​ Tarih ders alınmadıkça tekerrür eder. O zaman geçmişe yolculuğa bir bilet. Yazı dizisi 2 / Türkiye Ekonomisi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '09

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
 

Tarih ders alınmadıkça tekerrür eder. O zaman geçmişe yolculuğa bir bilet. Yazı dizisi 2

Tarih ders alınmadıkça tekerrür eder. O zaman geçmişe yolculuğa bir bilet. Yazı dizisi 2
 

Önce Nefes’te sonrada 120de ağla ağla bitap düştüm. Ve geçmişini iyice irdelemeyenin geleceği olamayacağına inancım bir kez daha arttı. O yüzden sizleri sıkmadan şöyle bir geçmişe götüreyim bugünde.

1950–1960 yıllarını özellikle de ekonomi açısından şöyle bir gezdik sizlerle. Ekonomi politikası malumunuz bana göre şah damarı. Bel kemiği…
— Allahhhh! Doktor gibi ne bu ya damar, kemik?
—Kusura bakma arkadaş ben her zaman maydanozluk ederim.
— Susta rahat rahat maydanozluk edeyim. İyi et bakalım… Ama dikkat et fazla derin sularda yüzme… Zaten doğru dürüst yüzme bilmezsindir de… Boğulup gidersin alimallah.
— Gözlerim yaşardı kardeş! Sulandırdın yine konuyu Nefise Hanım.
— Ben mi? Ne yaptım ki? Ağzım var dilim yok. Günahımı almayın :) Ciddileşelim lütfen.
—Bir dakika şu gözlüğümü de takayım. Evetttt ciddileştim…

1950 ye kadar süren devletçilik 1950–1960 yılları arasında liberalizm getirisi özelleştirme politikasıyla sekteye de uğrasa daha sonraları… 1950’li yılların ikinci yarısında başıbozukluk, akabinde tarımsal kesimden sanayiye bir kaynak aktarımı olamamış ve köy ekonomilerinin Pazar ekonomileri ile yeterli bir bütünleşmesi sağlanamaması, sanayi mallarının ithalatının giderek hızlanması; 1963 yılında Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (1963–1967) devreye sokuldu. Yerli sanayicinin korunmasına ve iç pazarın genişletilmesine dayalı ithal ikameci sanayileşme politikası; daha önce ithal edilen tüketim mallarını yurt içinde imal edilmesi amaçlandı(1960–1970) Bu tarihlerde yapılan kamu yatırımları daha çok özel sektörün ara mallarını sağlamak için yapılmıştı.

Devlet tarafından sanayinin gelişmesi için bizzat ulaşım, limanlar, iletişim ve enerji gibi önemli altyapı yatırımlar yapılmış, sanayinin gelişmesi hedeflenmişti. Akla şu soru gelebilir. -İthal i, kameci sanayileşme modeli adı üzerinde tüketim mallarının ithalatı kısıtlanmasını talep ederken ithalat hacminin kısıtlanması talebinde de bulunur mu? Tüketim mallarının ithalatı azalırken, teknoloji transferleri yolu ile yatırım malları ithalatının artması anlamı da çıkarılabilir aslında. Ağır sanayi’ hamlesini destekleyen bu yıllardaki hükümetler;yerli sanayicinin her türlü malı satabileceği geniş bir iç pazar oluşturmuş, taban fiyat politikalarıyla kırsal kesimin gelir düzeyi korunmuş. Sanayiyle birlikte işçi sınıfı ağırlığını da bu yıllar arasında hissettirmiş.

Birinci beş yıllık kalkınma planlanın (1963–1967) ardından ikinci (1967–1972) ve Üçüncü (1973–1977) planlarda uygulaması niye tıkanıklık gösterdi peki? yerli sanayicinin büyümesi ve iç pazarın genişlemesi için ithal ikameci sanayileşme politikalarını uygulanmış olması ama ihracatı artırmak için önemli bir girişimde bulunulmaması; iç piyasayı küçük görmeye başlayan ve giderek büyüyen yerli sanayicinin dış piyasaya açılmak istemesi, yeterli ticari düzenlemelerin olmayışı, iç pazarın sınırcılılığına ulaşılmasından dolayı sanayideki üretim, verimlilik ve kârlılık düşmesi. Akabinde dış ödemeler dengesinin açık vermesi, duraklamaya başlayan ihracatın ve yurt dışından gönderilen işçi dövizlerinin bu açığı kapatmada giderek yetersiz kalması eee… Sonuçta döviz sıkıntısı… Yurt dışından teknoloji transfer edemeyen yerli sanayici kârının düşmesiyle birlikte sendikalarla problem yaşadı.. 1970 petrol krizi, 1971 askeri darbesi, 1974 Kıbrıs Barış harekatı ve arkası Türkiye’yi sindirme operasyonu da diyebileceğimiz ambargo…. Döviz kaybı… (Yükselen toplumsal muhalefeti frenlemek adına demokratik ve siyasal hakların sınırlandırılması yolu olarak düşünülmüş 1971 askeri müdahale… Başarılı olmuş mu? Hayır.) İthal ikameci sanayileşme modelinin terk edilmesi gerekliliği vuku buldu.. Döviz darboğazının giderilmesi, ihracatın teşviki, ekonomisinin dışa açılması adına 1980 24 Ocak kararları altında bazı kararlar alınmışsa da, siyasal ve toplumsal kriz önlenmesi adına yapılan askeri müdahale 24 Ocak kararlarının uygulanması içinde zemin hazırlamıştır. Olabildiğince4 sıkmadan tarihte bir yolculuk yapmaya çalıştık sizle. Bundan sonraki dönem liberal politikaların günümüze kadar gelen 1980 ve sonrasını kapsayacak.
—zırrrrrrr
—Ders bitti…
— Şükür mü dediniz?
— Daha bir dönem var… Yaaaaa…
 
Toplam blog
: 334
: 456
Kayıt tarihi
: 26.07.07
 
 

Yaşama değer veren bakış açısıyla biraz antika sayılabilecek düşüncelere sahip bir insanım. Geçmişte..