- Kategori
- Gündelik Yaşam
Milli Gelir

Türkiye İstatistik Kurumu nüfusumuzu 73 milyondan 70 milyona düşürünce, milli gelirimiz 400 milyar dolardan 526 milyar dolara çıkıverdi. Sonuçta kişi başına düşen milli gelir rakamı da 5.480 dolardan 7.500 dolara yükselmiş oldu.
Ne güzel…
Rakamları,yöntemleri değiştirerek yapılan hesaplamalar sayesinde milli gelirimiz aniden arttı.
Oysa; Milli gelir ülkede üretilen mal ve hizmetlerin parasal değerinin toplamıdır. Üretim artınca milli gelir de artar. Üretmeden ülke gelirini artırmanın imkânı da yoktur.Ama bizde böyle olmuyor,aniden zenginleşebiliyo
ruz.
Yıllardır rakamlarla ilgili açıklamalar yaparak Türkiye’yi yönetenler için iyi bir yöntem.Ama unutulan bir şey var. Varsayalım ki, bu rakamlar doğru olsun. Önemli olan bu rakamların ger çek anlamda adil paylaşımı değil mi?
Kraker, tahıl gevreği, sakatat, set üstü bütangaz ocağı, klima, radyatör, sıcak içecek makinele ri, portakal sıkmalık, ping pong topu,çengelli iğne gibi ürünlerin yer aldığı enflasyon sepetin de de aynı tarz uygulamalarla yıllardır oyalanıp duruyoruz.
Resmi enflasyon rakamları ile halkın enflasyon rakamları bir türlü tutmuyor.
2002 ‘de ekmek 24 kuruş olan ekmek bugün 35-40 kuruş,beyaz peynirin kilosu 3.85-4.00 YTL iken, bugün 8-10 YTL.Etin kilosu 7-7.5 YTL’den bugün 15.00 YTL.’ye ulaştı.
Domates,salatalık,yumurta gibi ürünlerle bu tabloyu uzatmak mümkün.Su,elektrik,telefon ve doğalgazdaki fiyat artışları ve içindeki vergi oranları ile,kira ve konut fiyat artışları da işin ekstrası.
Borçlanma ve özelleştirme politikaları ile ekonomiyi idare etmeye çalışan AKP iktidarı;halkın gerçek gündemini oluşturan ekonomi politikalarının,döviz,faiz ve borsa üçgeninden ibaret olmayıp,yatırım,istihdam ve üretim artışı ile geçimden oluştuğunu bakalım ne zaman öğrenebilecek…