Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '09

 
Kategori
KOBİ
 

Misafir işçilikten küresel girişimciliğe (3. bölüm)

Misafir işçilikten küresel girişimciliğe (3. bölüm)
 

Mikro Kobiler Küresel Girişimciler


Avrupa Türk KOBİ’lerine

Ve

Mikro Girişimlere Yeni Yaklaşım

1.6.1 Mİ dünya ülkelerindeki yeri ve önemi

Bu izlenimler ve dünya çapındaki diğer tarihsel gelişmeleri dikkate aldığımızda, 90’lı yıllardan sonra sosyalist blok olarak adlandırılan, sosyalist devletçi ekonomi diye söylenen ekonomik sistemin hakim olduğu coğrafya, serbest piyasa ekonomisi sistemine, çeşitli hızlarla evrilme sürecine girdi. Globalleşme ve Yeni Dünya Düzeni söylemleri ile özetle, dünyada 1 milyar insanın açlık da denebilecek yoksulluk sınırlarında yaşamaya çalıştığı, bütün çarpıcılığıyla orataya çıktı. 2000’li yıllarda yaşanmaya başlanan ekonomik tıkanıklık, finans dünyasındaki sarsıntılar, dünya örgütlerini (BM, IMF, DB, WTO ve AB gibi), klasik güncel deyimle beyin fırtınaları yapmaya yöneltti.

Bu fırtınalı düşünme sürecinin sebepleri, sınır tanımayan global endüstrinin, yeraltı ve yerüstü doğal kaynakları, insan kaynaklarını en yüksek produktivite ile üretime sokabiliyor olmasında görülebilir.

Bu koşullarda, Mikro İşletmeler, 50 yıl önceki gibi verimsiz, marjinal üretim birimleri olarak görülmekten çoktan vazgeçildi. Aksine şimdilik ‘KOBİ’ler ekonominin lokomotifidir’ deyimi yeryüzündeki tüm ekonomik, sosyal içerikli toplantılarda dillerden düşmüyor.

2005 yılı UN tarafından Mikro Kredi Yılı olarak ilan edildiğinde, dünyanın birçok finans kuruluşunun yanı sıra İsviçre finans kuruluşları da zaten gerekli hazırlıkları çoktan yapmışlardı. Bu alan çok rizikolu ve sayısız zorlukları içinde barındırıyordu. Ama ön hazırlıklar ve dünyanın bu geri kalmış bölgelerinin insanları ve hükümetleri gereken yasal önlemleri de almaya zaten hazırlanmışlardı. Küçücük parçalar halinde bile olsa, yabancı sermaye ve kredilerin girdiği her yerde bir bereket doğar, üretim ve iş imkanları yaratılırdı. Beklendiği gibi de oldu.

Neue Zürcher Zeitung yazarlarından Klaus Tischhauser’in tabiriyle ‘Sosyal Çehreli ve Faydalı yeni Yatırım Fonları’ doğmuş oldu. Bu kampanyada da İsviçre bankaları lokomotif rolü üstlendiler.

Mikrofinanz adı altında 1970’lerde ortaya atılan bu yeni kredi biçimi, finansman sektöründe şimdiye kadar keşfedilmemiş tamamen yepyeni bir pazarın ortaya çıkarılmasına yol açtı.

Ortaya çıkan pazarla ilgili rakamları özetle sıraladığımızda, Mikrokredi ile uyandırılmış olan Mikro İşletmeler ordusu hakkında gerekli olan bilgilere de ulaşmış oluyoruz.

Kesin olarak saptanamayan tahmini rakamlara göre, Dünya çapında;

- 500 milyon Mikro İşletme bulunuyor.

- Gelişmekte olan ülkelerdeki Toplam işletmelerin % 80’i Mikro İşletmedir.

- Yeni iş imkanları yaratan ana kaynak Mİ’dir

- Mİ’lerin yarıdan fazlası bir kişilik şahıs işletmesi veya aile işletmesi.

- Kredi süreleri bir yıl ile 10 yıl arasında değişiyor.

- Gelişmekte olan ülkelerdeki Mİ’lerin % 90’ı kredi imkanlarından yoksun.

- Mİ’lerin sadece % 20’si kredibiliteye sahip.

- Kredi ihtiyacı 50 $ ile 1.000 $ arasında değişiyor.

