​ Liberalizmin Toplu Bilisizlik Olguları: Türkiye 1983-2013 / Ekonomi - Finans / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Eylül '11

 
Kategori
Ekonomi - Finans
 

Liberalizmin Toplu Bilisizlik Olguları: Türkiye 1983-2013

1960, 1971 ve 1980 askeri darbeleri halkı sindirdi. 

Bunun üzerine gelen 1983, 1993, 2003 liberalizm dalgaları halkı darma duman etti. ‘3 ceza + 3 ödül’ (bakınız davranış psikolojisi), kitleyi acaip bir biçimde etkin koşullandırdı. 

Ahlak çöktü, aile çöktü. 

Bunun temel nedeni, ‘paran olsun da, nasıl olursa olsun’ ve ‘komşuda var da, bende niye yok?’ feodal yaklaşımının sürmesi. 

Bunun benzeri bir durum, çok cami arasında kıblesizlik oldu. 

Öncelikle 3 libelarizm dalgası birbirinden farklıydı. (0. Menderes dalgası öyleydi.) 

İnsanlar proto-feodalden 3 kültürel mod sonraya atlamak durumunda kaldı. Sonuçta, Alamancılar’ın ne Türk, ne Alman olması durumu ortaya çıktı. 

Bilgi toplumunda bilgi kirliliği / gürültüsü yaratıldı. Her kafadan bir ses çıktı. Herkes, birbirine inat, birbirinin karşıtını savundu. Bunlar akil adamlar olunca, kitle feleğini şaşırdı. 

İktidar seçkinlerinin konumu değişti. 

Örneğin TÜSİAD, hiç bilincine varmadan kendini kapitalist iktidarın dışına sürdü. Onun yerine MÜSİAD geldi. Onun yerine başka bir kurum geldi. Şimdilerde ortalık boş. 

Zaten var olan toplumsal kutuplaşma, AKP nezdinde toplumu 2’ye ayırdı. BDP nezdinde % 10-90 olarak ikiye ayırdı. 2011 seçimlerinde meclise giren 4 partinin de aşırı milliyetçi olması çok önemli. 

Şeriat becerilemedi. En trajikomik olgu bu. 

AKP ve taşralılar iktidarı aldı ama parayla ve kadınla sınavda çaktıkları için, şeriata sınıf atlayamadılar. 

Sonuçta, büyük bir gizli suçluluk duygusu var. Bu da, zaten zalim olan kitleyi daha da zalim kılıyor. 

Eskiden, kendine iyilik yapana kötülük yapan proto-feodal – feodal kırması bir toplu bilisizlik vardı. Bu şimdilerde, aile içi bireyler birbirine karşı dahil, herkesin herkese kan davası güttüğü bir zulüme dönüştü. 

Türkiye halkları zaten şiddete yatkındı. Şiddet en sıradan olgu oldu. Yakında bu konuda Brezilya’ya rakip olabiliriz. (Onlarda da nüfusun % 25’i sınıf atladı, Türkiye ile aynı dönemde.) 

Bu durumda, bilim, sanat, düşün kafa üstü yere çakıldı. Sanıldığının tersine, eskiden bunları eyleyen entellektüeller (kendilerini satıp enetelejensiya olup, yaratcılıkların gömmedikçe) ödllündirilmiyordu. Şimdilerde geriye kalan tek tük kahramanlar aşırı kıyıma tabi. Bu kıyıma, sağ, sol, şeriat, vd dinlemiyor. Düşünceye karşı manyakça bir düşmanlık oluştu. 

Birinci apaçık moment bu: 

Sodome ve Gomore’da herhalde %o 1’e karşılık gelen oranda akil adam aranmıştı. Şimdilerde milyonda bir akil adam kalmadı geriye. 

Ortada absürdün trajedisi var. Melo-absürd var, trajikomik var, melokomik var. 

Dipnot: Bu olgu, ‘kültürel şizofreni’ değil, o başka bir irdelenme alanı. Şu anda herkes domuz gibi, ne halt yediğinin ayırdında. Bilinçaltında ayırdında ama ayırdında. 

 
Toplam blog
: 2216
: 514
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..