- Kategori
- Haber
Malkoçoğlu...

Son senelerde ne zaman birisi bana içinde <ı>“Münferit”[1]ı> kelimesi geçen cümle kursa, aklıma hemen <ı>“Malkoçoğlu”ı> geliyor. Biliyorsunuz <ı>“Malkoçoğlu”ı> Türk Sinemasında Cüneyt ARKIN ile yaratılan ve O’nunla da özdeşleşen bir “Tarihi karekter”i...
Sinema perdesinde izlediğimiz tüm <ı>“Molkoçoğlu”ı>lu serüvenlerde olay kahramanı olan <ı>“Malkoçoğlu”ı> tek başına hareket eder, tek başına bir orduya karşı durur, tek başına Tekfur’u yener, tek başına da yendiği Tekfur’un kızı ona âşık olur, o da olur ama kız tek başına ölür. Çünkü neden? <ı>“Malkoçoğlu”ı>nun yine tek başına olması gerekir, kimse ayağına bağ olmamalıdır.
Demem o ki <ı>“Malkoçoğlu” ı>tek başına, yani <ı>“Münferit” ı>hareket eden, kimseye bağlı olmadan kahramanca işlerini gören kişidir.
Aynı Sapanca gölündeki olay gibi…
Ne diyor ilgililer?
<ı>“Bu, münferit bir olaydır…”ı> Yani tek başına yapılmıştır. Gerçi saldırı anında kalabalık sporcu gurubunun üzerine her ne kadar birden fazla kişi saldırdıysa da, olsun yine de <ı>“Münferit”ı> oluyorlar!...
Nasıl <ı>“Münferit” ı>oluyorsa?
Ülkenin bir yerinde imam, cenaze namazında cemaate seslenirken, kene ısırmasını <ı>“Ahlaksız”ı>lığa verilen ceza olarak niteliyor. Bakın bu <ı>“Münferit”ı> bir olaydır, imam tek başına <ı>“Fetva” ı>vermiştir. Gerçi ülke genelinde benzer olaylar peş peşe sıralanıyorsa, bu da <ı>“Münferit” ı>olmaktan çıkar, ama orasını geçelim.
Yine ülkenin bir yerinde, bir belediye başkanı amacını aşarak <ı>“İçki yasağı”ı>nı devreye sokuyor. Soruyorsunuz “N’oluyor hemşerim” diye, cevap net; <ı>“Münferit olay”ı>dır.
Benzer ne kadar olay varsa, hepsine takılan kulp, olayın <ı>“Münferit”ı> olduğu yolundadır.
Benim aklıma da <ı>“Münferit”ı> kelimesi geçen cümlelerle anlatılan olaylar sırasında, dediğim gibi hep <ı>“Malkoçoğlu” ı>geliyor böylelikle…
Oysa…
Türk sinemasının efsane karakterlerinden <ı>“Malkoçoğlu”ı> her ne kadar <ı>“Münferit”ı> hareket ederek bir kahramanlık gösteriyorsa da, olayın dibini araştırdığınızda hiç de hareketin <ı>“Münferit”ı> olmadığını görürsünüz.
Tamam… Bazı spor dalları vardır, örneğin boks, atletizm ve benzeri gibi yarışmalar sırasında <ı>“Tek başınıza” ı>başarıyı göğüslersiniz, ama o başarıyı gösterene kadar geçen süre içerisinde hep size yardım eden, sizi çalıştıran bir ekip de vardır. Yani olayın finali <ı>“Münferit” ı>olabilir, amaçta <ı>“ferdilik”ı> toktur.
Yine <ı>“Malkoçoğlu”ı>na dönersek, orada da Padişah, en güvendiği cengâveri olan <ı>“Malkoçoğlu”ı>nu çağırır ve buyruğunu kendisine iletir.
<ı>“Git, Bursa Tekfurunun icabına bak…”ı>
Malkoçoğlu bu emri yerine getirmek için yollara düşerken, altında atı, belinde kılıcı, sırtında asılı yayı, sadağında da birkaç oku vardır.
Örneğin <ı>“Gir… Bursa Tekfurunun icabına bak, kızını da kendine âşık et”ı> dememiştir. Ama kız <ı>“Münferit”ı> bir duyguyla Malkoçoğlu’na âşık olur, ama diğer taraftan Malkoçolğu, Padişahın buyruğunu yerine getirir, Tekfuru da ülkesini de yerle bir eder, padişahın huzuruna döner…
Buyruk yerine getirilmiş, görev başarılmıştır.
Burada amaç <ı>“Münferit” ı>değil, ama eylem <ı>“Münferit” ı>olarak gözlenir…
Aklıma takılan konuya gelince…
Acaba <ı>“Münferit”ı> olarak tanımlanan bu olaylar, ne ölçüde <ı>“Münferit”ı> oluyor? Bu bir, gelelim ikinci aklıma takılan konuya… Benim anladığım ve sözlükten de öğrendiğim kadarıyla, bir olayın <ı>“Münferit”ı> sayılabilmesi için <ı>“Müsebbibinin”ı> de “Tek kişi” olması gerekir.
O halde, kürekçilerin üzerine saldıranlar ve meydana getirdikleri fiili durum nasıl oluyor da <ı>“Münferit” ı>oluyor, orasını kavrayamadım…
<ı>03 HAZİRAN 2008
ı>
Dip Not: Malkoçoğulları, adı Malkoç Bey olan ve Orhan Gazi ve 1. Murat zamanında Balkan ülkelerine yapılan akınlarda görev yapmış, Müslüman bir akıncının soyunun mensuplarıdır...
<ı>[1]ı><ı> TDK Sözlüğünden anlamı: Tek, ayrı, kendi başına olan…ı>