- Kategori
- Güncel
Kurtlar puslu havayı sever

1990’lı yıllar özellikle mercek altına alınmalı.
Puslu yıllar.
Karanlık ve kasvetli yıllar.
Kimin neyi ne için yaptığının belli olmadığı yıllar.
Neden?
Bilindiği gibi Türkiye’de faili belli olmayan yüzlerce cinayetin işlendiği yıllardı 1990’lı yıllar.
Ve bu gün o yılların bir bir muhasebesi çıkartılıyor ama dönemin yetkili makamlarında kimler oturuyordu, kimse bu konunun üzerine gitmiyor.
Bu günlerde her daim o dönemlerde olan olaylar gündeme taşınıyor.
Yapılan eylemlerin nedensellikleri ve sonuçları bir şekilde tahlil edilmeye çalışılıyor.
Ve ilginç bir takım sonuçların ortaya çıktığına tanık oluyoruz.
Ama en ilginci ise dönemin yetkililerinden tek bir defa dahi bir açıklama gelmiyor.
Hatırlayınız!
Dönemin en önemli cinayetlerini.
Prof. Muammer Aksoy suikasti.
Halen bir gelişme kaydedilemedi.
Prof. Bahriye Üçok cinayeti.
Turan Dursun cinayeti.
Çetin Emeç cinayeti.
Elazığ-Bingöl karayolunda 33 erin şehit edilmesi.
Başlı başına bir olaydı.
Ve bu olayla ilgili bir takım kokular yeni yeni gündeme oturuyor.
Aynı dönemde Uğur Mumcu suikasti.
Hemen ardından Sivas Madımak katliamı.
Erzincan’da Başbağlar Köyü katliamı.
Musa Anter cinayeti.
Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’in uçak kazası sonrasında ölümü.
Binbaşı Cem Ersever cinayeti.
Savaş Buldan’ın öldürülmesi.
Behçet Cantürk cinayeti.
Vedat Aydın cinayeti.
Mehmet Sincar’ın öldürülmesi.
Sonrasında Susurluk olayı.
MİT’çi Tarık Ümit’in akıbeti.
Daha sayabileceğimiz bir çok cinayet.
Ve provokasyon eylemleri.
Geçtiğimiz günlerde bir döneme damgasını vurmuş bir isim televizyon ekranlarında ilginç laflar etmişti.
Adeta kendisini tanıtırken, kendisine “ölüm makinesi” demişti.
Ayhan Çarkın.
Özel Harekâtçı polislerden.
Ne diyordu Ayhan Çarkın?
“Aşağı yukarı bin kişi öldürdüm”.
İnanılması güç bir itiraftı.
Ama kimse öyle dişe dokunur bir ilgi göstermiyordu Ayhan Çarkın’ın söylediklerine.
Oysa hatırlayınız.
Geçtiğimiz günlerde yine bir Özel Harekâtçı olan ve Ayhan Çarkın’ın mesai arkadaşı olan Oğuz Yorulmaz’ın annesi haykırıyordu.
“Oğlumu polis olsun diye devletin eline verdim. Onlar oğlumu katil yaptı. Oğluma doksan kişiyi öldürttüler.”
Biliyorsunuz Oğuz Yorulmaz 2005 yılında bir barda çıkan kavga da öldürülmüştü.
Önümüzdeki günlerde Ercan Ersoy’da bir şeyler konuşur her halde.
Biliyorsunuz, Ercan Ersoy’da Ayhan Çarkın ve Oğuz Yorulmaz’ın mesai arkadaşıydı.
Uğur Mumcu’nun eşi Güldal Mumcu’nun Mehmet Ağardan aldığı yanıt ilginç değil miydi?
Mehmet Ağar’a suikatle ilgili gelişmeleri sorduğunda “Şayet bir tuğla çekersem, her şey altüst olur” şeklinde bir cevap almıştı.
Evet!
Ülkemizde bir takım süpürülmüş pisliklerin ortaya çıkarılması için gerekli olan şey, o “tuğla”nın çekilmesi.
O “tuğla” çekilirse, işte o zaman o pislikler kamuoyunun önüne tepe taklak düşer.