- Kategori
- İlişkiler
Masal

Gece indi. Zifiri bir karanlık abandı şehrin üzerine. Tüm ağırlığıyla yüreğime. Saçlarımın kızıllığına başka bir yaşamın kokusu bulaştı.
Bir yalanın ipleriyle örülmüş bu şehir. Bir yalanın iplikleri iğnelenmiş yüreğime. Söküldükçe tüm pislikleri çıkıyor gün yüzüne. Söküldükçe tüm yaşanmışlıklar gözlerime vuruyor. Söküle söküle “gerçek” bir sözün kalmıyor. Suskunluğun kaçışına yansıyor.
Haydarpaşa’dan kalkan son trene yetişiyorum nefes nefese. Bu şehir seninle uyuşmuyor artık. Adın bu şehre yakışmıyor. Bindirip de evine geri yolluyorum bu şehri yüreğimden. Koskoca bir boşluk kalıyor senden geriye. Sesim sokaklarda yankılanıyor. Yeni bir şehir kurmam lazım şimdi bu yürekte. Biliyorum.
Bir İstanbul masalı yaşadı gönlüm. İstanbul’u bir masal gibi yaşadı. Başka bir şehrin kahramanıydı özlenen. Yürekte beklenen. Masalların sonu güzel biter, bitmeli. Benim masalım sona ermedi ama. Bir kahramanın ayaklarına dolanıp kaldı. Bu kahraman benim masalıma yakışmadı.
İlişikteki hayat bana ait değildir. Ben hala rapunzelim. Kısa ve kızıl saçlı. Sözde kalan kahramanlıklara değil sadece yürekten yaşanan masallara inanırım...
Son...
*Anadolu'da bir kızım var, öğretmen olacak" projesi için;
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=45243