​ Ölümün bile unutturamayacağı aşklara / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Temmuz '08

 
Kategori
Deneme
 

Ölümün bile unutturamayacağı aşklara

Ölümün bile unutturamayacağı aşklara
 

RESİM:ALINTI


Hava karar maya başlıyordu.

İşte şimdi onların güneşi batıyor benim güneşim doğuyordu

Etraf zifiri karanlık olmuştu

Rüzgarın sesinden başka ses yoktu

Üstümüze diktikleri çiçekler sarhoş gibi savrulup duruyordu

Benim üstüm mor ve pembe çiçeklerle kaplıydı

Her gelmesinde mor ya da pembe çiçek getirdi

Son gelmesinde kırmızı bir gül getirdi

Şevketle, beni incitmekten korkar gibi gülü dikti ve suladı.

Sanki benim onu izlediğimden emin gibi gözleriyle etrafı kolaçan etti

Usulca koynuma girer gibi toprağa sarıldı.

Bedenime o dakika can gelseydi de sende hissetseydin benimde seni sardığımı.

Gidene kadar ağzından tek kelime bile çıkmadı.

Oysa o benle konuşmadan, bana içini dökmeden gitmezdi.

Etrafta rüzgarın uğultusundan başka ses yok.

Onu görmeliyim.

Gözlerinde ilk defa ışık vardı

Hissettim yüreği ilk defa deli gibi atıyordu.

Sanki içinde suçluluk duygusu vardı.

Onu görmeliyim…

Her yanıma gelmesinde kulağına fısıldardım “beni unut “ diye

Getirme mor çiçekle. Getirme pembe goncalar

Beni unut yeni bir hayata yelken aç diye her gelmesinde fısıldardım

Günler geçti, aylar geçti ama bir daha gelmedi.

Tüm çiçekler kurumuş sadece kırmızı gül kalmıştı.

Her geçen gün inatla cap canlı kalmaya devam ediyordu.

Bir dalda tam üç gül olmuştu.

Aradan yıllar geçti. Üç kişi başucumda belirmişti.

Biri o diğeri eşi diğeri ise sap sarı saçlı şeker mi şeker bir kız çocuğuydu.

Eşine benden bahsetmiş. Konuşmalarından anladım aşkımızdan yaşadıklarımızdan bahsetmiş

Bana yine mor ve pembe çiçek getirmişlerdi

Mor eşinin elinde pembe ise kızının elindeydi

Çiçeklerin yok olduğunu görünce üzüldü. Ama son diktiği gülü görünce çok şaşırdı

Bir dalda üç tane gül biri o, biri eşi, diğeri de kızını ifade ediyordu

Artık senede bir defa kırmızı gülü diktiği tarihte kızıyla birlikte geliyor şevketle gülü sulayıp gidiyorlardı.

Aradan yıllar geçti bu hep böyle devam etti.

En son torunuyla birlikte başucumda belirdiğinde yine elinde kırmızı bir gül vardı

Onu da dikti ve bir gün sonra bir daha ayrılmamak üzere kavuşmuştuk.

 
Toplam blog
: 74
: 709
Kayıt tarihi
: 17.03.08
 
 

1984 Ankara doğumluyum aslen Sivaslıyım. Medikal, tekstil dallarında çalıştım şimdi ise asistanlı..