- Kategori
- Deneme
Mavi aldanılmışlık

Sokaktayım dört yana bakarak dolaşıyorum, şaşkın biraz da. Düşünüyorum ne yapacağım şimdi. Bir çocuk el açıyor "abi, yardım et" diyor. ""Biraz para, ekmek parası ver."
- "Bir milyon be abi"( ya da 1 Tl mi demeliydim?).
Geçiyorum devam edip; elim cebime gidiyor, cebimdeki yalnızlığa takılıyorum. Yürümek nasıl da ağır geliyor. Biraz ileride bir bebek ağlıyor, "annesi bırakıp kaçmış" diyor mahallemin alışılagelmiş teyzelerinden biri. Şaşırmıyorum nedense sesindeki kötü tebessüme. Diyorlar ki bozuldu anneler bile. Hayır demek geliyor içimden. Onlar çürük birer elma. Binlerce çuvalın içindeki sadece birkaç çürük elma.
Ama susuyorum... Cebimdeki yalnızlık dilime de yansıyor. Devam ederken kim suçlu diye düşünmeye başlıyorum.
Anneler mi anneleri bu hale getirenler mi?
Bir kız öğrenciyle karşılaşıyorum.
"Hocam diyor tanıdıklarınız var mı Ankara'da? Benim çalışmam lazım."
Neden diyemiyorum bile. Hissettiğim acı değil, yanma. Kalbim kanıyor sanki. Dokunamıyorum hayata, belleğim silikleşiyor.
Harçlar onların derdi. Öğrenim, katkı onların derdi, sonra katlanarak gelecek ödemeler yine onların, benzin, su, hayat, öss, kpss, işsizlik onların derdi. Evde onları bekleyen, umut eden sevdikleri onların değerleri. Ama baskı da onların.
Susuyorum yine çıkmıyor kelimeler ağzımdan.
Gidiyorum.
Dün doğdum bu gün ölüyorum.
Gökyüzü çöküyor üstüme, yalnızlık beni alıyor
her yer karanlık, mavi sadece bir aldanmışlık.
Kısacası diyorum kendime
Toparlayıp hüzünleri
Sen maviye kanan aptal
Gökyüzü başkaları için...