkesin üç beş hatta onlarca perisi oldu. Her birine ayrı isim bulmak için neden kendilerini helâk etsinler? Sonuçta; ilham perilerinin görevleri: Büyük geniş; küçük sivri, orta boy yuvarlak beyinlere hizmet vermektir. Sen hiç tüm çalışanlarının adını ezbere bilen bir patrona rastladın mı?
Nerde çokluk? Orada ürer fikir atölyeleri; sen de aynı fikirdesin öyle değil mi İlhami?
…Seninle aynı fikirde olmak? “Tanrım, ne olur beni bir kez affet; bir daha asla gecikmeyeceğim. Yeter ki kurtar beni şu kulunun dilinden”
-Gel İlhami artık geç oldu; evimize gidelim. Alıcı gözüyle bak bana; beterin beteri var unutma. Benzer taraflarımız var; gecikmelerimiz mesela… Beynim: Ne büyük ne küçük ne yuvarlak ne de sivri ama oldukça yeşil yapraklı, patili tüylü. Sen göster maharetini; yoğur yoğur işle. Sen söyle ben yazayım. Sen emret doğrusunu bulayım.
Varım yoğum sensin ne olur terk etme beni.
…İstesem de edemem; yapılacak bir şey yok seni bana yazmışlar.
Adım da İlhami olsun fark etmez. Senin de bir adın var mı?
Kimlerdensin? Alfabeyi öğrendin mi?
-Bir adım var; kimlerden olduğumu henüz bulamadım. Büyük egomla tek başına küçük dünyaları ben yarattım. Bazen karanlık bazen dar geliyor. Yaşam bana hocalık ederken Tom Miks okurdum.
…Takma kafana ben de pek itaatkâr sayılmam. İlham perileri fakültesini bir türlü bitiremedim. Gökyüzünde yıldız avına çıkmaktan dersleri sık sık kaytardım. Kısacası senle ben…
-Tencere kapak olmuşuz İlhami, sen çok yaşa emi!
19 Ağustos 2011 Cuma
Alev Meisel/ İnternetli Köy