- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Mekanlar

Zamanın içinde mekanları ziyaret ederiz. Bu çoğu zaman akıp giden hayatımızın tümüdür. Bulunduğumuz yerin adı ve şekli, neden orada olduğumuz, hayatımızda önemli bir yer almamıştır. Bizim için orada olup da neler hissettiklerimizdir.Kimi zaman bunları bir kenara not olarak düser, bazende belleğimizin bir kösesine sıkıştırırız. Bir günde, paylaşırız ani adı altında.
Bu mekanları saymak, gökyüzünde ki yıldızları saymak gibidir. Hissettiklerimiz ise canlı sayısının yıldızlarla çarpımı gibi bir rakkama ulaşır. Varsayım, bir müzeyi gezdiğimizde tarihi yaşamaktan çok, her gördügümüzü bilinç altı yaparak, içimizde o zaman ki yaşamız dan bir anı gibi paylaşırız.
Unutamadığımız mekanlar:
Onları kendimize saklar paylaşmayız. Biliriz ki orada cözemediğimiz gizem vardır. Mekänların adları vardır. Bizi hiç ilgilendirmez. İçinde yaşadığımız an, bizler veririz adlarını. Acı, mutluluk, korku, kıskançlık, yanlızlık, A.be.ce, kadar çok.
Ya her mekänin bir ani defteri olsa ? Yaşadıklarımızı, hissettiklerimizi bir fotagraf gibi sayfalara koplasa idik ne olurdu? Yaparmiydik, paylaşabilirmiydik ?
Yoksa hislerin, düsüncelerin, savaşına mı sebep olurduk.? Bir resme bakarken, bir yazıyı okurken, birini dinlerken, onun olduğu mekanı görebiliyormuyuz ?
Gözlerin açık olduğu zaman mı yoksa kapalı olduğu zaman mi, bizleri bu yerlere daha fazla götürüyor? Zorlayın belleğinizi adını sizin koyduğunuz en güzel mekän hangısı?
:)
Selametle.