- Ortalama Kredi ihtiyacının 500 $ olduğu hesaplanıyor.

- Yıllık Mikrokredi ihtiyacı 50 milyar $ olarak tahmin ediliyor.

- 2005 yılında sadece İsviçre Bankaları gelişmekte olan ülkelerde 45 Milyon $ Mikrokredi verdi.

- 2005 yılında 60 ülkede 60.000 Mikro İşltemeye İsviçre bankaları tarafından kredi verildi.

Tablo 4. Mikro İşltemeler Sektörünün Temel Özellikleri

([9])ADA / Appuı au Developpement Autonome, Presentation

Aşağıdaki tabolda ise 2004 yılı itibariyle Avrupa ülkeleri de dahil edilerek dünya çapında Mikro Krediler pazarında ulaşılan durum görülüyor.

Çoğunluğu Asya ve Afrika’da olamak üzere 3000 Mikrokredi – Mikro İşletme teşvik programı uygulaması sürdürülüyor.

Bu programlar kapsamında yaklaşık 100.000 Mikro Girişimciye finansman imkanı sağlanmış bulunuyor.

- Mikro Girişimcilerin kredi geri ödeme moralleri beklenenin çok üstünde % 95 seviyelerinde seyrediyor.

- Mikro Krediler dolayısıyla finans ve serbest pazarlar ile tanışan bu Mikro Girişimciler; yoksul dilenciler olamdıklarını aksine çok mütevazi finans kayanakları ile yaşam standartlarını birazcık olsun yükseltebilmek için nasıl kendi insani yaratıcı girişimciliklerini seferber edebileceklerini gösterme imkanı elde etmiş oluyorlar.

- Bu pazarın yeni keşfedilmesi ile birlikte, finans kurumları çok yaratıcı kredi garantisi koşulları ve biçimleri (Grup Kefaleti vb.) de bulmuş ve uygulamaya sokmuş oldular.([10])

Tablo 5. (Dünya – Mikrokrediler Tablosu)

([11])Kaynak: www.frauengruenden.at

[Dip Not: tarama yaptığım sayfalarda çok açık bir şekilde göze çarpan ama şimdiki çalışmanın esasını oluşturmuyor olması nedeniyle daha sonraki başka bir çalışmada mutlaka ele almayı düşündüğüm konu; bu dünyanın yoksulları nasıl veya ne ölçüde, 2000 li yıllarda yaşanan mali tıkanmanın aşılmasına katkıda bulundular? Sorunun sınırlı cevabı K. Tischhauser’in dip notunda saklı duruyor. ‘und in einer jüngst vorgenommenen Studie über zwölf lateinamerikanische Mikrofinanz-Institutionen wurden durchschnittlice Eigenkapitalrenditen von etwa 25% gemessen” diye not düşüyor. Türkçesi; yeni yapılan bir çalışamaya göre; 12 Latin Amerika ülkesinde faaliyet gösteren Mikrofinanz Kuruluşunun ortalama ana sermaye karlılığının %25 olduğunu iftiharla kaydediyor.]

1.6.2 AB'de KOBİLER

AB: Ekonomik açıdan bir KOBİ topluluğu...

AB’de işletmeler ABD ve Japonya’ya kıyasla çok daha küçük boyutlular:

–AB işletmelerinin % 93’ü 10 kişiden daha az çalışana sahip,

–Ortalama bir Avrupa şirketi ise 6 kişi çalıştırıyor.

AB içerisinde en fazla yeni iş olanağı yaratanlar mikro işletmeler.

Eurostat (AB İstatistik Dairesi) 2002 verilerine göre,

- AB’deki işletmelerin %89.1’ini mikro işletmeler,

- %11.3’ünü ise küçük ve orta ölçekli firmalar oluşturmaktadır.

Çalışan sayısına göre dağılımda ise;

- büyük şirketlerin payı %33.1,

- mikro ölçeklilerin %27.8,

- küçük ve orta ölçeklilerin ise %38.9’dur.

Yaratılan katma değerde en büyük pay;

- %40.3 ile 250’den fazla çalışanı olan büyük işletmelere ait iken,

- küçük ve orta ölçekli firmaların payı ise %38.9,

- mikro işletmelerin payı %20.8 dir.

İstihdam bakımından;

- 75 milyondan fazla kişiye istihdam saglamaktadır.

