- Kategori
- Gündelik Yaşam
Melankoli

Bu sabah uyandığımda her zamanki gibi ilk işim, pencereden bakmak oldu. Dışarısı gri, kasvetli ve hüzünlüydü. Yine kar yoktu…Kurşuni gökyüzünden incecik ve sessiz yağmur yağıyordu. Bulutların ağırlığını omuzlarımda, dışarıdaki hüznü içimde hissettim.
Melankoli, sardı ruhumu. Bana özgü bir durum değil kesinlikle…fakat her yeni yıl ile birlikte bu karamsar duyguyu daha sık yaşıyor oldum .
Zaman, sanki yürümüyor, koşuyor. Ve her geçen yıl ile bu temponun hızlandığını hissediyorum, adeta acele ediyor finale yetişmek için.
Hafızamda, geçmiş olaylar ve insanlar canlanıyor. Hayatımı buraya kadar gözden geçiriyorum.
Elde etmiş olduklarımı ve olmadıklarımı… Bütün yorgunluklarıma değmiş mi ?
Kesinlikle iki şey ile gurur duymalıyım. İlki; iki oğlum. Bana göre, onlara iyi bir terbiye vermeye çalıştık. Belki de önyargılıyımdır, ne de olsa çocuklarım, fakat gördüklerimden şu ana kadar memnunum. Tabii ki daha çok gençler ve henüz kendi yollarını almış değiller .Umarım bunu da görürüm: hayatta, kendi ayakları üzerinde durmayı başardıklarını.
İkinci de; seyahatlerim. Gezme şanslarım oldu.Ülkemi, değişik ülkeleri ve insanlarını tanıdım. Buna değerdi.Sanırım bir söz var 'yediklerin içtiklerin sana kalsın, bize gördüklerini anlat'.Görünenler önemli demek ki …
Maddi şeyler değerlidir, fakat her şey için değil… Yaşanmış duygular da önemli. En azından benim için öyle. “Boynu dolayı geniş, konuşuyor” düşünenler olabilir. Hem haklıdırlar, hem de haksız…
Tercih meselesi, önceliklerin sıralaması ve iç duyumlarımız…
İnsanlar farklı ve farklı biçimde algılıyorlar hayatı ve dünyayı.
Hepimiz aynı olsaydık ne kadar sıkıcı olurdu yaşam. Heyecan, tartışmalar, arkadaşlıklar ve aşk olmayacaktı.
Tek renkli bir dünyada, yaşar gibi olacaktık. Gri veya kırmızı, sarı veya mavi, yeşil veya siyah hiç önemli değil.
Hayal edemiyorum etrafımdaki her şeyi, tek renge boyanmış halini.
İşte böyle karmakarışık düşünceler dönüyor aklımda. Birbirini kovalayan düşünceler…Bir şeyi hatırlıyorum, an sonra başka bir şeyi… Karışık bir iş.
Bu ruh halim bir an önce gitsin…kendi kendime tahammülüm yok çünkü.
Gevşemek istiyorum, biliyorum yağmurdan sonra Yenilik gelecek, ben Yenilikleri seviyorum, bana sunacakları sürprizlere rağmen...