Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '10

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
3907
 

Kuşak farkı neden?

Kuşak farkı neden?
 

Üç nesil bir arada.


Devamlı duyarız; aramızda kuşak farkı var. Eskilerin tabiri ile ebemkuşağı (gökkuşağı) değildir bu, bildiğimiz resmen gençler ile yaşlılar arasında olan anlaşmazlık.

Yaşama bakış farklılığı.

Çağa uyum sorunu, gelişme karşısında yenilenememe.
Çok çabuk unutuyoruz geçmişimizi. Biz geçmemişiz sanki o dönemlerden. Kanımız deli akmayı bıraktığından mıdır neden bilinmez ama gireriz bir ağır havalara.
On beşli, yirmili yaşlarda akan deli kan yani delikanlılığımız uçup gitmiştir dimağımızdan.
70'li yıllarda uzatılan saçlar için az kavga etmemişizdir anne ve babalarımızla.
Ya o bir paçasından bir elbise çıkan pantolonlar?
Gömlek yakalarımız resmen yelken bezi edası ile dökülürdü göğsümüze.
Eteklerimiz pilili ve kısacık, topuklarımız apartman boyu en az 15–20 cm. yüksekliğinde.
Çiçek çocuklar olup barışı savunmadık mı? Uzun saçlar, hippi kıyafetler ve özgür ruhlarımızla?

Anımsayamadınız mı daha?

Madem öyle daha yakınlara gelelim. Yani yetmişlerin sonlarına doğru. Tek tip gençler olmuştuk sokakları arşınlayan. Hepimizde birer postal ve parka. Cem karaca bile şarkısını yapmıştı bir kasetinde "Parka" diye. O parka için verdiğimiz kavgaları da mı hatırlamadınız.

Neydi büyüklerimize ters gelen ki bize karşı çıkıyorlardı. Onlar derli toplu kıyafetler, takım elbise ve tayyörlerle büyüdüklerinden bizlerin bu salaşlığını anlayamıyorlardı. Böyle bir giyim onları toplum nezdinde küçük düşürüyordu. Dolayısıyla karşı çıkışları isyanları hep itibar zedelenmesin diye idi.
Sonra o saçlar öne doğru uzadı kabarıp afro oldu erkeklerimiz Travolta’laştı. Nerdeyse hepimiz uzaylı gibi parlak giysiler füze gibi vatkalı kıyafetlerle dolaştık.

Eğer bunlardan bir kaçını yaptınızsa neler yaşadığınızı da anımsamışsınızdır aile büyüklerinden.

Şimdi de gençlerin bizlerden aldıkları tepkileri düşünelim. Biz de ana babalarımız gibi davranmaya başladık değil mi. O zamanlar bizi anlamıyorlar diye az sızlanmadık isyan etmedik. Şimdi çocuklarımız ayni isyanda. Empati yapmadığımız sürece de çatışmaya devam edeceğiz. Bizden gün be gün uzaklaştıklarına seyirci kalarak.
Bizim fikirlerimizi kabul etmiş görünüp gizli gizli içindekileri gerçekleştirmek için uğraşacaklar. Bizler az başvurmadık mı bu yollara, neden çocuklarımız da başvurmasın?

Gençlerimizi anlamakta zorlanmamak için empati (duygudaşlık) yapmak zorundayız. Nasıl bizlerin yaptıkları büyüklerimize ters geliyorsa ve o günlerde çektiğimiz sıkıntıları, şimdi gençlerimize yaşatıyoruz. Farkında olunuz gençlerimiz de aynı sıkıntıları yaşıyorlar. Şekiller, çevre, şartlar farklı der ve gelişimin önünü tıkarsak daha çok çatışırız gençlerimizle.
Her yaşanılan süreç kendi koşullarını oluşturur. Değerlendirmelerimizi günümüz şartlarına göre yapmak zorundayız.

Geçmişte bizler anne babamızın yanında konuşamazdık dahi ayıptır diye, gençlerimiz de mi öyle olsun?

Zamanında saçları uzatmasaydık, yırtık pırtık giyinmeseydik, mini eteklerle boy göstermeseydik, o bir metre paçalı pantolonları giymeseydik içimizdeki ukdeyi nasıl giderebilecektik?
Şimdi giymek istesek de giyemiyoruz değil mi?

