Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Eylül '07

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
1894
 

Denizli'den Dalyan'a

Denizli'den Dalyan'a
 

Denizli'nin altı deniz, üstü şehir. Hele bir delikli çınardan gir İstiklal mahallesinden İncilipınar a kadar, evlerin önüne birer artezyen vur,bak sular nasıl coşuyor. Babadağ'ın arkatarafı güneyinden başlayan Babadağ sıradağları Denizli'nin güneyinden Çamlık mesire yerinin güneyini takiben cankurtaranın üstünden Vali çeşmesinde Honaz dağına kavuşur.

Bu dağların güneyi sanki bu dağlar yüksekliğinde, Tavas, Kale-tavas düzlüklerdir. Buralarda batan sular Denizli'de artezyen olmaktadır. Tabii bunda Denizli kenti kuzeyinde uzanan ve menderes ovası ile arasında yer alan, Jeolojik fayın büyük rolü var.

Cankurtarandaki fidanlık yeri seki terasının üst tarafından geçerken, Denizli ve Pamukkale'ye doğru hem seyredin hem dinlenin. Böyle manzara ve serin yer az bulunur, menderes ovasında.

Kapadokya turizm merkezinden sonra önemli anadolu turizm aktivitesine sahip olan Denizli'den akdeniz sahil turizminin potansiyeli en yüksek alanlarına ulaşmak bu yoldan olur. Bir yol tavas yönünden, Muğla'ya devam eder, diğeri Benim gideceğim Serinhisar-Acıpayam'dan geçer.

Yol Honazdağı yamaçlarına doğru tırmanırken vali çeşmesi ve kır gazinosuna veya restoranlara uğrayıp yanık süzme yoğurt yemeden geçmeyin. Honaz ege bölgemizin en yüksek dağıdır. Milli park, yaban hayatı, dağ sporlar ve dağa etkinlikleri bakımından zengin potansiyele sahiptir.

Bu yoldan sol tarafa doğru devam ederek Serinhisar'a varıyorum (Buranın adı Kızılhisar'dı Serinhisar olarak değişip ilçe yapılmıştır. Anadoluda başka kızılhisar köyü biliyorum, belki bilmediklerimde vardır. Tarihsel bir ilişkisi varsa, ileri yıllarda bu silinecekmi acaba.). Kentin güney ve batısı dağ, kuzey ve doğusu ovadır. Bu ova (Karaağaç ovası) güneydoğuya doğru uzayarak Acıpayam yanından devam eder. Darıveren civarında bir yönü doğu Burdur-Gölhisar yönüne doğru, bir tarafıda güneye Kelekçi'ye doğru ilerler.

Bu ovada çoğunlukla tütüncülük yapılır ama armut ve diğer ağaçlar ovada çoktur. Burada ağaç çok olmasına rağmen Güneydoğu anadolu yazılarında (düzlüklerinde) ağaç pek görülmez. Bunu yolculuklarımdan birinde güneydoğuda sordum. Tarlada kuşlar zarar veriyor o nedenle ağaç yok, yanıtını almıştım. Ama tarlada çalışanlara ağaç gölgesinin kıymeti iyi olsa gerek.

Serinhisar ekonomisi urgan, leblebi, tütün, ve tarım-hayvancılığa dayanır. Bu yolda seyahat eden Denizli'liler eve dönüşlerinde taze etlerini buradan alırlar. Yatağan kasabası bıçak imalatında ününü ülke geneline tanıtmıştır. Serinhisardan bakınca görülebilen Yatağan kızılhisar yazısının (karaağaç ovası) karşı kenarındadır.

Bu yol dağın eteğinden Acıpayama doğru devam eder.

Garbikaraağaç, Asi karaağaç isimlerinden sonra badem (payam) ağaçlarının çok olması ve acı olması nedeniyle Acıpayam adını almıştır. Buradan geçerken Özay Gönlüm'ü hatırlıyoruz. Tabi ki elinde yareni ile. Acıpayam'ı
Denizli ilçeleri içinde en tanınanları arasında olmasını sağlamakta bu sanatçının büyük rolü olmuştur.

Acıpayam'dan sonra yol ikiye ayrılıyor. Doğuya doğru giderseniz Çameli ilçesi yolu devam eder,o yoldan Gölhisar'a da sapabilirsiniz. Çameli'nden giden yol Suçatı köyünde gideceğim yolla birleşir. Buradan güneye, Kelekçi Kasabasına doğru yola devam ediyorum.

Darıveren'den sonra Aliveren, Dedesil köyleri Çameli yol boyunca geçilen köylerdir. Bu köy isimleri hikayesini anlatmadan geçeceğim. Kelekçi kasabasından dalaman çayı vadisine girmeye başlamış oluyorum. Ama sağ batı tarafta Olukbaşı köyüne de uğrayacağım. Bu mevkilerden itibaren kızılçam ormanları da başlıyor. Şimdi Olukbaşı köyü rampasında kızılçamın kendine has çam kokusu dolu havayı soluyarak yola devam ediyorum.