19 AB ülkesini kapsayan başka bir çalışmaya göre; 1998 yılı itibariyle birinci sektör olarak ifade edilen (tarım, balıkçılık, madencilik vb.) sektörler dışında faaliyet gösteren işletme sayısı 20 milyon civarında idi. EUROSTAT”in 2006 yılı raporlarına göre verilerine göre bu sayı 23 milyona yükseldi. Bu işletmelerin %99’u KOBİ kapsamına girmektedir. Söz konusu işletmeler AB’nin ortak tanımı kapsamında “mikro”, “küçük”, “orta” ve “büyük” ölçekli işletmelerdir. Bu KOBİ’ler tekstil, inşaat ve mobilya imaltı gibt Bazi sektörlerde toplam istihdamın %80’ini sağlıyorlar.

Bu 19 AB ülkesindeki işletmelerin;

- 18 milyondan fazlası 10 kişiden az çalışanı olan mikro işletmelerdir.

- Bunların aşağı yukarı yarısı kendi hesabına çalışan ve herhangi bir personel istihdam etmeyen kişilerin yürüttüğü işletmelerdir (a.b.ç.)

Ortalama ciro miktarı;

- mikro işletmelerde 0, 2 milyon €,

- küçük işletmelerde 3 milyon €,

- orta ölçekli işletmelerde 23 milyon €,

- büyük ölçekli işletmelerde ise 215 milyon € dur.([12])

’Bu işletmelerin gelecek beklentileri şöyle:

- Yaklaşık 1/3’ü (% 29) daha çok büyümek istiyor;

- % 9’u daha çok kar;

- % 7’si daha çok yenilikçilik;

- % 7’si daha yüksek kalite istiyor.

- Geriye kalanlarda ise % 20’si ayakta kalma mücadelesine odaklı,

- % 21’i ise işini konsolide etme peşinde.

Buna karşın bu işletmelerin çok önemli iki avantajı bulunuyor:

–Avrupalı KOBİ’lerin büyük çoğunluğu istediği banka kredilerine kolaylıkla ulaşıyor.

–KOBİ’lerin % 65’i aldıkları bankacılık hizmetlerinden memnun ve büyük çoğunluk bankasını değiştirme ihtiyacı hissetmiyor.’[13]

1.6.3 Fransa

Fransa’da 25 yıldır uygulanmakta olan Mikro Kredi programı ‚ADIE’ kapsamında, 29.157 Kredi verildi. Bu Mikro Kredilerle 24.897 Mikro İşletme Kuruldu. 29.876 kişiyen yeni işyeri olanağı sağlandı. Sadece 2004 yılında, toplam 16, 2 milyon Euro olmak üzere, işletme başına ortalama 3.000, -€ olarak 5.587 Mikro Kredi verildi.[14]

1.6.4 Polonya

‘Oysa mikro-şirketler de dahil birçok şirket, yarınından emin olmadığı için, ancak ayakta kalabilme stratejisi izliyor.’

‘Küçük ölçekli işletmeler, çıkarlarının sektör olarak temsiline ilginin az olduğunu söylüyorlar. Görüşlerine göre, 1 Mayıs 2004 tarihinden sonra iş örgütlerinin faaliyetlerinde bir artış olmamış.’[15]

Polonya’da resmi kurum tarafından yapılan araştırmada ulaşılan saptamalar, Avrupa Birliğine üyelik sürecinde alınan sayısız önleme rağmen mikro-şirketler sosyal ve ekonomik çöyümsüzlüklerini koruyorlar.

1.6.5 İngiltere

2003 yılından buyana uygulanan WEETU isimli kadın girişimcileri desteklemeye yönelik program kapsamında toplam 5.500 kadının kendi işlerini kurması sağlanmış ve toplma 100.000, - Paund kredi sınırı aşılmıştır.[16]

1.6.6 Almanya

Almanya’da 2002, 2005 yılları arasında ‘ICH AG’ kuranlara ve yeni bir girişimde bulunmak için köprü kredi (Überbrückungsgeld-ÜG) teşviklerinden yararlananlara toplam 8, 61 Milyar Euro maddi devlet destek sunulmuş.

Bu ve daha milyarlarca Euro’luk teşviklerle desteklenen Alman Küçük ve Mikro İşletmeler’in dünyanın en çok ihracata yönelik üretim yapabiliyor olmaları anlaşılmaktadır.[17]

1.6.7 Romanya

Romanya’daki Mikro işletmeleri genel tekrara yol açmamak için sadece ilginç ve olumlu örnek bir uygulama olarak aktarmak istiyorum. 1 Ocak 2004 tarihinde yürürlüğe giren yeni vergi kanununa göre;

Mikro işletmeler tanımlanmış, gelir ve kurumlar vergileri aşağıdaki gibi tesbit edilmiştir.

Kurumlar Vergisi Bakımından;

Mikro İşletmeler ve gelir vergisi ödeyen Romen Tüzel Kişileri Kurumlar vergisinden muaf tutulmuştur.

Gelir Vergisi Bakımından;

Mikro İşletmeler: Bir önceki mali yılın son günü itibariyle şu koşulları taşıyan tüzel kişilikler mikro işletmeler olarak adlandırılmışlardır.

- 1-9 arasında işçi çalıştıran

- üretim, hizmet ya da ticaret faaliyeti yürüten

- gerçekleşen gelirleri 100.000 € karşılığı Ley’i geçmeyen

- sermayesi devlet, yerel otoriteler ve kamu kurumlarına ait olamyan tüzel kişiler.

Mikro İşletmeler Gelir Vergisi oranı %1, 5 dur. (abç)

1.6.8. İsviçre

Bankacılık sektörüyle adı geçen İsviçre de Cina Jean-Michel tarafından Ulusal Meclise 2003 yılında, Mİ’ler le ilgili sunulan bir Rapor ve Rakamlar bu en gelişmiş ekonomi de dahi sektörün ağırlığını gösteriyor.

Orjinal başlık (Mikro-Unternehmen. Stütze der Wirtschaft veya Die KMU – das Rückgrat der Schweizer Wirtschaft ) Mikro İşletmeler ekonominin dayanağıdır veya arka tekeridir, diyerek başlıyor. 2001 rakamlarıyla KOBİ’ler toplam isviçre işletmelerinin %99, 7’sini oluştururyor, istihdamın %84’ünü sağlıyor. Mİ’ler İsviçre’deki toplam istıhadmın %25’ini sağlıyor.

Tablo 6. İsviçre de KOBİler ( Küçükler çok Büyük)

Çalışan sayısı

İşletme Sayısı

İSVİÇRE

KOBİler; küçük ama çok Sayıda


Yukarıdaki tabloya göre isviçre‘de Mİ ve Kİ‘ler toplam işletme sayısının ‘%99‘5unu, toplam istihdamın da %66, 9‘unu da Mİ ve Kİ‘lerin sağladığını gösteriyor.

Başka bir veri ise, bu ülke ekonomisinin dahi sasrıldığı, üşsizliğin arttığı bu durumda umutların, toplam işletmelerin %85’ini oluşturan, geleneksel aile işletmeleri olan bu Mİ’lere bağlanmış olmasıdır.

Ekonomi Bakanlığı aldığı ihracatı teşvik önlemleri arasında; aşağıdaki maddede olduğu gibi KOBİ’lere öncelik veriyor. (Artikel 1 des neuen Exportförderungsgesetzes - um nur ein Beispiel zu nennen - zeigt: "Der Bund fördert die Exporte der Schweizer Wirtschaft durch eigene Aktivitäten (...); er berücksichtigt dabei insbesondere die Interessen der schweizerischen Klein- und Mittelbetriebe (KMU)".)[18]

İsviçre’de de sorun hemen hemen aynı; Mİ’lerin önündeki bürokratik engeller azaltılmalı, Ar-Ge destekleri sunulmalı, teşvik edilmeli vb.

İsviçre’de ekonomik kriz incelenirken DB nın 75 ülkeyi kapsayan taramasında isviçre, girişimde bulunmanın, şirket kurmanın en zor olduğu ülke. 1985 yılında İsviçre’deki bir KOBİ idari (muhasebe, kayıt vb.) işler için aylık 30 saat harcarken 2002 yılında 55 saat harcamak zorunda kalmaya başlamış. Bu üretici olamyan zaman kayıpları yüzbinlerce, milyonlarca işteme düşünüldüğünde sorunun önemi bir kat daha artıyor.[19]

1.6.8 Latin Amerika – Nikaragua MKMB (MKOBİ)

1996’da Avusturya Hükümetinin Nikaragua’ya 2001 – 2003 yıllarını kasayan yardım programı çerçevesinde örnek sayılabilecek bir uygulamaya tanık oluyoruz. Özet olarak rakamlarla gelişmeyi görelim. 1999 rakamlarıyla 35 Milyonluk Orta Amerika’da bulunan 5 Milyonluk, Nikaragua nüfusunun %48’ (2, 3 Milyon) yoksulluk sınırının altında yaşıyordu.

