Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

28 Aralık '08

 
Kategori
Güncel
 

Küresel büyük sermaye dedikleri

Küresel büyük sermaye dedikleri
 

İnsan nerde


Küresel büyük sermaye dedikleri

Emek sermaye ikilisini insanlığın gereksinimlerine karşılayan üretim sisteminin temel unsurlarıdır. Temelde her bir üretimin insan emeğine dayanır. Ancak bu ustalığın ihtiyacı olan malzeme ve araçları sermaye karşılıyor. Burada asgari müşterekte bir çıkar birliğine dayanan işbirliği sayesinde üretimler gerçekleşiyor.

Sanayileşme süreci ile birlikte değişen üretim teknikleri ve makineleşme; üretim maliyetlerini düşürmeye başlamıştır. Başlangıçta, fabrika ve makinelerin sahipleri sermaye birikimlerini artırmaya başladı. Büyüyen sermaye; daha çok fabrika ve daha çok üretim sirkülasyonu yeni teknolojileri doğurdu. Yeni teknoloji ve üretim teknikleri; girişimcileri ellerindeki sermayeden daha fazlasını borç alarak yatırım yapmaya itti. İşte bu noktada meydana çıkan bu borçlanma ihtiyacı; bu günkü finans sektörünün doğuşuna sebep oldu.

İlk dönemlerde insanların küçük tasarruflarını değerlendirmek düşüncesi ile fabrikaların ortaklık hisselerini satın almaları ile başlayan karmaşık finans sektörü bu. Küçük tasarruflarla hisse senedi alan insanların bu işlemlerini mantar gibi biten aracı kuruluşlar vasıtası ile yapılmaya başlaması, profesyonel borsa şirketlerini doğurdu.

Yaptığı iş; tasarrufların hisse senetlerine yatırmayı düşünen insanlara karlı kuruluşlara yönlendirerek kazandılar. Fabrika sahiplerine bu paraları satarak bir daha kazandılar. Tabi bu kazanılan paralar üretim maliyetlerine eklendi. Bu borsa, bankacılık, aracılık, tefecilik gibi para satarak para kazanan sektör, üretici ile tüketicinin arasında emek vermeden üçkâğıtçılık yaparak kazandığı paralar, büyüyerek dev küresel sermayeyi meydana getirdi.

Kontrolden çıkan finans düzeneği

Bu düzeneğin karmaşık ve anlaşılması güç işleyişi, bilimsel formüllerle analiz edilemez olmuştur. Kapitalist sistemin kurgulayıcıları ve pazar ekonomisi savunucuları bu gün bile yerine yenisi konamayacak kadar karmaşık bir model üretmişler. Genel olarak sosyalist ekonomiler karşısında; özellikle 1929 bunalımından sonra, iyice güven kaybeden kapitalizmi ayağa kaldırmak üzere geliştirilen pazar ekonomisi gelip 2008’e dayandı.

Vahşi kapitalizmi; her ne kadar demokrasi ile dizginlemeye çalışsalar da, 2008 küresel kriziyle sistem kendi sonunu getirdiği söyleniyor. Sıkıştığında; savaş çıkararak üretim ve pazar sorununa nefes aldıran sistem, insanın içsel değerlerini kemirmekten çekinmemiştir. Tek tek bu düzeneğin yetkili mercilerinde bulunanlar bile gidişattan korkarken, bu mekanizmayı sürükleyen gizli yöneticinin nerde ve kim olduğu sorusu cevapsızdır. Dolayısı ile Dünya sermayesi kendi iç dinamikleri ile insanlığı yönetmeye ve gidişatı etkileyen birincil güç olmaya başlamıştır. Dünya sermayesi olarak anılan sermaye; aslında borsa ve banka sisteminde biriken, salt para ticareti yapan bir sektördür. Bu sektör sınırları aşmış, küresel bir siyasi güç halini almıştır. Devletlerin dış politikalarını yönlendirmekten alında, uluslar arası ilişkileride yönetir olmuştur.

Doğuştan haklara göz diken bir düzen

Evrensel hukuk sistemi ve uluslar arası insan hakları bildirgeleri yavaş yavaş eğilip bükülüyor. Ülkemizde iç hukuk sistemi; 24 Ocak 1980 den beri, serbest pazar ekonomisi adı altında sürekli örselenmektedir. Devlet yasaların arkasından dolanmaya başlamış, kadrolu memur ve işçi yerine sözleşmeli personel uygulamasına ne düşünerek gitmektedir? 657 sayılı Devlet memurları kanunun 4/A, 4/B, 4/C, 4/D ve iş kanunu yerine asgari ücretle geçici işçi uygulaması, hukukun neresinden çıkartılıyor. Bu uygulama; devletin daha önce kadrolu personele yaptırdığı hizmetleri, 4/A, 4/B, 4/C, 4/D ve geçici işçi uygulaması ile hiçbir güvencesi olamayan insanlara asgari ücretle yaptırmaktadır. Bu uygulamada insani bir mantık varmı? Bu uygulama sadece; küresel sermayenin rekabeti artırmak için işçilik maliyetlerini en aza indirme projesidir. Hiç kimse bu uygulamayı hukukla ve anayasal düzenle, hele hele sosyal devletle izah edemez.

 
Toplam blog
: 191
: 540
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

Yerel bir gazetede yazıyorum. Okumayı severim, şiir okumayı severim. Emekli işçi olarak sosyal ak..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara