- Kategori
- Blog
Yazmanın keyfi

- Yazı yazmak!
- Güzel bir aktivite.
- İnsanı dinlendiriyor.
- Sinirlerini alıyor.
- Ve birçok sorundan arındırıyor.
- Hele hele gündelik yaşamınız bir hayli sıkıntılı geçiyorsa.
- Ve iş temposu hayli yoğunsa.
- Sanırım en güzel kaçıştır yazı yazmak.
- Sanki sığınılacak bir liman gibi.
- Yaklaşık bir yıl olacak MB’de yazıyorum.
- Ve iyi ki de yazıyorum.
- Yeni bir aktivite.
- Ve bir o kadar da etkin bir aktivite.
- Ve bir o kadar da keyifli bir aktivite.
- En önemlisi de ne mi?
- Müthiş bir sosyal platform.
- Her ne kadar zaman zaman yazanlar bir birine kızsa da.
- Ve yazanlar bir birine atıp tutsa da.
- Bence işin rengi orada gizli.
- Bir heyecan var ortada.
- Keyif veren bir heyecan.
- Aslında yazı yazarken neler hissettiğimi tam olarak kestiremiyorum.
- Çevremle kesin kes diyaloğum kopuyor.
- Ve kendi içime kapanıyorum.
- Sanırım, yazı yazmanın doğasında olan bir şey olsa gerek.
- Transa geçeceksiniz.
- Ve kendinizle baş başa kalacaksınız.
- Sadece yazacaklarınızı düşüneceksiniz.
- Ve sadece yazacağınız konuya odaklanacaksınız.
- Hani form da gerekiyor.
- Eğer formda değilseniz, ne kadar uğraşırsanız uğraşın olmuyor.
- Basireti mi bağlanıyor insanın nedir!
- Bazı zamanlarda sadece yazmak hissi kaplıyor içimi.
- Mesela!
- Sabah erkenden kalkacaksın.
- Ve yanında demli bir çay.
- Oturacaksın masana.
- Tam sol çaprazında bilgisayar.
- Açacaksın.
- Yatana kadar yazacaksın.
- Keyifle.
- Aklına ne geliyorsa.
- Zihninde yer eden her konuyu ekrana taşıyacaksın.
- Son zamanlarda şiddetle arzuladığım şeylerden birisi.
- Gün boyu sadece ve sadece yazmak.
- Bir alışkanlıktır aldı başını gidiyor.
- Şayet.
- Bir gün yazmasam, o günü yaşanmamış addediyorum.
- Ve sanki bir suçluluk duygusu gibi hisler oluşuyor ruhsal dünyamda.
- Garip ama böyle.
- Maalesef, disipline edilmiş bir şekilde, günlük olarak en az bir yazı göndermek ahd olmuş gibi.
- Sorumluluğun bir başka çeşidi olsa gerek.
- Yazmak.
- Yazmak!
- Aynı zamanda hayatı disiplin altına alıyor.
- Ve düzenli bir hayata doğru sizi adım adım götürüyor.
- Yazmanın ön koşulu.
- Disipline olmuş bir hayat olduğu gerçeği karşımıza çıkıyor.
- Disipline olmamış bir hayatın içerisinden yazı çıkartabilmek, sanırım mümkün değil.
- Ne yazacaksınız?
- Nasıl yazacaksınız?
- Gündelik yaşantınızdaki tempo ne kadar yüksek olursa olsun yazmaya güdülemişseniz kendinizi, illaki yazacak zamanı yaratıyorsunuz.
- Şartlar ne denli zor olursa olsun.
- Koşullar ne denli zor olursa olsun.
- Mutlaka sinekten yağ çıkartırcasına, boş zamanı kovalıyorsunuz.
- Tutku!
- Yazmak ve yazabilmek adına boş zaman kovalamak.
- Ancak derin bir tutku ile ifade edilebilir.
- Emeklilere ne mutlu.
- Oh.
- Geç sabah kahvaltısından sonra bilgisayarın başına, yaz yazabildiğin kadar.
- Değil mi Ömer bey?
- Valla sizleri kıskanmıyor değilim.
- Hem de feci kıskanıyorum.
- Ne güzel valla.
- On altı saat bilgisayar başında olacaksın.
- Yatmadan yatmaya kalkacaksın.
- Yemekte önüne gelecek.
- Ne güzel valla.
- Gel de kıskanma.
- Biz bir yazı için amuda kalkalım.
- Emekliler keyfe keder yazsınlar.
- Haksızlık değil de nedir bu?
- Bal gibi de haksızlık.