Şimdiki gençlerimizin görünümü de çağımıza göre daha farklı olacaktır. Serde aykırılık var unutmamalıyız.
Aykırılık zamanımızda nasıl meziyetse şimdide aynen öyle değişmez.
Kendi büyüklerimizle yaşadığımız sorunları düşünüp ona göre çocuklarımıza davranmalıyız. Aksi takdirde “bu çocuk neden böyle oldu” der durur aramıza aşılmaz duvarlar öreriz.

Unutmayalım ki değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu kuşak çatışması genellikle eğitim ve sosyalleşmede geri kalan toplumlarda daha fazla kendini gösteriyor. Evet bizim zamanınmızda uzun saç modası vardı. Bizden önceki kuşağın tenkidi, ''Saç uzatıp annene benziyeceğine, bıyık bırak babana benze'' derlerdi. Zaman insanlara uymuyacağına göre, insanlar zamana uymak zorundalar, ama aşırıya vede marjinalliğe kaçmadan diye düşünüyorum. Sevgilerimle. Hasan Göksu.Geyikli...

Hasan Göksu PBahçe 
 22.06.2010 23:07
Cevap :
Yorum ve katkınız için teşekkür ederim. saygılarımla..  23.06.2010 21:56
 

istediği gibi yaşasa hayatını tabii toplumda genel kabul gören yazılı olamyan kurallara göre. Güher Hanımcığım Sır bittiğinden beri sayfama uğramıyorsunuz. Özledim valla yorumlarınızı.Yeni çalışmalarımda güzel.Bekliyorum sizi.

papatya altı yüz elli 
 20.05.2010 9:26
 

Bu yazıyı babama okuyacağım...Neymiş efendim saçımın rengi haftada bir değişiyormuş,o elbiseye nasıl para verebilmişim vsvs...Herşeye bir kulp buluyor kendinin komik pantolonlu resimlerini bulup yazınızı okuyacağım ona...Bir çook babaya göre bizimle süper empatisi vardır aslında ama bu aralar taktı bana,o yüzden yazınızı ve geçmişini hatırlayımda yine etliye sütlüye karışmayan şeker babacık olsun:) Yüreğinize sağlık...

sbseda.. 
 12.05.2010 11:13
Cevap :
Bu yazıdaki amacım kuşak farkını gençlerimizle fazla yaşamamak adınaydı. empati yaparak. Ama bu değil sizler kendibaşınıza buyruk olun. Bizlerin yaptığı hataları sizlerinde maruz kamaması tabiki kıyafetinizde özgürlük istersiniz buna sözüm yok aşırıya kaçmadıkça. Ama toplumun dayattığı yozlaşmanın tuzağınada düşmeyin isterim. Seninde yüreğine sağlık eminim baban benim demek istediklerimi anlıyacaktır ve seninle daha iyi ilişkiler kuracaktır. Yeterki sizleri kötü ve umutsuz görmeyelim. Bizler sizlerin işlerinize burnumuzu soksakta yinede şekerizdir:-) Sevgilerimle..  12.05.2010 14:21
 

Bişey söyleyeyim kızma ama...Bence en güzel yazın bu...konu yakıcı... güzel insanlar için tabi! Yazım kusursuz..Sevgili Mehmet hocanın dediği gibi ama toplum yararına sıçramalar yaparak yaşamalı gençlik..emeğine yüreğinesağlık..sevgiyle dostlukla...

CAFER DEMİRTAŞ 
 05.05.2010 0:21
Cevap :
Neden kızayım Cafer bey. Sonuçta yazımı beenmişsiniz bir tanede olsa:-) Evet gençlerimizi toplum sorunlarına duyarsız insanlar olarak görüyorsak bunun sorumlusu ne yazıkki birzda bizleriz. Demekki zamanında onlara bir şeyler verememişizki kapitalizmin çarkında şekillenmişler. 80'lerde yapılmak istenen bu değilmiydi işte sonuçları. Acımadan arkadaş kesmelerden, en uç sapkınlıklara kadar her şey var. Bu gençler bizim gençlerimiz beğensekte beğenmesekte.. Beğenmiyorsak eğer onların anlıyacağı dille onlara yaklaşmalıyız. Büyük büyük söylemler ve laflar yerine.. Saygılarımla..  05.05.2010 10:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 96
Toplam yorum
: 562
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2217
Kayıt tarihi
: 13.06.06
 
 

Hayata güleryüzle bakmaktır felsefem ama polyannacı değil. 1961 Sivas doğumluyum, evliyim 2 kızım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster