​ Milliyet Blog’da 5. Yıl / Blog / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '12

 
Kategori
Blog
 

Milliyet Blog’da 5. Yıl

Milliyet Blog’da 5. Yıl
 

Dile kolay tam 5 yıl :))


Bugün gelen bir yorum olmasaydı Milliyet Blogdaki 5. Yaş günümü yine unutacaktım. Komşu Kızı sağolsun beni uyardı daha doğrusu yıldönümümü kutladı da son anda da olsa yaş günümü hatırlamış oldum. Hatırlayınca da hemen bir kutlama yazısı yazayım istedim. Aslında ne yazacağımı da bilmiyorum konuyla ilgili. İnsan yaş gününde yazı mı yazar? Birisi yaş pasta getirir, birisi karışık bir kaset (CD de olur) yaptırır, balonuydu, kukuletasıydı filan alınır; uygun bir mekânda “süüüüppprrriiiiiiiiiiiiiiiiiiiizzz” denilerek doğum günü kişisine sürpriz yapılır. Burada unutkan sanılan kişi bazen gerçekten unutmamış olsa da unutmuş numarası yaparak her türlü sürprize kucak açar.

Tabi arada mesafeler olmasaydı Komşu Kızı ile bazı dostların böyle bir sürpriz hazırlayacaklarından zerre kuşku duymuyorum. Belki yapsa yapsa bir tek Ahmet Balcı gıcıklık yapardı. Mesela pastayı ben gelmeden yemeye kalkardı, beni kıskandığı için “bugün benim de doğum günüm” demeye kalkar; bana gelen hediyeleri araklamaya çalışırdı. Onun dışında Ümit Culduz olsun, Newyorker olsun, Mesut abimler olsun, Sema’nım olsun, Sabiş olsun, Beran bacım olsun, Esma’cım olsun, Atanur bey olsun ne bileyim işte adını şimdi sayamadığım birçok blogger arkadaşım kesin bu kutlamaya koca koca hediye paketleriyle gelirlerdi.

Tabi ben hediye paketlerini ulu orta açmayı sevmediğimden herkesin getirdiği hediyeyi (üzerine getirenin ismini yazarak) bir güzel zulaya koyardım. İsmini yazayım ki kim ne almış bileyim değil mi ama.. Mesela Culduz abim Alamanya’dan alengirli bir alet getirmiştir onu Balcı getirdi sanıp haydi bakalım Balcı’ya yağ çek dur. Sabişim ordan en güzelinden bir buket yaptırmıştır da onu Newyorktan mı gelmiş sanayım? Kim ne getirmiş bileyim yani.

Sonracıma malum Noel de yaklaşıyor. Hazır yıldönümü hediyeleri getirilmişken Noel hediyeleri de araya sıkıştırılabilir bence. Hem bu işten oldukça kârlı çıkmış olurum, bir taşla iki kuş misali. Tamam, ben de eli boş duracak değilim elbet. Elimin erdiğince bir iki hediye de ben veririm yahu. Gerçi Noel hediyesi vermek âdetim değildir (gelen hediyeyi almaktan çekinmem :) gönül rahatlığıyla verebilirsiniz) ama olsun. Az veren candan çok veren maldan diye boşuna mı demiş atalarımız. Gerçi Maya atalarımız da kıyamet ahanda geliyor demiş ya o da ayrı bi konu..

Tabi yıldönümünü günü gününe kutlayamadık diye de üzülmeyin. Hediyelerinizi her zaman kabul ederim. Hediyenin zamanı mı olur. Dediğim gibi Noel hediyeleriyle birlikte vererek ekstra kargo ücretinden de kurtulabilirsiniz. Bu arada kızım sana söylüyorum gelinim sen anla kabilinden editöryamıza da bir göz kırpalım. Anladınız siz onu..

Bayramlarda küskünlükler bitermiş, yıldönümlerinde de öyle. Hoş kimseye küs değilim de belki bilmeden küstürdüklerim olmuştur. Onlarla da derhal barış imzalamayı arzu ederim. Tabi o arkadaşlarımız da elleri boş gelmezse çok şık olur. İlla pahalı hediye olması şart değil ki canım. Çam sakızı çoban armağanı demişler, şöyle iyisinden bir PC (sadece blog yazmak için kullanacağım), ne bileyim kalitelisinden tablet, olmadı akıllı bir telefon gayet hoş olur. Bundan iyisi can sağlığı yani.

İşte böyle. Bak ne yazacağım derken sayfayı doldurduk yine. İnşallah cebimiz de pardon gönlümüz de dolar taşar. Kim olursan ol gel. Hediyeni unutma ama :)

 

Murat HACIOĞLU
 
Toplam blog
: 656
: 1708
Kayıt tarihi
: 08.12.08
 
 

Allah kimisine “Yürü ya kulum” demiş. Ben onu “Yürü, yaz kulum” anladım. Yürü anca gidersin manas..