Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Eylül '07

 
Kategori
Gezi - Tatil
 

Marmaris'te son tango

Marmaris'te son tango
 

Merhaba hüzün! Merhaba sonbahar! Ağaç ağaca bakarak kararır mı? Ya gönüllerde biriken o ‘’Tortu?’’ Bir hazan yaşanıyor, belli.Bu ürkeklik neden? Bu başı alıp gitmeler niçin? Bir bıkkınlık mı? Ellerimizin arasından sıvışan, o güzelim yaz mı?

Üzüm üzüme baka baka kararıyor. İnsan insana baka baka ‘’Ah!’’ diyerek kaçırdığı ‘’Yaz’ ı mı arıyor nedir? Pek mi matah’tı, geçtiğimiz yaz? her birimiz birer ağustos böceği de olduk. Sazımızla, göbeğimizle etrafı titrettik, iyi de, ya o sıcağını n’apalım? Canımıza okudu valla, canımıza bu sıcaklıklar. Aman, gitti de başımızdan iyi oldu. Ne soğuk sular yetti, ne de kovalarla buz.’’Gemilere atlayıp, başımı da alıp kaçasım geliyor bu yerlerden’’ diye ağıt yakmağa hiç gerek yok. Nesini özleyecekmişiz biz bu yazın.Yetti gari be?! Şimdi oynanan, son tango Marmaris’te.Biz buna bakacağız şimdi..

Bi şey diyeyim mi? Mevsimlerin en güzeli: ‘’Sonbahar’’ Tam tatil mevsimi. Güneş bile, bu mevsimin hatırına, ’’En güzel’’ burca girerek oturdu eteğini toplayarak . Ve düşünüyor: ‘’Son turfanda neler yapabilirim bu mevsim’’ diye, bizler için iyilikler düşünüyor.

Daha durun, pastırma sıcakları var. Sahi, unutmuşuz.Daha tarhanalar serilecek, salçalar güneşlenecek .Rüzgar da akıllanmış olmalı. Neydi o baş döndüren ve ağrıtan rüzgarın çilesi? Yok artık . Her taraf suskun. Yaprak kıpırdamıyor. Hafif bir serinlik, gönüllerinizi alıyor. Ortalık daha dingin. Gölgeler adam gibi size sahip çıkıyor .Denizin o arsız çırpınışları yok artık.

Peki, yaz aşkları n’olacak? Orayı hiç karıştırmayın.Şimdi siz, ’’Sonbahar aşk’larına’ bakın.

Güney kıyılarımız, yeni bir yaz dalgasına hazırlanıyor. Son turfanla bunlar, son turfanda. Yazın olduğu gibi ‘’Kesmece’’ değil bunlar. Göre göre...Ne çıkarsa bahtına!.’’Sona kaldım, dona kaldım ‘’ deme. Hem üzümünü ye, hem de bağcıyla birlikte şarabını iç! Yaz aşkı, içini mi acıttı? Boş ver. Amasya’nın ‘’var dağı’’ biri olmazsa biri var. Hem , eskiye mazi, yenmişe de kuzu derler. Sen bilmiyor muydun bunları?

Eeee, bildiğin halde?! Şunun şurasında bir dostluk yazdan bir tutam günler kaldı. Değer mi hiç?! Uzat ayaklarını, keyfine bak be yahu! Amma da sulu gözmüşsün ha! Kesmece değil bunlar kesmece değil. Günübirlik turlar başlıyor şimdi günübirlik. Eski aşkları, masa üstüne bardaklık yaptık, yeni turfanda bunlar yeni, yeni…

Gelin sizlerle, ’’Turfandacılar’’ pazarına uğrayalım. Marmaris sahillerini boydan boya dolaşalım. Benimle bu yolculuğa var mısınız?

Marmaris'liyi, bıraktığımız yerde ‘’Aynen’’ bulduk: Firesiz, eksiksiz, tastamam olarak. Biraz da yorgun…’’Yaz geldi geçti, hala daha ayağımı suya sokamadım’’ diyene de rastladık.Bunu diyenin yanındaki adamın, hırsla şöyle patladığını gördük: ‘’Soksaydın be adam!’’İyi mi?!

