Liberallere göre sermayenin yayılmacılığı faşizm değilmiş! / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Haziran '08

 
Kategori
Siyaset
 

Liberallere göre sermayenin yayılmacılığı faşizm değilmiş!

Liberallere göre sermayenin yayılmacılığı faşizm değilmiş!
 

- Neydi Neo-liberalizm?
- "Devletin, çalışanlara yönelik, yaşam ve çalışma koşullarını iyileştirici uygulamalarına son verilmesi."
- Başkaca bir anlamı var mıydı neo-liberalizmin?
- Kuşkusuz var.
- "Siyasal alanda demokrasinin daraltılmasıdır."
- Doğru bir tanımlama diyebilir miyiz yukarıdaki cümlelere?
- Hemen bakalım.
- Kuşkusuz liberalizmin fütursuzca uygulandığı ülkelerin başında ABD gelir.
- Ve ABD, uygulaya gelmiş olduğu ekonomik modelle, tuhaf bir takım bileşenleri de ortaya çıkarmıştır.
- Milliyetçi, muhafazakâr, liberal, demokrat gibi sıfatların, tek bir siyasi oluşumun bünyesinde toplanmasında ifadesini bulur.
- Ve Türkiye’de de ortalama olarak ABD’deki yapıya benzer bir yapı vardır.

- Bilindiği gibi kapitalizm, bir krizler ve istikrarsızlıklar düzenidir.
- Ve neo-liberalizm, kapitalizmin nefesinin daraldığı ve nefes alamadığı dönemlerin ideolojisi olarak karşımıza çıkmıştır.
- İşte bu yeni liberalizm, ekonomik liberalizm ile siyasal liberalizm arasındaki açıyı da büyütmüştür.
- Ve ekonomik liberalizmin ağır basan yönü, vahşi piyasa koşullarını savunmaktır.
- Peki, siyasal liberalizm ne oluyor diye sorduğumuzda?
- Hemen yanıtlayalım.
- Bir ölçüde, demokratik haklar savunusuyla, piyasa koşullarını yumuşatmaya çalışmaktır.
- Bu durumda, neo-liberalizme biraz daha farklı düzeyde yaklaşmak gerekmektedir.
- Ve neo-liberalizm, aynı zamanda gericiliği ve yobazlığı tırmandıran bir çok unsuru da içerisinde barındırır.

- Günümüzde liberal ideologlar, bir dizi iddialarda bulunurlar.
- Ve liberal ideologların aksine, kapitalist devletin bütünüyle elini ekonomiden çektiğini söyleyebilir miyiz?
- Kuşkusuz ki böyle bir şey söz konusu dahi değildir.
- Günümüzde, kapitalist devlet aygıtı, tümü ile sermayenin ihtiyaçlarına göre şekillenir.
- Mesela;
- Kapitalist devlet bazı sektörlerde yatırımlara son verir.
- Ve kârlı yatırım alanlarının özelleştirilmesi yolu ile büyük tekellerin eline geçmesine aracılık eder.
- Yine bununla beraber, sosyal fonların birikmesine ve dağıtılmasına direkt olarak müdahalede bulunur.
- Ve şunu çok iyi biliyoruz ki.
- Çalışanlardan şu veya bu isim altında kesilen bir çok para ile oluşan fonların dağılımı dikkat ediniz, büyük sermayenin çıkarlarına yönelik olarak, tekrar ve tekrar yeniden tanzim edilir.
- Örnek mi?
- Alın işte Tasarruf Teşvik Fonu.
- Alın işte Konut Fonu.
- Tasarruf Teşvik Fonu ile ilgili bir dizi düzenlemeler yapıldı.
- Ve çalışanlara bir nebze olsun bir şeyler ödendi.
- Peki ya çalışanlardan kesilen Konut Fonu ne durumda?
- Söyleyelim.
- Buhar oldu uçtu.

- Tasarruf Teşvik ve Konut Fonu gibi sosyal fonlar söz konusu olduğunda, sermayedarlar, azılı birer devletçilik karşıtı kesilir.
- Ama söz konusu olan kendi çıkarları oldu mu, sırtını anında devlete dayar.
- Ve biliyoruz ki geniş kitlelerin çıkarlarına olan harcamalar, kapitalist devlet anlayışında hemen kesintiye uğrar.
- Kesintiye uğrayan harcamalar, savaş bütçesi olarak karşımıza çıkar.
- Ve bakınız dünyadaki silahlanmaya.
- İnsanın aklını durduracak cinstendir.
- Ve silahlanmaya ayrılan paylara bakın.
- Hangi sosyal harcamalardan yapılan kesintiler sonrasında ortaya çıkmıştır.
- Özellikle son yıllarda silahlanma harcamaları baş döndürücü bir hızla tırmanmaktadır.
- Ve dikkat buyurunuz.
- Silahlanmaya en yüksek payı ayıran ülkelere bakınız.
- Kapitalist irili ufaklı devletler.
- Silah tekellerinin en iyi müşterileridir.
- Siz bakmayın öyle ekonomik liberalizm konusunda atılan nutuklara.
- İyice bir irdeleyin bakalım.
- Ve göreceksiniz ki kapitalist devletler, nasılda ekonomik yaşamın göbeğindedir.
- Ama sosyal devlet anlayışını reddederek.
- Ve vahşice.
- Ve sermayenin çıkarları doğrultusunda.

- Şimdi moda bu ya.
- Güya liberalizm, solun ideolojisi olacakmış!
- Gülünç.
- Hem de çok gülünç.
- Neden mi?
- Irkçılık faşizmdir.
- Bir milletin, bir başka milleti tahakküm altında tutması da faşizmdir.
- Günümüzde, bir millet, bir başka milleti ne kadar tahakküm altında tutar?
- Veya ne kadar hakim bir düşüncedir?
- Oysa biliyoruz ki!
- Günümüzde, dünyayı tahakküm altında tutan sermayedir.
- Ve sermayenin yayılmacılığıdır.
- Peki,
- Sermayenin yayılmacılığı faşizm değil midir?
- Değil deniyorsa, ancak buna pes denir.
- Ve değil diyenler, solu liberalizme yamamaya çalışanlar değil mi?

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..