​ Kürt sorununun çözümü, İslam Tarihindeki "Hakem Olayı" gibi mi olacak? / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mayıs '12

 
Kategori
Siyaset
 

Kürt sorununun çözümü, İslam Tarihindeki "Hakem Olayı" gibi mi olacak?

Kürt sorununun çözümü, İslam Tarihindeki "Hakem Olayı" gibi mi olacak?
 

İslam Tarihine, "Hakem Olayı" olarak geçen hadise, Ebu Süfyanın oğlu Muaviye'nin kendisi Şam Valisi iken Halife seçilen Hz.Ali'nin(r.a) halifeliğini kabul etmemesi üzerine başlayan ve Müslümanlar arasında kanlı çatışmaya kadar giden İslam Tarihindeki ilk ciddi  siyasal çatlamadır.

Olayın ayrıntılarına girecek değilim. Sadece, günümüzdeki "çatlamaya" temsil getirebilmek için, o dönemdeki gelişmelere kısaca değineceğim:

Halife Hz.Ali ve Muaviye arasındaki anlaşmazlık Sıffın savaşına kadar gitmişti. Bu savaşta Hz.Ali tarafı galibiyete yakınken, Muaviye yakın adamı Amr bin As'tan çözüm istemiş, o da, askerlerine Kuran sayfalarını mızraklarının ucuna takmalarını emretmişti.

Amr bin As, bu zekice buluşla Hz.Ali tarafındakileri, Hz.Ali'nin uyarılarına rağmen durdurmayı başarmıştı,çünkü Hz.Ali ile beraber olanlar ucunda Kuran sayfaları asılı mızraklarla önlerine çıkanlara karşı savaşmayı Kurana karşı savaşmak olarak anlamışlardı.

Bu konu üzerine Hz.Ali'ye de yoğun baskı yapılınca Hz.Ali, Muvaiye ile anlaşma yoluna gitmeye mecbur olmuştu.

Bu anlaşmaya göre, her iki taraf birer "Hakem" tayin edecek ve bu hakemler halifelik konusunda İslama uygun bir karar vereceklerdi.

Muaviye'nin adamı Amr bin As'tı, Hz.Ali'nin adamı ise Hz.Alinin muhalefetine rağmen etrafındakilerin zorlamasıyla Ebu Musa el-Eşari oldu.

Amr bir As, çok cin fikirli, siyasi yönü çok güçlü bir adamdı. Ebu Musa ile uzun tartışmalardan sonra, ümmetin selameti açısından Muaviye ve Hz.Ali'nin ikisinin de halifelikten tardını ve bunların yerine yeni bir halifenin seçilmesini kabul ettirdi.

Bu açıklamayı ilk yapan da yine Ebu Musa el-Eşari olacaktı. Sonuçta, Ebu Musa, minbere çıkıp Hz.Ali'yi halifelikten azlettiğini açıkladı. Daha sonra minbere çıkan Amr bin As ise, anlaşmanın tam tersine olarak Muaviye'yi Müslümanların halifesi olarak tayin ettiğini ilan etti..

Bu hileli seçim elbette çözüm olmadı. Kavga, tüm Müslümanların en acı günü olan Kerbela felaketine kadar sürüp gitti...Sonrası ise, bugün bile süren çeşitli mezhepsel farklılıklardır.

Bu "hakem olayı" nı niye anlattığıma gelince; son günlerde bir takım İslam alimleri, Kürt sorununun İslami esaslara göre çözülmesini ifade etmeye başladılar. BDP'li vekil Altan Tan da, yine tanınmış bir kaç din aliminin bu hususta hakemliğini teklif etti.

Bu durumu 2X2 programında açıklayan  ve teklif edilen dört hakemden biri olduğunu söyleyen Ali Bulaç, bu işi oldukça ciddiye almış görünüyor.

Oysa, bu işin içinde, yüz yıllar önce gerçekleşen "Hakem olayı"na benzer bir hile seziliyor. Çünkü,hakemliği teklif edenler, iradelerini dağdaki silahlılardan kurtarabilmiş değiller. Yani, hakemlerin vereceği kararlar İslama uygun olsa bile, BDP"nin ardındaki güç olan PKK'nın buna uyması söz konusu değil...

Ali Bulaç, haklı olarak PKK ve BDP'nin Kürt halkının tamamını değil ancak küçük bir kısmını temsil ettiğini söylüyorsa da , bu durum elinde silah olanın  oransal ağırlığı altüst ettiği gerçeğini değiştirmiyor.

Yani, oy oranı bağlamında Kürtlerin yüzde iki buçuğunu da temsil etseler, ellerindeki silahlı güç dolayısıyla çok daha fazla temsil gücü elde etmiş oluyorlar.

Hükumet bunu gördüğü için, açılımları yavaşlatıp PKK ile silahlı mücadeleye hız verdi. Çünkü onları durdurmadan çözüm bulma imkanı olmadığını anladı.

Şimdi, PKK gibi İslami değerlerle ve İslam hukuku ile hiç alakası olmayan bir güçle İslami anlamda "hakem olayı"'na girişirseniz, sonuçta Hz.Ali'nin mağduriyetini yaşayabilirsiniz.

Bunun ne büyük bir fitne olduğunu da söylemeye hacet yok, herhalde.

 
Toplam blog
: 1645
: 822
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..