- Kategori
- Siyaset
Liderler seçti, seçmenler onaylayacak...

Yaz ortası seçimlerinde takvim işliyor… Ben yazımı 3 Haziran’da yazıyorum. Yarın 4 Haziran… Saat 17.00’de Türkiye’nin yeni dönem milletvekilleri belli olacak. Ankara’da tüm siyasi parti liderlerinin son yirmi dört saati bu milletvekillerini seçmekle geçti.
Bilebildiğim kadarıyla sadece CHP Muğla ve Mersin’de ön seçim yaptı. Kontenjanlar hariç diğer adayları parti delegeleri belirledi. Diğer milletvekillerini ise liderler seçti. Siyasi partilerin liderleri 4 Haziran’da milletvekillerini seçtiler 22 Temmuz’da da seçmenler bu listeleri onaylayacak… Demokrasimiz ne güzel işliyor ama!
Peki Türkiye’de siyasi parti liderlerini kim seçiyor? Partilerin delegeleri mi? Hadi canım sizde! Gördüğünüz her şeye inanmayın…
Yaşamım boyunca siyasette komplo teorilerine pek inanmadım. Ama on yıl öncesinden bugünün bazı liderlerinin kim olacağı dergilerde yazılmış ve bu gerçekleşmişse galiba ABD’de birileri Türkiye’nin geleceği ile ilgili olarak biz bu ülkenin yurttaşlarından ve aydınlarından daha fazla çalışıyorlar diye düşünmeden edemiyorum doğrusu…
Bugünün gazetelerine bir bakın. ABD’yi mesken tutmuş bir Hoca Efendi’ye kimler ne övgüler döktürmüş…Üç hafta önce alkışladığımız merkez sağdaki birleşme hiç olmayacak bir noktada neden koptu acaba ?
Türkiye’de siyasi partilerin tümü birbirlerinden sadece liderleri ile farklılıklarını ortaya koyuyorlar. Oysa işin doğrusu partilerin liderleri ile değil programları ile farklılıklarının ortaya konması gerekir. Hangi parti lideri ne yaptı, ne yapacak değil Türkiye’nin temel sorunlarını hangi projeyle hangi programla çözeceğinin tartışılması ve özgür seçimlerde oylanması gerekir.
Türkiye siyasetinde bir başka yanlış uygulama da dini inançların ve etnik farklılıkların siyasete ve seçimlere malzeme yapılmasıdır. Kimisi dini tekeline almış en dindar benim yarışında, kimisi milliyetçiliği tekeline almış en milliyetçi benim kavgasında.
Kimse emperyalizmin Irak’ta, Orta Doğu’da ve dünyanın başka ülkelerinde işlediği vahşi cinayetleri tartışmıyor. Savaşlara karşı evrensel barışı savunamıyor. Kimse kapitalizmin sonuçlarını, Afrika’daki açlığı, dünyadaki yoksulluğu tartışma gündemine almıyor, bu konularda ne yapılması gerektiğini söyleyemiyor. Kimsenin küresel ısınma, kuraklık, insan ticareti diye bir sorunu yok… Kimse deprem ülkesi Türkiye’de yapılması gerekenleri tartışmıyor bile. Kimse ulusal ve uluslararası terörün nedenlerini konuşmaya yanaşmıyor. Barbarca işlenen cinayetlere karşı ise teröristin kimliğine göre tavır alınıyor. Senin teröristin yaptıysa kötü, benim teröristim yaptıysa iyi… Daha bir sürü ulusal ve evrensel sorun ne parti programlarında var, ne seçim meydanlarında konuşuluyor ne de insanları ilgilendiriyor. Varsa yoksa hangi lider diğerine ne dedi ? En iyi transferi, en iyi vitrini kim yaptı, en sadık adamı kim seçti? En kalabalık mitingi kim yaptı?
İşte bu koşullarda yaz ortası seçimlerinde sandığa gideceğiz. Liderlerin seçtiklerini onaylamak zorunda kalacağız. Böyle olur Türkiye’de seçim dediğin…
İZNİK DOĞUŞ GAZETESİ- 6 HAZİRAN 07