Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '12

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
857
 

Küçük ve yalnız çocuk

Küçük ve yalnız çocuk
 

Küçük çocuk yaramazlığının bedelini kırılan ayağıyla ödemişti. Şimdi yalnız başına hastane kantininde kendisini bırakıp ilaçlarını almaya giden babasını bekliyordu. Kantin çok kalabalıktı. Tek boş yer çocuğun oturduğu masanın yanındaki sandalyelerdi. İki yabancı geldi masaya .'Boş mu burası genç' diye sordular ama cevabı beklemeden oturdular sandalyelere. Ürktü ve ağlamaya başladı küçük çocuk. Bardağı taşıran son damlaydı bu.

Bir saat önce:

Doktor çocuğun kırılan ayağını alçıya aldı, ağrı çekmemesi için bir kaç ilaç yazdı. Çocuk ve babası doktorun yanından ayrılıp hastane kantine geldiler. Babanın ilaçları almak için  eczaneye gitmesi gerekiyordu. Küçük çocuğa iyice anlattı. 'Ben birazdan geleceğim, sakın merak etme, olur mu?'. Küçük çocuk 'Baba, karnım aç!' diye belirtti.'Tamam oğlum, ben şimdi kantinciye söylüyorum.' diyerek ayrıldı baba. Kantincinin yanına gitti ve çocuğu göstererek bir şeyler söyledi ona. Daha sonra eczanenin yolunu tuttu.

Çocuğun karnı o kadar acıkmıştı ki ayağının acısını hissetmiyordu bile. Acaba babası kantinciye ne söylemişti? Tost mu, yoksa hamburger mi? Tek merak ettiği buydu. Gözlerini ondan ayırmıyordu. Evet, kantinci kocaman ekmeği aldı ve ortasını yardı. Tost makinesinin arasına koyup ısıtmaya başladı. Babası tost söylemiş olmalıydı ona. Tostu da pek severdi. Sucuklu, kaşarlı sıcacık bir tost ne kadar da lezzetli olurdu.

Kantinci tostu yapıp bitirdi. Uzaktan ne kadar da güzel görünüyordu. Kokusu ta masaya kadar geliyordu. Kantinci tostu parçaladı ve bir tabağın içine güzelce yerleştirdi. Oysa ne gerek vardı ki buna. Çocuk çok açtı ve o tabaktaki ne olursa olsun parçalayabilirdi. Kantinci tostun bulunduğu tabağı bir garsona verdi. Garson masaların arasında dolaşmaya başladı elinde küçük çocuğun tostuyla. Yo yo yo, olamaz! Garson tostu başka bir masaya götürüyordu. Bu garson salak olmalıydı. O tost küçük çocuğa aitti. Çocuk başka masaya giden tostuna baktı, sonra da dönüp kantinciye baktı. O da ne? Kantinci hamburger ekmeğini almıştı eline bu sefer de. Çocuğun içi rahatladı. Demek babası ona tost değil hamburger söylemişti. Çocuk hamburgeri de çok seviyordu. Kocaman köfteli, turşulu bir hamburger... Süper olurdu.

Hamburgeri yapan kantinci yine garsonlardan birini çağırdı yanına. Hamburger tabağını verdi. Garson yine masalar arasında dolaşmaya başladı. Fakat hamburger de çocuğa gelmedi. Çocuğun dayanacak gücü kalmamıştı. Ayağı yeni alçıya alındığı için yerinden kalkamıyordu. Gözleri kantincideydi. Kantinci devamlı tost ve hamburger yapıyordu ama hiçbiri çocuğa gelmiyordu.

Çocuk babasının onu çaresizce ortada bırakıp gittiğini düşünmeye başladı. Kırık ayağıyla ne yapacaktı tek başına? Evin yolunu bulması mümkün değildi.

O sırada masaya iki yabancı geldi, oturdu. Çocuk korkuyordu ve daha fazla dayanamadı. Ağlamaya başladı...

Herkes şaşkın şaşkın ağlayan çocuğa bakıyordu. Tüm o şaşkın bakışların arasından babası çıkıp geldi. Babası terketmemişti onu. Elinde ilaç poşeti vardı. Belli ki işi uzamıştı eczanede. Ama neden ona yiyecek birşeyler söylememişti? Aç olduğunu biliyordu oğlunun.

Sordu baba 'Neden ağlıyorsun oğlum?' diye. Cevap verdi çocuk. Korkudan ağladığını belli etmeyecekti. 'Karnım çok aç baba'. Baba biraz da kızgın bir şekilde 'Ben giderken dedim kantinciye, şurdaki çocuk ne isterse verin ona diye, neden kendine bir şey söylemedin yemek için?'

Ne? Babası öyle mi demişti kantinciye. Ama bilmiyordu çocuk bunu. Bilseydi keşke. O zaman belki iki tane tost yerdi, belki yanına içecek bile isterdi...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çocuklarımızın yaptığı bir çok şey bize çok anlamsızmış gibi gelebilir.Ama işin aslı öyle değildir.

kemal akbayrak 
 13.07.2012 16:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 975
Kayıt tarihi
: 08.06.12
 
 

1987 Rize Hemşin doğumluyum. KTÜ - Sınıf Öğretmenliği mezunuyum. Halen Rize- Kalkandere'de Sı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster