​ Kumalık / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ekim '10

 
Kategori
Güncel
 

Kumalık

Geçtiğimiz hafta bir akşam , bir Ulusal kanalda , ilginç bir belgesel programa rastladım.

Program, Güney Doğu Anadolu daki kumalık sistemi ile ilgili idi. Programı başından itibaren yakalayamadım , hatta sonuna kadar da izleyemedim. Tekrar tekrar ve her kanalda birden gösterilmesini şiddetle öneriyorum ki halkımız görsün ve 21. yy da ülkemizde neler olduğunu görsün , anlasın.

Güneydoğulu kadınlarımızın ne durumda olduğunu tüm halkımız görmeli.

Güneydoğu lu orta yaşta, üzerine kuma getirilen kadınlar ve kuma olarak gelen daha genç kadınlar , bu konudaki düşüncelerini ve sorunlarını anlatıyordu. Daha açıkça söylersek yakınıyorlar , şikayet ediyorlar , adeta yardım istiyorlardı. Gizlemeye çalıştıkları bir öfke ve nefret içindeydiler. Çaresizliklerinden yakınıyorlar , kadın olarak bu konuda hiçbirşey söyleme itiraz etme hakları olmadığından bahsediyorlardı.

Erkekler, kendi istekleri ve nefisleri doğrultusunda her istediği kadını veya genç kızı , başlık parasını vermek kaydı ile alabiliyor hatta kaçırabiliyorlardı. Genç kadın zaten , fakirlik içinde ve çok sayıdaki çocuklu aileden kurtulmak istiyor ve ailesinin rızasını dahi almadan bu yaşlı sayılabilecek adam tarafından isteği ile kaçırılıyor , daha sonra aileye gerekli ödeme yapılarak olay sakinleştiriliyor ve kuma oluyordu. Bu tür birkaç olay anlatıldı.

Ayrıca ailelerin rızası ve başlık ödenerek de kuma alınması yaygın bir uygulama idi.

Kadınlar kürtçe konuşuyor , alt yazıdan durumu anlayabiliyordum.

Bir ara yaşlı denebilecek , erkekler konuşmaya başladı. Onlar genelde memnundular ve bu konuda, üzerine kuma getirilen kadınların hiçbir söz söyleme hakkı olmadığını , kendilerinin kadınlar arasında eşit davranması durumunda dinen de hiçbir sakıncanın bulunmadığını , gülerek ve çok doğal birşeymiş gibi anlatmaları , bu kişilerin dini bilgilerinin de ne kadar yanlış ve eksik olduğunu ve sadece kendi zevkleri ve rahatları için bu durumun ilelebet devam etmesini istediklerini açıkça ortaya koyuyordu.

Açıkça dehşet içinde kaldım. Kumalık olayını duyuyordum ama 2010 yılında bu kadarını inanın tahayyül bile edemezdim.

Kadınlar açıkça korkunç bir öfke ve psikolojik çatışma içindeydiler. Hele bir tanesi , ikisine de vurmaktan behsederken bir taraftan da töreye karşı çıkamamanın çaresizliğinden bahsediyordu. Erkeklerin herşeye hakları olduğuna değinen bir diğeri , kocasının şu anda ikna edebilse herhangi bir genç kadın peşinde olduğundan bahsediyordu. Bunu sadece cinsellik için istediğini kadının da kocasının da konuşmalarından anlamak mümkündü.

Diyeceksiniz ki benim merakımla bu olayın ne ilgisi var.

Ben yıllardan beri , Güneydoğul'u çocukların ve gençlerin nasıl bu kadar kolay bir şekilde düzene karşı duruma geldiklerini merak ediyordum.

Tabii ki işin ekonomik yönü , sosyal yönü v.s. var.

Ancak olayın mutlaka psikolojik yönü de olmalıydı.

İşte , kuma olarak gelen ve üzerine kuma getirilen öfkeli kadınların , herbirinin beşer altışar çocuğunun olması , bu çocukların bu öfkeli , ezik , isyan duygusu içindeki kadınlar tarafından ne derece psikolojik yapıları dengeli olarak yetiştirilebileceği sorusunu akla getiriyor.

Ben bunun mümkün olmadığını düşünüyorum. Bu kadınların çocuklarının da psikolojik yapılarının düzgün olması mümkün değildir.

Bu kadınları mutlaka rahatlatmak gerekir. Çocuk yetiştirlimesin de annenin rolünün ne olduğu konusuna girmeye zannediyorum gerek yok.

Bu çağdışı, hatta insanlıkdışı ve dindışı töre nin biran evvel kaldırılması şarttır.

Bu, tabii ki bir çırpıda olmaz, ama bir an evvel uzmanların çalışmaları başlatmaları , tüm devlet imkanları da kullanılarak bu sürecin başlatılması inanın çok önemlidir.

Bu , islamiyetin de kitleler tarfından yanlış değerlendirilmesine yol açmaktadır.

Savaşlar nedeniyle ortada kalan kadınlara sahip çıkmak için , ve kadınların da akıllarından asla haksızlığa uğrama duygusu, düşüncesi geçmeme şartı ile gelen bir dini uygulamanın , 21. yy da bu şekilde , sadece erkeklerin nefislerini tatmin için kullanılması çok büyük günahtır.

Hiçbir kadın, bugünkü şartlarda , sırf fiilen değil beyince de bu durumu kabullenemez. Bu bırakın kadınların , insanların doğasına aykırıdır.

Kadınlar, TÖRE korkusu nedeniyle , belki aksi yönde hiçbirşey söylemiyorlardır ( kaldı ki yöre kadınları bırakın söylemeyi bahsettiğim belgeselde bağırıyorlar . ) , fiilen de karşı olduklarına dair bir hareketleri yoktur ama beyinlerinden de hiçbir kızgınlık ve öfke düşüncesi geçirmemeleri olanaksızdır.

Peki Allah, beyinlerden geçen , anlık da olsa bu öfkeyi göremez mi sanıyorsunuz ? Mutlaka ve fazlasıyla görüyordur ve inanın haberdardır. Öyleyse bu uygulamanın, bırakın dine uygun olmasını , Allah bilir ama muhtemelen haramdır.

Kumalığın kalkması daha doğrusu bu sürecin başlatılması , böylece yöredeki kadınların dolayısıyla annelerin mutluluğunun sağlanması , inanın bölgeye zamanla mutluluk getirecek ve bu da terörü bile bence beklenenin de üstünde olumlu etkileyecektir.

İlgililer lütfen görev başına . Bu süreci , mutlaka kısa ve uzun vadeli olarak , bilimsel yönlerini her açıdan değerlendirerek tüm öngörüleri sağlıklı yapmak için çalışarak , kafa patlatarak, Üniversitelerin desteği ile , Mutlaka aydın din adamlarının da katkıları ile yörenin aklıselim insanlarının da desteğini alarak başlatın.

 
Toplam blog
: 94
: 313
Kayıt tarihi
: 23.06.09
 
 

1958 Nisan İstanbul doğumluyum. Ama tatiller dışında İstanbul'da uzun süreli yaşamadım. 1975 yılı..