- Kategori
- Kişisel Gelişim
Kurbanlık ideolojisi
Kurbanlık ideolojisiyle yaşayan insanları tanırsınız. Kaderlerini yaptıklarıyla şekillendirebileceklerine, başkaları üzerinde etki yaratabilecek güçleri olmadığına inanırlar. Kendilerine göre çok yol yürümüş, çok yol almış ve çok yorulmuşlardır ama hakikatte bir labirentin içinde dönüp durmaktan başka bir şey yapmamışlardır. Her köşeyi döndüklerinde aynı yere çıkan ve sonu asla bir yere varamayan bir labirenttir bu. Kısır bir döngüde yaşarlar hayatı. Bu döngü yüzünden burunlarının ucunu göremez hale gelirler. Düşünüş ve inanış tarzları katılaşıp gitgide dogmatikleşir. İnandıkları gerçeklerin tek gerçek olduğunu sanarak yaşarlar. Çünkü kendilerine akan bilgiyi süzüp sentezlemek, analitik düşünmek gibi zihinsel kaynaklara başvurmak yerine enformasyon çöplüğünden sadece kendi dogmalarını kuvvetlendiren, kendi ezberlerini doğrulayan bilgileri ve fikirleri içselleştirirler. Sabit fikirlilikleri yüzünden kendi inandıklarının dışında bir gerçeğin olabileceğine asla prim vermezler. Buna rağmen, tavırlarından ve sahip oldukları bu bilgelikten memnundurlar. Algı ve bilgi edinme düzeylerinin, değerlendirme kapasitelerinin düşüklüğü bilimsel ve rasyonel düşünme becerileri geliştirmelerine müsaade etmez.
Gerçek şu ki, dogmatikleşmiş insanların kendileri hakkında nesnel ve soyut bir değerlendirme yapması, değişmesi, kendilerini dönüştürmesi ve olmaları gereken benliğine doğru yol almaları oldukça güçtür. O yüzden, bütün uğraşımız bilincimizdeki bilgi, idrak, farkındalık düzeyimizi sürekli arttırarak kendimize ve dünyaya karşı olan gafilliğimizden arınmak olmalıdır.