​ Lozan'ı kavrayamadan hiçbir yere varamayız / Tarih / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '09

 
Kategori
Tarih
 

Lozan'ı kavrayamadan hiçbir yere varamayız

Lozan'ı kavrayamadan hiçbir yere varamayız
 

Bugün Lozan Antlaşmasının yıldönümü…

Tam Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin [bir anlamda] kuruluş belgesinin imzalandığı gün…

Arkasına İstiklal [yani bağımsızlık] Savaşı’nın rüzgârını almış Türk müzakere heyetinin İsviçre’nin Lozan kentinde zaferini tescil ettirdiği gün…

Bugün büyük bir gün!..

Giderek bağımsızlığını yitirmiş bir halk için önemle, ciddiyetle anılması gereken bir gün.

Tarih bilincimizi tazeleyerek, nereden nereye geldiğimizi sorgulamamız gereken bir gün…

Nereden nereye ve nasıl geldiğimizin hesabını vermemiz gereken bir kilometre taşı ve dönüm noktası olması gereken bir gün…

O günden bugüne bakarak, olup bitenlerin aslını ve esasını sorgulayarak bir dönüm noktası olarak kutlamamız gereken büyük bir gün!...

Ne olmuştu Lozan’da?..

Emperyalizme karşı verilen büyük mücadeleden doğan Tam Bağımsız devlet, Dünya milletleri tarafından tescil edilmişti…

Peki, dünya milletleri içinde Lozan Antlaşması’nı imzalamayan tek [taraf] devlet kimdi?..

- Amerika Birleşik Devletleri…

Sözleşmenin altındaki bu eksik imza, o günden bugüne, hala tamamlanmamıştır.

Yani, Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye’nin tam bağımsız bir devlet olarak kurulmasının resmi imzasını atmamakta [hala] ısrar etmektedir.

Bu tavır ve bu istikrarlı, inatçı duruş hala sürmektedir.

Ve Amerika, o günden bu güne yürüttüğü sistemli ve ısrarlı politikalar aracılığı ile Türkiye’nin bağımsız bir ülke olarak yaşamasının önündeki tek engeldir…

Türk insanı bu gerçeği görmelidir.

Bu gerçeğin görülmesi, aynı zamanda ülke içinde yürütülen siyasetlerin aydınlatılmasını sağlayacak önemli bir ışıktır.

Mustafa Kemal Paşa’nın en büyük başarısı, üstün bir kurmay subay olarak, dostunu ve düşmanını iyi ve doğru teşhis etmesi ile yakından ilgilidir.

Türk halkı da içinde bulunulan süreç içinde, düşmanını ve o düşmanın ülke içindeki müttefiklerini iyi ve doğru teşhis etmek zorundadır…

Türkiye Afganistan’da ne aramaktadır?

Türkiye’nin Ortadoğu bataklığında ne işi vardır?

Türkiye, niçin Amerikan çıkarlarının bir taşeronu haline getirilmiştir?

Türkiye’de yerleşik ABD askerlerinin “hikmet-i vücudu” nedir?..

Türkiye niçin [tek taraflı işleyen] Gümrük Birliği Antlaşmasını imza etmiştir?

Türkiye niçin tüm kaynaklarını ve güvenlik değeri tartışılmaz olan iletişim gücünü yabancılara pazarlamak durumunda bırakılmıştır?..

Evet, oturup bu soruların cevaplarını bulmak ve bilincimize yükseltmek zorundayız.

Ve sanıyoruz ayrıca, bu soruların cevapları ile, Lozan Antlaşması’nın önemini ve o antlaşmaya imza koymakta direnilmesi arasındaki ince bağı yakalamak zorundayız…

Peki, bu zorunlulukları yerine getirmediğimizde neler olur?..

Lozan Antlaşması’nı Sevr Anlaşmasına geri götürmek isteyenler, kaybetmiş oldukları savaşı, yeniden kazanmış olurlar…

Ve bu ülkeyi tam bağımsız bir cumhuriyet haline getiren insanların döktükleri kana yazık olur…

Ve bir de bize; evet, bizlere yazık… Çok yazık olur!..

 
Toplam blog
: 913
: 485
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..