- Kategori
- Siyaset
Kürt konferansı

Gazeteler ve televizyonlarda görmediğiniz,duymadığınız bir haberi paylaşıyorum sizinle, yorum yapmıyorum sadece olanları bilmenizi istedim.
Brükselde 5-6 Aralık 2012 tarihlerinde bir "Kürt Konferansı" yapıldı.9.su olduğu belirtilen konferansa Türkiye'den ve yurt dışından konuşmacılar katıldılar ve elbette bir de sonuç bildirgesi yayınladılar.
Konferans Güney Afrikalı Başpiskopos ve Nobel Barış Ödülü Sahibi Emeritus Desmond Tutu video mesajıyla katıldığı konferansa, Nobel ödüllü Şirin Ebadi, ABD’li dilbilimcisi Prof. Noam Chomsky ile Yazar Yaşar Kemal, Yazar Vedat Türkali, Leyla Zana ve Avrupa Konseyi İyiniyet Elçisi Bianca Jagger’in çağrısıyla gerçekleşiyor.
Bu konferansa katılanlardan isimlerini belirleyebildiklerim şunlar:Leyla Zana,AB Türkiye Karma Parlamentosu Eşbaşkanı ve Avrupa Yeşiller Grubu üyesi Hélène Flautre,EUTCC(Avrupa Birliği Türkiye Sivil Komisyonu) üyelerinden Hans Branscheidt ,(EUTCC) Başkanı Kariane Westrheim,EUTCC üyelerinden Hans Branscheidt, AP Sol Grup Üyesi Soren Bo Sondergaard, PYD Eşbaşkanı Salih Müslim, Hollandalı akademisyen Joost Langerden, gazeteci Serdar Akinan, İsrail’deki Moche Dayan Merkezi kıdemli araştırma görevlisi Ofra Bengo, gazeteci Cengiz Çandar ile DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk,BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, AKP Amed Milletvekili Galip Ensarioğlu,CHP’den bir konuşmacı, KNK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar, sivil toplum aktivisti Osman Kavala, Uluslararası Kriz Grubu’ndan Sabine Freizer, Doç. Nuray Mert, BDP Eşbaşkan Yardımcılarından Meral Danış Beştaş,Avrupa Konseyi Eski Genel Sekreteri Walter Schwimmer, AP Kürt Dostluk Grubu Koordinatörü ve Sol Grup Üyesi Jürgen Klüte, yazdığı bir kitap nedeniyle tutuklu kaldıktan sonra bir süre önce serbest bırakılan gazeteci Ahmet Şık, İHD Bölge Temsilcisi Raci Bilici, Kocaeli Üniversitesi’nden Prof. Sevtap Yokus, Roboski katliamında çok sayıda yakınını yitiren Ferhat Encü, Akademisyen Özgür Sevgi Göral,AP Yeşiller-ALE grubu üyesi Galisyalı milletvekili Ana Miranda.
*****Diyarbakır Milletvekili AMED Milletvekili olarak ,Bebek katili Abdullah Öcalan da " Kürt Halk Önderi" olarak tanıtılıyor.
*****Türk hükümeti PKKyi bir müzakere ortağı olarak kabul etmeli demek zaten adetten olmuş.
*****Yapılan konuşmalarda neler söylendiği sonuç bildirgesi okunduğunda zaten anlaşılacaktır.
Konferans şu çağrılarda bulundu:
1-Konferans, Türkiyedeki yakın reformları olumlu olarak ele alır ancak Türkiyenin ABye üyelik zorunluluklarına cevap olmak için daha fazla reformun gerekli olduğunu tespit eder.
2-Konferans özellikle Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) ve Avrupa Birliğinin Sayın Abdullah Öcalanın mevcut tecrit koşullarını acilen hafifletmeye davet eder () Sayın Öcalanın müzakere sürecinde tam bir rol oynayabilmesi ve örgütü ile özgürce iletişim kurabilmesi için temel tüm koşulların yerine getirilmesi gerekiyor.
3-EUTCC Türkiye ve Kürtler arasında doğrudan görüşmelerin derhal ve koşulsuz olarak başlamatılması çağrısını yapar. Konferans ABden de Türkiye ile Kürt temsilciler arasında demokratik bir diyalog platformunun kurulması için bu müzakerelere siyasi ve resmi destek sağlamasını talep eder. Daha geniş anlamda müzakereli bir barış süreci çerçevesinde genel siyasi bir affın zemini hazırlanmalı. Bu müzakereleri kolaylaştırmak için Konferans tüm devletleri PKKyi terörist örgütler listesinden çıkarmaya çağırır.
4-EUTCC Konferansı Türkiyenin adaylık sürecindeki tedbirler, insan hakları durumu ve Kürtlerin durumuna ilişkin periyodik taleplerde bulunmaya karar verir. Konferans, KCK ve diğer vakalardaki adil olmayan davalar ve ağır insan hakları ihlalleri üzerinde yoğunlaşarak, AB Başkanlığı ve Avrupa Komisyonunu Türkiye-AB üyelik sürecinde başta adalet ve temel haklar alanında olmak üzere yeni başlıklar açmaya çağırır. Bu zorunluluğa paralel olarak, Konferans Türk hükümetini de hukuki ve adli reformlar yapmaya, ve bunların kapsamını binlerce Kürt siyasi militanının cezaevlerinden çıkmasını sağlayacak şekilde genişletmeye davet eder.
5-Konferans Türk makamları yeni demokratik ve sivil anayasa sözünü tutarak bunu ciddiyetle yazmaya ve onaylamaya, sorun oluşturan tüm temel sorunlara ilişkin yeni bir diyalog ve müzakere yaklaşımı geliştirmeye davet eder.