- Kategori
- Felsefe
Mevlana ve onu anlayabilmek

Tanrı'ya Ulaşabilecek Düşünceler İçimizde
Kardeşim sen düşünceden ibaretsin,
Geriye kalan et ve kemiksin
Gül düşünür gülistan olursun,
Diken düşünür dikenlik olursun.
Mevlana
Sende o nur, o cevher var,
Fakat insanlığın yok
İnsanlık dile;
İstenilen budur,
Geriye kalan sözü uzatmaktan başka bir şey değildir
Mevlana
Mevlana’ya göre ‘İnsan fikirden, düşünceden ibarettir, geri kalanı kemik ve sinirdir.’ Varlık Birliği düşüncesinin bu temel anlayışından hareket eder ve İnsanın bir hayvani yanı birde insani yanı olduğunu bunların da sürekli iç mücadele içinde olduğunu söyler.
İnsanın görevi hayvan tarafını köreltmek, insan tarafını yüceltmek, olgunlaşmak, kendisi de dâhil her şeyin Tanrı’nın görümünden başka bir şey olmadığını evrenin Tanrı’dan ayrı bir varlığa sahip olmadığını anlamaktır. İnsan Tanrı’nın bir aynasıdır. İnsanın görevi o aynanın kirini, pasını, temizleyip, parlatmaktır. Tam kemale erip mükemmel bir insan olmasa bile, hiç değilse sıradan insan olmaz.
Mevlana ve Şems
Mevlana, Şemsi tanıyınca, Tanrı’yı kitaplarda, bilgide, ilimde değil, kendi gönlünde aramaya başlar. Şems kendisine aynadır. Gönlünde bulduğu Tanrı’yı Şems’te görür. Şems’te bulduğu aşk budur. Şems Tanrıyla bütünleşmiş, O’nun sevgilisi olma mertebesine ulaşmış kâmil insandır. Mevlana’da bu mertebeye ulaşmak için çaba harcar.
Bakarsın bugün sever bu yürek,
Yarın sevilir bakarsın
Yüreğimin özünde başka yarınlar var
Diyerek, ‘Başka Yarınlarda’ umut arar
Mevlana’nın Şems’le birlikte geçirdiği değişim, özü bakımından, Tanrı’ya varmada izlenecek yol veya yöntem değişikliğidir. Şems’in olağanüstü yetkin bir temsilcisi olduğu anlaşılan bu tasavvuf yoluna göre, insanın Tanrı’ya ulaşmasının tek yolu aşk ve cezbedir. Bu yolda ne şeyh vardır ne mürit, sadece seven ve sevilen vardır.
Mevlana ve Hoşgörü
Her düşünceye hitap eden herkesin kendisinde bir şey bulduğu, evrensel bir düşünce sisteminin sahibidir Mevlana.
Yeni bir görüş başlangıcı, yeni bir dünya kapısının açılmasıdır. Onun yüzyıllar önce kalplerde açmış olduğu hoşgörü kapısı sımsıkı kapanmış çoktandır. Bundan haberdar bile değiliz.
Hoşgörü mesnevide ve sözlüklerde kaldı.
Hoşgörü sözlüklerde ‘Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha’ olarak tanımlanır.
İnsanlara bakıyorum kaç kişimiz hoşgörülüyüz? Sözlüklerde mi kaldı anlamı?
Uygulamalar her zaman güç gelir bizlere.
Öfke gelir göz kızarır
Öfke gider yüz kızarır
Mevlana verdiği derslerle, yüzyıllardan bu yana sevgiyi unutmuş, çatlamış, kurumuş topraklara dönen yüreklerimize ‘içine dön, kendi kendine muhakemeni yap. İnsan olduğunu, bu dünyada baki olmadığını ve ne ekersen onu biçersin sözünü unutmaman gerektiğini’ hatırlat demektedir.
Fırat Ayhan
12 Mayıs 08
Düşündüren Yazılar Serisi -2-