- Kategori
- Siyaset
Lider Doğulmaz.... Olunur...

İşte o lider, posta bakıyor.
Bir parti düşünüyorum..... Adında CUMHURİYET olacak. Halkçı olacak, Halkla olacak.
Böyle bir parti varmı....???
En azından, içinde bu niteliklerin olmasının gerekliliğinin farkında olması gereken insanların, olması gereken bir parti var. Bu partinin adı.... CUMHURİYET HALK PARTİSİ.
Üstelik bu partinin öyle bir mirası da varki tarihten gelen, ağır mı ağır. En azından bu partiyi sahiplenenlere ağır. Bu partinin içindeki her bir bireyin ağzındaki o malum söz..... CUMHURİYET HALK PARTİSİ KİMSENİN BABASININ MALI DEĞİL..... Tabi durum bu olunca, partiye ve teşkilatlarına da MAL gözüyle bakılınca, ortaya mirascılar çıkıyor doğal olarak. O mirascılar da bir takım MUHAFAZAKARLIKLAR'la birlikte mirası bırakanların vasiyetleri üzerinden değerlendirip, her daim parsayı paylaşma adına, küçülmeye doğru bir eğilimede, her ne hikmetse tüm mirasyediler tarafından göz yumularak, bir takım yerlerde, bir takım koltukların üzerinde, kendilerine bir takım makamlar atfeden şahıslar üzerinden, siyaset yapılabileceği varsayımı üzerinden hareket edilerek, her defasında hüsrana uğrayıp, faturayı da lidere keserek, nice bin yıllar muhalefet yada anamuhalefet kalma gibi bir temayülün içinde, mutlu mesut bir hayat sürmektedirler.
Peki.... bu ilanihaye böylemi olacak.....???
Aslında CUMHURİYET HALK PARTİSİ'nin önüne, bunun böyle gitmemesi gerektiği hakkında önemli bir fırsat çıktı. Peki partililer bu fırsatı kullanabileceklermi derseniz, peşin peşin, hayır kullanmazlar, kullanamazlar derim ama yanılmakta isterim doğrusu.....
Öncelikle, CUMHURİYET HALK PARTİSİ'nin, bu gün itibariyle üzerinde ittifak ettiği ve kesinlikle başka bir oluşum ve lider de düşünmediği, hatta ve hatta bu liderle, ilk seçimine gireceği de düşünülecek olursa, burada partililerin üzerlerinde tarihsel bir görevin omuzlarında bir yük değil, tutup kaldırmaları gerektiği bir sorumluluk olarak kabul etmeleri gerekmektedir.
Peki bunun gerekleri nelerdir.....??? Onlarıda kısaca şöyle bir arz edelim.....
Her şeyden önce eğer bir gaye etrafında birleşilmiş ve önlerine bir lider almış topluluktan bahsediyorsak. HAKİMİYET'in BİLA KAYD-I ŞART LİDER'de olmasına özen gösterilmesi gerekmektedir. O liderdir. Doğaldır ki yalnışları olacaktır. O yalnışları düzeltmek liderin değil, teşkilat ve stratejistlerin gayretleri ile mümkündür. Lider imzasını atar ve gider. O imzanın arkasında durmakta teşkilata düşer. Siyaset işte böylesi sorumlu bir iştir. Zira O lider HAKİMİYET'in BİLA KAYD-I ŞART MİLLETTE olduğunu bilerek, teşkilatınında kendisine aynı değeri verdiğini göstererek, milletten HAKİMİYETİNİ aynı partisinde görevli teşkilat mensupları gibi, LİDER olma vasfıyla, kendisine İRADE TEVDİ EDİLEBİLECEĞİ hususunda, dirayetli olduğunu göstermeli, gösterebilmelidir.
Bir lider eğer bir kongre düzenliyorsa, O'nun listesi, bunun listesi ile uğraşmamalıdır. Çok rahat olmalı ve tüm ülkeyle birlikte tüm dünyaya ittifakla istediği her şeyin geçtiğini gösterebilmelidir. Gereğinde Rest çekebilmelidir. Rest çektiğindede haklı veya haksız teşkilat arkasında dağlar gibi durabilmelidir. Aklı selim olan herkes ve her birim, bu günden, liderine bağlılığını temin edecek bildirgelerini, bu günden deklare etmelidir diye düşünmekteyim. Bir lider gereğinde hata yapma hakkını bünyesinde saklı tutabilmelidir. Bir lider gereğinde partinin hayır dediğine EVET diyerek karşı çıkmalı, çıkabilmeli ve siyaset belirleyip, gereğinde neden EVET dediğini de, açıklama gereksinimi içerisinde olmamalıdır. Bir parti siyasi ve sivil bir teşkilat olması yanında, askeri nizam ve intizamla yönetiliyor hissi içerisinde olarak, disipline edilebilmelidir. Bunun dışında bir liderlik Vasfı arayan, kendine tarihin tozlu raflarında bir yer arasın.....
Bu gün itibariyle, CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI, Sayın KILIÇDAROĞLU'nun, blogdaki resimde kendisini bulan ifadesiyle, boş posta düşünceli olarak bakıp, o postu deldirmemenin gayreti içerisinde bulunurken, teşkilatın da o postu doldurması ve genel başkanını rahatlatacak tedbirleri alması gerekmektedir. Korkarım yine bir takım provakasyonlarla, bir takım zevatın kameralar önünde masa ve sandalye savaşlarıyla, bir kahraman edasıyla kongre salonundan çıkarak, o kameralar karşısında kendisini izleyenlere vereceği izlenimi de, hem parti ve hemde genel başkanın KARİZMASI'nı çizmenin vermiş olduğu rahatlıkla, yoluna devam edeceği muhakkaktır. Böyle bir olayın olmamasını da temenni ederim ancak temenni tabi.....
Hülasa üç beş satırla bu bloğu nihayetlendiririm diye düşünürken, sizleride böylesi sorunlarla yorduğum için özür dilerim.