Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Kasım '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
623
 

Leyla'nın ölümü!

Leyla'nın ölümü!
 

Lacivert bir gece.. “ doğduğu günde aynı böyleydi gece” diyor başucunda gözyaşı döken sahibi. “Kader ona hiç gülmedi ama o hiç yılmadı” diye de ekliyor, burnunu sağ kolunun ortasından bileğine doğru sıvayarak…

Leyla, hayatının baharında, nedeni otopsi masasında çözülemeyecek şekilde geldi, geçti bu dünyadan.. Eskiyi yeniyi, korkuyu tutkuyu,sadakati ihaneti bilir miydi bilinmez. Ama ,önce apranti özentili çocuklar, ardından jokey hevesli aprantiler bindi üzerine. Kaç binicisi oldu hatırlamak istemedi belki de bir süre sonra. Hayal kurdu, uykularında rüyalar gördü. O rüyalarda, kimbilir kaç kez ,son 100 metreye iki boy farkla girip burun farkıyla da olsa kazandı, mutlu uyandı sabah.

Sonra bir sabah, üzeri çiçek desenleri ile bezenmiş çivit mavi arabanın iki yön saplaması arasına sokuldu. Kolanlar ile bedeni saplamalara bağlandı. Ağzına gem vuruldu, geme dizgin.

Rüyalar önce kabus, ardından karabasan olmaya başladı.

Tan ağırmadan çıkıp baraka ahırından, cadde, sokak arşınlamaya, çöp konteynerlerinden toplanan atıkları ‘istasyon’ denen merkezlere taşımaya başladı.

Her geçen gün zayıfladı hayalleri, rutinleştikçe yaşamı ezberledi arşınladığı sokakları. Ezberi geliştikçe daha az kırbaç yer oldu.

Düşündü mü acaba Leyla? ‘İnsanlar benzedikleri için mi sevgisizleşiyor, sevgisizleştikleri için mi benzeşiyorlar’ diye.. Ve düşündü mü acaba Leyla ? Yılkı olarak yeşil kırlarda bir ağacın dibinde huzur içinde ölme yerine, günün birinde, bir kentin ana caddesinde yığılıp kalacağını. Ayak darbeleri ile ittirildiği kepçenin metal dişlerinden bir çöp aracının damperine indirilip, yıllarca çöp taşıdığı istasyon yanında ki çöplüğe gömüleceğini…

Ya size göre, İnsanlar benzedikleri için mi sevgisizleşiyor, sevgisizleştikleri için mi benzeşiyorlar? Hı ne dersiniz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

öyle olsaydı, sadece kendimize aşık olurduk . Kendimizden nefret ederdik. Ayna değildir hiç kimse ama biz yansırız biraz karşımızdakinde.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 15.12.2009 9:33
Cevap :
Sevgili Arkadaşım, ne demek istediğini anlayabilmem için sanırım birkaç fırın ekmek yemem gerekecek :))) Benim ki Ne ata benzemekti, ne de ayna olan birine sitem! Sadece bir beygir'in hazin sonuydu.. Hepsi bu.. Zaman ayırıp değerlendirdiğin için teşekkür ederim.  16.12.2009 17:06
 

Farkeder mi hocam? İkisi de aynı kapıya çıkmıyor mu? Düşündüm ve bir fark bulamadım... O fotolara bakamadım... Üzüldüm...:((

Sema Sener 
 15.11.2009 16:33
Cevap :
Yaşamımızdan yansıyan gerçekler bunlar Semoş'um. sen gibi bir hayvan dostunu üzülmesine sebep olduğum için üzgünüm. Bu arada doğum günün kutlu olsun. Mutlu ol senelerce  15.11.2009 17:25
 

Yazılarınıza hasret kalmıştık. böyle bir dönüş beklemiyordum doğrusu. İç acıtıyor ancak günümüzün de gerçeği bu ne yazık ki! İçimden bir ironi geçiyor ve sizinle paylaşmak istedim " HEPİMİZ LEYLA'yız...

Gökçe 
 14.11.2009 22:09
Cevap :
:) Merhaba gökçe.. güzel bir ironiydi :) Sevgiler  15.11.2009 17:23
 

Sabahın ilk bloğu ve hüzünlü son... sevgisizleştikleri için maddeci oldukları için sanırım benzeşiyorlar... sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 14.11.2009 9:04
Cevap :
Bence de sevgili Yağcıqğlu, bence de.. Babanıza ve size yürekten sevgi ve saygılar..  14.11.2009 20:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 807
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1269
Kayıt tarihi
: 10.09.06
 
 

48 yıldır yaşıyorum.Gazeteciyim, müzisyenim, babayım... Önce insan ve iyi bir yurttaş olabilme çab..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster