​ Kürt kızından mektup var / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ekim '07

 
Kategori
Güncel
 

Kürt kızından mektup var

Kürt kızından mektup var
 

Bu mektubu okuduğumda; işte dedim "biz kardeşiz" derken ne kadar da doğru bir noktaya değindiğimizin ispatı.İş nedeniyle senelerce ara ara G.Doğuda bulundum ve her dönüşümde ora insanının kendine özel, misafir perverliği ve sevgisini saygısını gösteriş biçiminden hep etkilenmiş olarak döndüm.

Pkk ile kürt kardeşlerimizin aynı çerçeve içinde olamayacakları konusunda hiç kuşkuya düşmedim. Üstelik hainliğin ve terörün milliyeti ve dini asla yoktur!... hep bunu gördüm ve de inandım.

Mektuba hiç dokunmadan paylaşmak istiyorum...

*****
Derdi olan efkârlanırmış. En çok da bugünlerde efkârlanıyorum.

Efkâr kalbimi acıtıyor ve çocukluğuma sığınıyorum.

70`li yıllardaki Güneydoğu`nun bir Kürt köyünde, kasabasında ve ilinde gecen çocukluğuma...

Benim yaşadıklarım gerçekse eğer bugünlerde yaşadıklarımızın hepsinin yalan olduğunu söylemek istiyorum. Benim `Kürt dedemin` böyle bir derdi yok idi. Onun derdi `gâvurları vatan dediğimiz bu topraklarda kovmaktı` sadece.

Yeri geldiğinde dağlarda çete oldular. Gâvurları bu topraklarda kovmak için. Babaannem ve annemden en çok duyduğum dua; "Allah bu devlete zeval vermesin"di.

Onlar hayatımın en büyük hakikatleridir.

Babamın aldığı gazeteyi okuyamayarak bana uzatıp, okumamı istediği zaman; "benim kızım okuyacak vatanına devletine faydalı olacak" dediği duasıyım ben.

Babam bana bunları Kürtçe dile getirirdi. Ama dil vatanın diliydi. Dua bu vatan içindi.

12 Eylül dönemindeki çocukluğumda bile, bir ailenin içinde her partiden kardeşler bulunurdu.

Ama o partilerin içinde Kürt milliyetçiliği adına hiçbir şey duyulmazdı.

Solcuları, `dinden uzak olanlar`, sağcıları, `dine yakin olanlar` diye adlandırırdık biz.

Hepsi bu...

O yüzden diyorum ki; "Hey kargaşa çıkaranlar, kardeşi kardeşe kırdıranlar sizler gerçek değilsiniz..."

Biz bir mecliste Kürtçe sohbet edip, İstanbul`dan gelenlerin hatıralarını dinler, bazen Kürtçe bir uzun hava, bazen Halep radyosundan gelen Arapça şarkılarla annelerimizin dizinin dibinde uyuya kalırdık.

İstanbul önce hayallerimizi süsler sonra rüyalarımıza girerdi bu hüzünlü seslerle…

Halep, Kürtçe duyduğum uzun havalar ve İstanbul… Dünyamızda konuşmalarımızda hep aynı yerde duruyordu. Aynı derecede sevgiyle…

Kimse çocukların dünyasına sınır çizemez. Tüm dünya cetvelle çizilse bile!!!

Bizim oralarda her ailenin bir `Selahattin`i vardır. Selahattin demek hak demek, hukuk demek, din demek, iman demek. Selahattin demek Müslüman`a merhametli düşmana adaletli davranan demek...
Selahattin birleştirici demek… Selahattin demek, abdestsiz güne başlamamak demek...
Onun için, bizim oralarda hâlâ her aile gurur ile `Selahattin` ismini verir evlatlarına.

Düğünlerimizde damadın evinde üç gün üç gece ay yıldızlı bayrak dalgalanır. Hacca gidenlerin kapısında yeşil renkle birlikte, hilal ve ay vardır.

Sünnet olan çocuğa dua ile birlikte ay yıldızlı bayrak taşıtılır.

Bizim oralarda…

Gelin olan Kürt kızın çeyizinde, `Kuran-ı Kerim` ve bayrak olamazsa olmazdır. Ve bunlar, özel olarak taşınır her zaman.

O yüzden diyorum ki; "Hey kargaşa çıkaranlar, kardeşi kardeşe kırdıranlar, sizler gerçek değilsiniz..."

Dışarıdan memur olarak gelenleri ailemiz gibi korunurdu bizim oralarda.

Küçük kızlarla kan kardeşi olurduk. Kan kardeşlerin dokunmazlıkları vardı. Suçlarını üzerimize alacak kadar bağlı idik. O kızlarla aynı toprakların kokusunu içimize sindirdik.

O yüzden diyorum ki; "Hey kargaşa çıkaranlar, kardeşi kardeşe kırdıranlar, sizler gerçek değilsiniz... Ve bunları anlamazsınız."

Bizim bu kardeşliğimiz ezeldendir. Sıfır noktasına inilse de bu ayrımı kimse bulamaz.

Çünkü birleştiğimiz nokta dünyanın en onurlu noktası İslam`la başladı. Biz bu noktada tüm inananları kardeş bildik. En çok da Efendimizi sevdik. "Arap`ın Arap olmayandan hiç bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır" mesajı her birimizin aklına kazınmış çıkmıyordu.

Eğer bana bir ırk seçmemi isteselerdi, kesinlikle efendimizin ırkını seçerdim. Ama buna bile Efendimiz gerek duymuyor.

"Düşünmemiz gerekmiyor, biz kendimizi nerede kaybettik? Kaybettiğimiz noktaya gidelim ve orada kendimizi bulalım..."

Kardeş kavgalarının dışarıda duyulması evdeki bereketi yok eder. Varlığım "müminler ancak kardeştir" diyenlerin varlığına armağan olsun…

Antepli Kürt kızı
MEDİNE DOĞAN
 
Toplam blog
: 351
: 3216
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Emekli olmaya çalışan bir sanatçı,yazmaktan büyük keyif alıyorum. Kocaeli Gölcük' de oturuyorum e..