- Kategori
- Gündelik Yaşam
Mersin’de taksiye binememek

Taksi göremeyenler için!...
Taksi, büyük kentlerde, vazgeçilmez bir araç.
Kişi, büyük kentlerde, park sorunu olan yerlere, çoğu kez, taksiyle gitmeyi yeğliyor. Ben de İstanbul’a gittiğimde aynı yola başvuruyorum. Bazen de, arabamı uygun bir yere park ediyor, sonra gideceğim yere taksiyle gidiyorum.
İstanbul’da taksiye binme alışkanlığını anlatmaya gerek var mı?
*****
Mersin de büyük bir kent; üstelik büyükşehir.
Gel gör ki, Mersin’de taksiye binme alışkanlığı çok gelişmemiş. “Neyle geldin?” sorusunun yanıtını, “Taksiyle” diye almak zor. Sözgelimi akşam geç, sabah erken saatte, bir uçak servisine gitmek için, genellikle bir arkadaş/ dost ya da evdekilerden biri, sizi gideceğiniz yere götürür. Birinde, beni götürecek arkadaş, telefonunu sessiz konumda unutunca, az daha servisi kaçıracaktım.
Biliyorum, “Taksi yok muydu?” diyeceksiniz.
Vardı!
Ama taksi durağında telefona cevap veren yoktu.
Telefon numarasını site danışmasına bırakan taksiciler de “ehli keyf”ti; uyku daha ağır basıyordu onlar için.
*****
Eylül ayında, arabamı İstanbul’da bıraktığım için, bir süre arabasız kaldım.
Bir sıkıntı çektiğim söylenemez.
Genellikle öğleden sonra çıkıyordum evden.
GMK Bulvarı üzerinde, Eğriçam-Pozcu arasında, altı kilometre gidip geliyordum.
Birkaç taksiyi bir arada görmek ne mümkün!
Tek tük görmeniz yeter!
Ya başka araçlar?
Mersin’e göre olduğundan çok ve çeşitli!
*****
Mersin, taksi yönünden “yoksul” bir kent!
Mersin’e gelecekler, “Nasıl olsa, bir taksi bulurum.” diye umutlanmasın!
Yoldan bir taksi çevirip binmeniz “Loto”yu bilmek gibi bir şey!
Altınızda araba yoksa, geriye dolmuş/ otobüs kalıyor.
Nasıl olsa, bütün dolmuşlar/ otobüsler sizin!