​ Memleketim İnsanı / Anılar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ocak '11

 
Kategori
Anılar
 

Memleketim İnsanı

Bir Hastanenin doktor muayenesinin önündeki bekleme salonundaydım. Çok kalabalıktı. Saat 16. 00 civarı ancak insanların çoğu daha 11. 00 deki randevularına girememişler bekliyorlardı. Doktor sabah ameliyatta olduğu için geç gelmiş. Pek sürpriz bir durum değildi. Bu doktorun randevuları hep sarkar. Ancak bu defa fazla sarkmışdı. Benim randevum 16. 00 daydı. Demek ki ben de 20. 00 de falan gireceğim muayeneye diye beklemeye başladım. 

Memleketimin her yerinden insan vardı. Kimi Maraş tan kimi Antalya dan kimi Giresun dan kimi İstanbul dan kimi İzmir den. 

Beklerken insanları izlemeye başladım. Karşım da üç hanım oturuyordu. İkisi teyze birisi daha genç. Teyzelerden biri nasıl şeker nasıl şeker anlatamam. Cin gibi bakan gözlerinden zeka fışkırıyordu. Aynı zaman da çok ilginç bir teyzeydi. Kıyafeti herhangi bir kırsal kesim kıyafeti. İşte pazen uzun elbise, üstünde yelek, başında yemeni falan falan… Ancak oturuşunu görmeliydiniz. Sharon Ston un Temel İçgüdü sahnesinde ki efsanevi seksi oturuşunun aynısı . Bacak bacak üstüne atışındaki eda süper. Ancak bacak bacak üstüne attığında sıyrılan eteklerinden görünen uzun donu ve onu içine teptiği müslin çorapları ayaklarında ki mes ve lastik çok ilgi çekiyordu. İnanılmaz bir ciddiyetle yanındakine neskafeyi nasıl içmekten hoşlandığını anlatıyordu. Dayanamayarak laf attım. “Ya süper şeker bir insansınız size bayıldım” dedim. Aman demez olaydım. Hemen yanımda konuşlandı. Başladı dedesinden annesinden kocasından ebesinden dereden tepeden anlatmaya. Ya zaten ortam basık ruhum basık kulaklarımdan ateş fışkırıyordu. Boynum tutuk sağa dönemiyordum. O da anlattıkça anlatıyordu. Kocasının beyin damarlarında tıkanıklık varmış. O nedenle zaman zaman akli dengesini kaybediyormuş. Kendi evlerini ve çevre evleri yakmaya kalkışmış, kadıncağızı balta ile doğramaya yeltenmiş. Daha ne korkunç şeyler… Dinlemeye devam edeyim bari dedim. Kadıncağız dertli anlatsın da rahatlasın diye düşündüm. Neyse efendim. Adamı alıp çok ünlü bir doktora götürmüşler. Doktor tetkiklerden sonra adamın yanında ”bu adamın üç aylık ömrü kalmış” demiş. Kadın “ben bu cahilliğimle hasta insana bunların söylenmeyeceğini bilirim” diyor. Bu doktor bunu benim herife diyecek oda iyice dellenip evi köyü doğrayacak. Doktora bağırmaya bağlaşmış. “Bak doktor bey ben cahil adamım. Ama sen nasıl olur da hastanın yanında böyle konuşursun. Sen manyak mısın? Manyak manyak konuşuyorsun” demiş. Doktorda bunları kovalamış. ”Bu olaydan sonra beş yıl geçti. Benim adam hala yaşıyor üstelik prestan kanseri bile oldu." (prostat demek istedi herhalde) diyordu. 

Ben artık bayılacaktım. Tam o sırada doktor odasından çıktı. Adamcağız tuvalete gidecekti. Bu kadın yanımdan ok gibi fırlayıp doktorun yanına gitti. “Biz taa Maraş lardan geldik bizi muayene etmeden nereye gidiyorsun” diye bağırmaya başladı. Doktor da” tuvale “diyerek gayet sakin asansöre bindi. Ben de sessizce başka bir yere doğru uzaklaşıp izimi kaybettirdim… 

 
Toplam blog
: 80
: 640
Kayıt tarihi
: 06.07.10
 
 

Fizik Mühendisiyim. Ankara'da oturuyorum.Türkiye' radyoaktif kaynak giriş ve çıkışını takip eden bir..