Pastırma sıcakları da gelip geçecek. Marmarisli aile boyu, gemilerine doluşacaklar. Bir hafta evlerine dönmeden, sahillere çıkarma yapacaklar .Elbiseleriyle suya girecek evin ninesi dahil, herkes dağ ateşi yakıp, göbekler atacak, dolmalar saracak, ateşlerden atlayacak, ev yapımı şarap içecekler. Kuzu çevirecekler, güvertelerde halay çekecekler.Kocalar da, banka önlerinde, gişede ‘’Banknotları saymağa

Devam edecekler.

Çok yıldızlı oteller dahil, diğer yerlerin tümü, yarıdan az fiyata müşteri buluyorlar.Turunç Koyu, yine sakin ve göreceli.Motorlar, yarı boş, yarı dolu seferler yapıyor.Saltanat kayığı çok tuttu.Körfezde mehter marşı ile dolaşıyor yine.

Sahillerdeki barlar, çılgınlıklarına devam ediyorlar. Bodrum, Çeşme ve Ala çatı’yı kirlettik, ‘’Şimdi sıra Marmaris’te’’ diyen çıkmadı henüz. Marmarisliler buna müsaade etmezler.Bu konuda tutucudurlar. Ne Fethiye’yi ne de Bodrumla pek alışverişleri yoktur onların.’’Ne bu la?!’’ diyerek tepki gösteriyorlar konu açıldı mı.

Kamil Taşkın’ın Harika gemisine bindik. Kadırga’ya kadar gittik. Yerliden çok yabancı vardı. Herkes hem maviye doydu. Gemide ilkten bir yabancılaşma vardı. Dönüşte herkes canciğer kuzu sarması oldu. Mavi yolculuklar birleştirici oluyor.

Geceleyin, duygulu bir atmosferde bir kutlama merasimine rastladık. Marmaris’in ‘’Pinokyo’’ isimli anaokulu öğretmenleri, hep birlikte onuncu kuruluş yıldönümlerini kutluyorlardı..

Okulun kurucusu Gönül Çelebi, on yıl önce Marmaris’e geldiğinde, 5 yaşındaki çocuğunu verecek anaokulu bulamamış. Sırf çocuğunu bu okula verebilmek için, bu okulu kurmuş. Şimdi çocukları Burcu Meltem 15 yaşında.

Okul Müdürü Şükran İnanç:’’Böylelikle de Marmaris, bu vesile ile bir 'Anaokuluna 'kavuştu’’ diyor.Psikologları Seçil Aksen: ‘’Çocuklar iyi yetişiyor.1OO çocuğumuz var.15 de öğretmeni’’ demekte.

Emre Otellerinin sahibi ve Genel Müdürü Bilge Hanıma rastladık.’’Bu sene doluluk oranı iyiydi’’ diyor.Ekime kadar otel dolu olacakmış.Eşi Murat Deliveli emekli olduğundan beri, büyük bir özveri ile, oteli kısa zamanda toparlamasını bildi.Bu yüzden bölgenin en iyi turizmcileri arasında sayılıyor.Oğullarının, Amerika’dan dönmesini bekliyor aile.

Su sporları aynı hızını koruyor ve çok tutuluyor Lidya’nın yanındaki ‘’Su Sporları’’ merkezinde.Beş yıldızlı otellerin puf yastıkları arasında nargile sefaları pek yaygın.Beş yıldızlı Munamar Otelin bahçesinde.’’Nargileciler güzelleri’’ seçtik bu sefer.

Orijinal kıyafetli gece klubü çağrıları yapan Rus kızlarını gördük son turfanda. Broşür dağıtmıyorlar. İşyerlerinin önünde sizinle poz veriyorlar. Yanağınıza ‘’Güle güle’’ öpücüğü konduruyorlar.

Biz bu güzel seçme işine iyi alıştık. Şükran Sahillerinde de bir İngiliz güzeli ile Hollanda güzeli seçtik. Manşet resmin sol başındaki İngiliz’in adı Jennıfer Phıllpson . Bir ‘’Emre’’ aşığı çıktı. Türkiye’yi seviyor.Bu yüzden gelmiş ailesiyle.Kendileri de, Emre’nin top koşturdukları Neocastle şehrinden.Üçüncü gelişleri.

Bir sonbahar hüznü ile birlikte ’Biraz daha tatil’ ümitleri ile insanlar, sahillerden eksik olmuyor.Hele şu pastırma sıcakları bir geçsin.Biz de yerimize otursak diyorum..

-

RESİMLER: (Kendi objektifimizden)

 
Toplam blog
: 1616
: 918
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..