- Kategori
- Beslenme / Diyet
Macaron denince - Röportaj

Macaron denince - Röportaj
Röportaj arasını uzun tuttuk biliyorum, sizler için o kadar özenle çalışıyorum ki asıl arka yüzü bu diyebilirim görünenin. Her yerle görüşüp size aktarmak anlamsız olurdu, farklı özelliklere sahip olmalı sizlere taşıdığım yer. “ İlk “ olmalı, orijinal olmalı, “ Ben bunu hiçbir yerde görmedim, nedir bu? “ tepkisi verilmeli, heyecan uyandırmalı… derken kendimi bu butik pastahanede buldum! İş yeri sahibi İlkay Hanım’a sizlerin adına çok güzel sorular sordum, heyecanla cevapladı.
Nerede miyiz?
MACARONS & BELLA
Şu yeni nesilin az çok bildiği ama orta yaşın biraz daha yabancı olduğu macarondan bahsedelim mi biraz? Macaron üretimi sizin için ne ifade ediyor ve bunun yanında ne gibi üretimler yapıyorsunuz?
Eskilerin acıbadem kurabiyesi olarak bildiği şey biraz farklılıklar oluşturarak macaron olarak karşımıza çıkıyor diyebilirim. Yumurta akı, toz şeker - pudra şekeir, badem unu üçlüsünden oluşan bir tat bu. İçerisinde de krema, 1.kalite Belçika çikolatası ve dondurulmuş meyve kullanılıyor. Renkli halleriyle karşımızda. Söylediğiniz gibi yeni nesil bunu biliyor, amacımız da orta yaşa bunu sunmak ve herkese hitap ediyor olabilmek. Macaron üretimi bana özel olduğumu hissettiriyor çünkü zor bir üretim ve bunu başarmak beni mutlu ediyor, Manisa’da macaron denildiği zaman akla geliyor oluşum güzel bir his. Macaron üretimi dışında el yapımı badem ezmeleri yapıyorum, oldukça dikkat çekiyor. Portakal, nar, elma, kayısı, şeftali, muz ve çilek şekillerinde olduğu için vitrinin önünden geçenler bir an duraksıyor ve içeri gelip ne olduğunu soruyor. Yenilebilecek bir şey olduğuna inanmıyorlar farklı renklerde ve meyve şekillerinde olduğu için hemen denemek istiyorlar, oldukça heyecan verici.
Burası nasıl oluştu, herkesin hayalini süsleyen o “ meşhur şirin minik cafe” emek istiyor değil mi?
Hayalimde olan bir butik pastane- cafe vardı ve ben bunu tabi ki emek harcayarak oluşturdum. Hayal edilen her şey kolayca elde edilmiyor, bekledim ve bekleyince daha güzel olduğuna inandım. Umarım hayallerimden daha güzel şekilde ilerler.
Ürettiğiniz tatlı atıştırmalıkların orjinalliğini ve meşhur lezzetini neye bağlıyorsunuz peki?
Hayal gücümle ilgili bu durum. Orjinalliği tamamen hayalimdekini gerçeğe dökmemle sağlanıyor. Meşhur lezzeti ise özenle seçtiğim ham maddelerden kaynaklanıyor, bu konuda hassasım.
Bir markaya sahipsiniz, bu sizin için nasıl bir süreçti ne gibi yollardan geçtiniz?
Öncelikle bunu yapabileceğime inandım, bu markaya sahip olmak için bazı başvurularda bulundum ve onaylandı. Sonrasında yelpazemi daha da genişleterek şuanki cafemi açtım. Zor bir süreçti, insanlara kendinizi anlatmak ve kabul ettirmek kolay mı? Çevrenizi genişletmek hem zor hem de uzun bir süreçti. Sonuç olarak bugüne gelmek benim için en güzel şey.
Alanınızla ilgili aldığınız eğitimlerden ve başarılarınızdan biraz bahseder misiniz?
