- Kategori
- Futbol
Mahalle arası futbol

Fotoğraf orjinaldir. Dileyen kullanabilir.
Sinan Engin’le futbol ekonomisini konuştuk bu hafta; bildiğiniz gibi “Sinan” Beşiktaş’ın önceki menajerlerinden, futbol yorumcusu ve eskilerin ünlü futbolcusu.
Programımıza gelen konuklar bir konuda birleşiyor; o kadar çok inşaat yapılıyor ki, bu binaları kim alıyor? Kaça alınıyor ve neden alıyorlar? Sinan Engin de aynı kaygılarını dile getirdi. Bu hesapsız inşaat çılgınlığı, 2007 Ortalarında ABD konut piyasasından başlayan krizi hatırlatıyor. O dönemde sorunlar giderek büyümüş ve gelişmiş ekonomilerden gelişmekte olan ülkelere de sirayet ederek küresel bir boyut kazanmıştı. ABD’de konut kredilerindeki özensizlik ve şişkinlik ile başlayan finansal problemler derinleşerek bütün dünyayı sarsmıştı. Krizin nedenlerini, likidite bolluğu ve bunun sonucunda verilen özensiz krediler, aşırı menkul kıymetleştirme, saydamlık eksikliği, derecelendirme kuruluşlarının etkinliğindeki yetersizlik ve düzenleyici ve denetleyici kuruluşların müdahalede gecikmesi olarak analiz edilmektedir.
Marka değeri olarak futbola yorum getiren Sinan Engin, globalleşen dünyada futbol endüstrisinin büyüdüğünü ancak, Türk futbolcusunun hırslı olmadığını, ülke dışına giden futbolcumuzun “kebap” özlediğini, profesyonelliğinin gereğini yapamadığını örnekleriyle anlattı.
Bu nedenle Türk futbolcusu “tamam” diyor. Kazandığını artırmak isteğinde değil. Aldığıyla yetiniyor.
“Avrupa’daki bir oyuncu yüzde yetmişler oranında vergi ödüyorken, Türkiye’de futbolcuya vergi yok.” Diyen Sinan Engin, bu nedenle yabancı futbolcu Türkiye’yi tercih edebiliyor.
Kulüpler yabancı futbolcuya çok para veriyor. Kulüpler bu nedenle milyar dolarlarla ifade edilen borçlar içinde…
İngilizce bilen oyuncumuz yok denecek kadar az, temel eğitim eksik. Alt yapıdan yetişecek çocuklar elli lirayı bile veremeyecek durumda. Eskiden mahalle arasında boş arsalar çoktu, yeteneği olan oynaya- oynaya yetişirdi. İnşaat çılgınlığı çocuklara top oynayacak alan da bırakmadı, kulüplere katılacak parası olmayan dar gelirli ailelerimizin futbola yetenekli çocukları da böylece gelişemiyor. Oysa iyi bir futbolcu, önce iyi bir insan olarak yetişecek. İyi beslenecek, iyi uyuyacak, çok antrenman yapacak, eksik antrenmanlarını kendisi tamamlayacak ki ideal bir futbolcu olarak yetişebilsin.
Sinan Engin’in görüşleri böyle…
Her hafta farklı görüşlere yer vermeye çalışan KEYİAD, Tek Rumeli TV'de yayımlanan, Ahmet Eler’le "Ekonomide Ufuk Turu" programında, geçtiğimiz cumartesi Sinan Engin’i konuk ederek, onur tablosuna bir halka daha ekledi, tebrik ederiz.
Sinan’la söyleşirken, fil ile karıncanın futbol fıkrası aklıma düştü. Fil birden sakatlanır onu hastaneye kaldırırlar. Polisler karıncayı koşarken görünce karıncaya sorarlar;
- Nereye gidiyorsun? Karınca:
- Fil arkadaşım sakatlanmış da kan vermeye gidiyorum arkadaş.
* * *
Karıncanın kanı file, bizim futbol deneyimimiz de “Sinan”ın futbol birikimine yetmez ama işte derler ya; “karınca kararınca”!
Önümüzdeki hafta bir başka konuğumuzla yine sizlerle olmak dileğiyle...