- Kategori
- Güncel
Mersin... Fuar...

Boş bir vaktimde fuarı gezdim.
Sakin sakin….
Ben sakin fuar alanı sakin…
Stant boşlukları da olsa…
Her keseye ama daha çok kalburüstü altın keseye hitap…
Güzeldi…
Sakin… ce gezmekte hoş oluyor. İlk açılış günlerini sevmem oldum olası.
Bir kalabalık, bir curcuna.
Şehir ileri gelenleri tam kadro…
Arkasında basın ordusu ve en arkada da bu protokolde görülmenin onurunu yaşamak isteyenler…
Çoğu önlerindeki kağıtta yazılanları o an okuyan konuşmacılar, konuşmalar olurken benim meşhur ara nağmem gibi merhabalaşma, hal hatır sormalar….
Hiç işime gelmez bu curcuna…
Ben fuarı gezmeye gidiyorum… Asıl amacım bu… Yaniii…
Bakın ara nağme dedim de hemen bir ara nağme yapalım…
Fuar açılışını ekrandan izlerken valimizi, ne zor yetkili bir kişi olmak diye de içimden geçirdim.
Öylesi görevlerde yetkili ki normal vatandaş olmak sanırım lüks.
Bu lüksü özleyen, isteyen sadece vali görevinde olanlarda değildir sanırım. Kaymakam ve belediye başkanları, vekiller…
Görevlerinin ağırlığı bir yana, kendilerinden medet uman, aman dileyen vatandaşlarla uğraşmak…
Çevrelerindekilerinin samimiyetine güvenememek…
Sade vatandaş olamamak tam anlamıyla…
Bizler sade vatandaşken samimiyet kuşkusu içerisindeyken …
Hemen hemen tüm aile Mezitlide ve sahilde bir ben biraz daha gerideyim. Gider geliriz birbirimize. Pazar günüde Denizhan 2’deydim. Eve dönüşte hem şöyle biraz yolu uzatmak ve bir aile ferdini geçirmek üzere…( Efendim geçirdiğimiz yer Liparis Denizhan 2’nin dibi. Allahın dağı değil…J) iskeleden denizin dinlendiriciliğini de hissetmek üzere dolaşırken karşımızda ayni zamanda sitede oturan büyükşehir başkanımızla karşılaştık.
—Ne var bunda diyeceksiniz?
Pazar tatil günü, başkan takım elbiseli…
Yoğun gündemi Pazar, tatil dinlemiyor besbelli…
Bizler; Pazar olunca eşortman, anlayacağınız spor takılıyoruz…
Ayaküstü kısa bir sohbet yaptık başkanımla… Sıkboğaz etmeden…
Yorgun ama yüzü güleç başkan bu kısa sohbet arasında arıtmanın bittiğini ve gelecek sene denize gönül rahatlığıyla gireceğimiz müjdesini de verdi laf arasında.
Şimdi içinizden
– Güleç başkan lafıma dudak kıvıranlarda olabilir.
– Çünkü hep halktan uzak deniyor sitemlerde. Ne yapsın ya, baksanıza bir tatil günü Pazar dahi takım elbiseli bir programdan dönmüş ya da gidecek…
– Zamanı yok… Bir metropol olmaya aday Mersin’in belediye başkanı olmak…
– Başkanın halkla diyoloğunu sağlayacak halkla ilişkiler kadrosunun sağlam olması gerekir diye hep söylerim. Macit Özcan’ın tek eksiği halkla ilişkiler kadrosunun zayıflığı. Geçmişten bir belediye halkla ilişkiler görevim olduğundan maydanozluğum bu konuya..
Ama inanın normal ortamda başkan ve birkaç sade vatandaş, sıcak bir sohbet yapıldı ayaküstü…
Art niyet yoktu…
Normal ortam?
Evet yine başa sardım ama bu tip görevlerdekilerin ne yazık ki sade vatandaş için gündelik olan yaşam tarzı diğerleri için olağanüstülük..
Samimiyet…
Ama başkanla yapılan bu ayaküstü sohbetten bende kalan izlenim; ben başkanı insan olarak seviyorum, yaptıklarından ötürü takdir ediyorum.
(Biliyorsunuz eğer görevini yerine getirmezse kim olursa olsun eleştiririm )
Bu sohbette ve sonrası daha birçok kişiyle yaptığımız sohbette sevgi ve takdir konusunda yalnız olmadığımı gördüm.
Mersin için bir çivi çakana alkış…
Takdiri ve sevgiyi hak ediyorsunuz başkan…
( Hani sıkı bir yağış olduğunda Macit Özcan ne yapar diyenler! Gördük sıkı yağışı gece… Başkana teşekkür edin)