Öncelikle kendi kendimi geliştirdim sonrasında İzmir Badem Mutfağına gittim ve orada ilk “ Macaron eğitimimi” aldım, Manisa’da aktif felsefe kurumundan çikolata ilgili bir eğitim daha aldım. Ardından İzmir Mutfak Sanatları Enstitüsü’ne gittim orada da “ Macaron eğitimi ve glaze sos eğitimi “ aldım. Başarı olarak gördüğüm ve beni mutlu eden olaysa İzmir Çikolata Festivali'nde düzenlenen yarışmada Uluslararası aşçı grubu şefleri tarafından çikolatalı kurabiyeler kategorisinde hazırlamış olduğum Macaronlar 1.seçildi . Altın madalyon ve kupaya layık görüldü. Bu durum da bende güzel bir motivasyon sağladı ve müşterilerim için en kalitelisini ve en güzelini yapacağıma inanmış oldum.
Burada her yaşa hitap ettiğinizi düşünüyor musunuz, neden tercih edilmelisiniz?
Başlangıçta bahsettiğimiz gibi yeni nesil bu tada alışık ama orta yaş grubu da yavaş yavaş alışmaya başladı. Günden güne daha fazla bir ilgi olacağına inanıyorum. Kalite benim için çok önemli, bu ürünü herkes tüketebiliyorsa bunun hakkını vermeyelim. Hassas ve şeffaf bir şekilde üretimimi gerçekleştirebiliyorum. Neden tercih etmelisiniz? Bunu en güzel açıklama şeklim müşterilerimi burda ağırlamak olur.
Son olarak tüketicilerimize bir mesajınız var mı?
Müşterilerim kendilerini özel hissetmeliler. Güzel şeylerin başı her zaman sevgiden geçer, işimizi sevdikten sonra ne yorulabiliriz ne de negatif bir enerji hissedebiliriz. Benim yolum sevgiden geçiyor, insanlara güzel tatlar vererek hem kendim hem onlar mutlu olsun istiyorum. Her bir yaptığım renkli renkli macaronlar bana öyle keyif verdi ki, başkalarıyla da paylaştıktan sonra “ Bunu yaptım. “ diyebilmek ve geri güzel bildirimler almak bu işin bana en çok haz veren kısmı oldu. Bu çatı altında sizlerle buluşmak bana keyif verecektir, sevgiyi ve bu güzel tatları paylaşmak isteyen herkesi bekliyoruz…
Sorularım sonunda bitiyor, biraz fazla mı sordum İlkay Hanıma sizce?
Elimde olsa daha çok sorar daha uzun konuşurdum çünkü büyük bir mutlulukla bahsediyor işinden. Her aşaması ona zevk vermiş ve en zor süreçleri bile güzel olacağını hayal ederek atlatmış. Sorularım bittikten sonra etrafı inceliyorum ve sizler için fotoğraf çekiliyoruz. Her şey yerli yerinde,dikkatimi en çok çeken ise gıda ile temasa geçildiğinde çalışanların mutlaka eldiven takması. Bu zaten yapılması gereken bir şey ama ülkemizde gıda sektöründe hijyen ve sanitasyon ne durumda her gün görüyorsunuzdur. Bu küçük ve önemli bir ayrıntı… Üretimi yapılan gıdalar içerisinde de en çok dikkatimi çeken meyve şeklinde badem ezmeleri oluyor. İlk gördüğümde mum ya da biblo sanmıştım, oysa ki bu tatlı atıştırmalık şekerler hem nikah şekeri hem de farklı alanlarda talep görüyormuş. Vitrinin önünden geçen insanları durduran bu ürün favorim diyebilirim. Umarım biraz olsun gözünüzde canlandırabilmişimdir o atmosferi.
Bu şeker röportaj için Macarons Bella ailesine teşekkür ederim.
Bu esnada özenle fotoğraflarımızı çeken Yağmur’a da ayrıca bir teşekkür!
Sağlıkla Kalın!
Not: “ O herkesin hayallerini süsleyen tatlı minik cafe gerçek olmuş. “
Gıda Mühendisi- Nermin Özge Bilge