Olukbaşı Köyü hakikaten olukbaşı oldu, yukarı dağdaki suyun kanyon yamacından köye ulaştırılınca. Köyün batısında dağda ardıç, karaçam ormanı içindeki yayla suyu ikiyüz metre sarp yamaçlı kanyonun kuzey yamacı boyunca binbeşyüz metre tersmeyil kaya yüzeyden yer,yer tünel geçitleri ile açılmış olan kanal yoluna yapılmış olan beton kanalla bu yaylasuyu olukbaşına akıtılmıştır. (burası benim su kanalımdır- Ferhat ile şirinin değil) Ters kaya yüzeyden kanyon tabanı görülmemektedir. Bir kişi inşaatında uçuruma düşerek vefat etmiştir. Bu civarlara yolu düşene görmeyi tavsiye ederim. Muhtar Niyazi Akşit'in köy adına yapımda büyük çabası olmuştur. Hatırtasını anmayı unutamayız. Eğer burayı gezmeye gelen yanında çadırınıda getirirse kamp yapar ikibin metrenin üstü rakım var burada. Bütün köylüye selam diyerek geri dönüyorum.

Tekrar Dalaman çayı vadisine inerek çay boyu giden yoldan kızılçam ormanları içinden yola devam ediyorum. Bu güzergah çok tenhadır. Çameli üzerinden yola devam edilse fethiye'ye inilir, dağ üstü yoldur, vadi ve orman içi değilde yükseklerden geçip gitmek isteyenler o yolu da tercih edebilirler. Burası hep orman içinden gider, arada bir köy boşluğu olsada, genelde kızılçam ormanları vadi sessizliğinde ağustos böceklerinin senfonileri size eşilik eder.

Ormanların derinliklerinde kaybolma duygusuna kapılma psikolojisine mi giriyorsunuz ? O zaman bu dağların içinde hem dinlenin hem de Laleli'den kendinize deri konfeksiyon alışverişi yapabilirsiniz. Şaşırdınız mı yoksa. İşte ilerde ormanların içine gömülmüş bir köy "Suçatı" orman içinde yaygınlaşmış vadi çevresinde yabancı dilde tabelalar. İstanbul deri konfeksiyonunun şık ve renk renk imalatları burada yapılmaktadır. Beğendiğinizi alabilirsiniz de yada görüp, dinlenip yola devam da edebilirsiniz.

Bu avrupai durumdan sırılıp güneye doğru vadi boyu yolculuk bazan suya uzaklaşıp bazan yakınlaşarak ve git gide aşağı doğru gideceğim. Bundan sonra ben denemedim ama heveslendiğim rafting parkuru çay akıntısı da başlamış demektir.

Bu sakin, derin ve orman örtüsü altındaki vadiden sık virajları döne döne yola giderken, orman böçekleri müziği eşliğinde arasıra durup kuş sesleri ve rüzgarla birlikte oluşan orman seslerini de dinlemeyi, kaynak sularından içmeyi unutmamak lazım.

Ağaçlandırma ürünü ağaçların, okaliptüs ağaçlarının görülmeye başladığında dağdan indiğinizi düşünebilirsiniz. Anayola geldiniz demektir. Köyceğiz-Fethiye yolu tabi hemen önümüzde Ortaca, Dalaman var. Batıya dönülürse Köyceğiz yakın, ama Ortaca, Dalyan güzergahındayım.

Dağ yürüyüşü sevenlere Çameli, Sofular, Gürsu Köyleri güzergahından karlı toroslar arasından Fethiye'ye inmeleri daha güzel, güzergah olabilir. Tabi Çameli-Fethiye karayolunu takip de edebilirsiniz.

Nariçi.



Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

denizli güzeldir. bir çok horoz heykeli vardır. pamukkalesi vardır.

Canan Öz 
 23.09.2007 18:33
Cevap :
Biraz daha geniş yorum gerekli, edebi açıdan olur, tema akışı veya ifade tarzına yönelik. Böyle selamlaşma gibi bir şey! İlgine teşekkür ederim. Sevgiler.  23.09.2007 19:38
 

Bundan 5 yıl önce Acıpayam ilçesinin bıçak yapımıyla meşhur Yatağan köyüne gitmiştim. Ordan Kefe yaylasına çıktık. Muhteşem. Adeta çadır ekntti yayla. Üniversiteden öğretim görevlisi arkadaşlar, akademik çalışmaları için serin yaylada kampa almışlardı kendilerini. Her şey çok güzeldi. Ayrıca Sizin yazılarınız görse Evliya Çelebi kıskanır.. Tebrik ederim.. Selamlar..

murat ertaş 
 23.09.2007 15:30
Cevap :
Teşekkür ederim, Fazlada öyle değil gibi.Selamlar.  23.09.2007 17:08
 

Bahsettiğin güzergah olmasa da yöre de bir süre bulunma şansım olmuştu. Bozdoğan ve Nazilli yöresinde çok ve doğası bozulmamış pek çok keşfedilecek yer var. Takip ediyoruz seni, bakalım nereye varacağız :)) Sevgi ve saygılarımla... 

kartal0634 
 23.09.2007 15:03
Cevap :
Teşekkür ederim, kısmet ara sıra gezmem lazım. Selamlar.  23.09.2007 17:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 376
Toplam yorum
: 933
Toplam mesaj
: 229
Ort. okunma sayısı
: 1831
Kayıt tarihi
: 06.07.07
 
 

Hayat herkes için aslında yalnızlıktır. hiç kimsenin doğal garantisi yoktur. (Günlük atüel haberl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster