- Kategori
- Deneme
Mavi

Yosun tutmuş halatlar, ipini koparmış kayıklar, suyu çekilmiş bir deniz. Ve bir akşamüstü... Ben yalnız körfezimde başbaşa düşüncelerimle. Yönüm kuzey, gözümü kararttım, çıktım bir tepeliğe kendimce. Bir akşamüstü öylece bakakaldım kendi körfezime.
Daldım derin derin düşüncelere. Daldıkça içinde boğulduğum anılar... Adeta bir film şeridi gibi gözümün önünde. İşte bu bir mucize. Tam da deniz alıp götürmedi mi sizi? derkenanılarım bir bir gözlerimin önünde. Neden dargın değiller bana bilmem. Ben onların ellerinden bunca yıldır tutmazken. Bilirler telaşı içinde olduğum gökyüzünün. Kendi gökyüzümün yaratılış aşamasında olduğumun. Yok ben buna dayanamam. Ben herkes gibi olamam. Ben bir salgın hastalık gibi yayılam, ikinci el gökyüzlerinin sahibi olamam. Yaşadığım bilinecekse eğer şu dünyada mavi, masmavi bir gökyüzü yaratacağım kendime denizlerime mavisini veren, deniz dibindeki silinmeye yüz tutmuş ayak izlerimi daha bir aydınlatan, su yüzüne çıkarmayı hedefleyen bir gökyüzü. Mavi kadar saf, mavi kadar sonsuz ve huzurlu... Mavi kadar kusursuz... Yarattığım gökyüzümle anılacağım hayatta. Kimseye benzeyerek göçmeyeceğim bu diyardan. Ölüm sadece benin olduğunda öleceğim. Ya da ölmeyeceğim. Ben sadece ebediyete, maviye göçeceğim. Mavi beni alan ve yaşatan olacak.