Sektörprogram ‘Gewerbe’ (İşyeri Ruhsatı) olarak uygulamaya kondu. 5 ana bölümde ele alınan Programın amaçlarından birincisi, şöyle ifade ediliyordu;

‘Programmziele des Landesprogramms Nicaragua; 1. Es sollen produktive wirtschaftliche Aktivitäten von Kleinbauern und gewerblichen

Kleinunternehmern als zentrale Dreh- und Angelpunkte für deren wirtschaftliche und soziale Entwicklung gefördert werden.’ (Nikaragua Programının Amaçları; 1. Ekonomik ve Sosyal Kalkınmanın belkemiği ve orta direği olan Küçük köylüler ve Küçük İşletmecilerin üretken iktisadi faaliyetleri öncelikle teşvik edilmelidir.)

80’li yıllarda 11.000 ile 15.000 arasında tahmin edilen MKMB’ler, giderek derinleşen ekonomik kriz nedeniyle, özellikle 1988’den 1993’e kadar birbir kapanarak azalmaya başladılar. 1994, MKMB’ler için en kötü yıl olarak yaşandı. Bu yıldan sonra uygulanan programlar MKMB’lerin çok yönlü kalkınma ve istihdam yaratma motor güçler olarak ekonomik ve sosyal yaşamda yerlerini almalarına yardımcı oldu.

Rapor’un 18. sayfasında yeralan 1998 yılı rakamlarına göre; Toplam 159.019 İşletme 338.237 kişiye istihdam sağlıyor. Bunların %99’u MKMB sınıfında bulunuyor. 148.081 Mikro İşletme, 1-5 kişilik istihdam hacimleri ile, %93, 12’sini teşkil ediyor. Tek kişilik işletmeler ise %62 oranına sahip.

Aşağıdaki Tabloda ayrıca, işletmelerin istihdam hacimlerine göre 1, 5 ve 20 kişilik kategorilerde ele alınması, durumun daha detaylı görülmesine yardımcı olmaktadır.

Tablo 7. Nıkaragua’da KOBİ sınıflandırması

Programın hayata geçirilebilmesi için vergi kaununlarında köklü reform gerekliydi. Yoğun muhalefete rağmen MKOBİ’lere birçok vergi muafiyeti (İthal girdi hammde ve diğer mallarda vergiler kaldırıldı. Yerel yönetimlerin aldıkları birçok vergi kaldırıldı.[20]

1.6.10. Şili

Şili’de KOBİ’ler yıllık ciroya veya çalışanların sayısına göre sınıflandırılmaktadır. (Die Klassifizierung der KMU in Chile erfolgt entweder nach Umsatz oder nach Mitarbeiterzahl)[21]

Tablo 8. Şili’de KOBİ sınıflandırması

İşletme Sınıfı Yıllık Ciro Çalışan Sayısı

1.6.11 Küba

Küba ile Sovyetler Birliği arasındaki ekonomik ve politik ilişkilerde, 1993 Eylül’ünde patlak veren kriz, Küba hükümetinin kendi ekonomik ve sosyal iç dinamiklerini harekete geçirecek bir dizi reformlar yapmaya yöneltti.

Bunların en başınd agelenlerden biri de bireysel ve aile girişimlerini teşvik edici önlemler alarak, bu mikro işletmelere sağlanacak vergi kolaylıkları ile üretkenlikerini, istihdam olanakalarını, çok yönlü olarak ekonomik aktif hayata dahil etmekti. Serbest çalışma hayatı serbestleştirildi. Bu karar zaten illegal olarak var olan meşguliyetlerin legalize olmasını sağladı. Resmi olamyan işsizlerin böylece birer küçük girişimci olarak ekonomik hayatta legal olarak yer almalarını sağladı.

1988’de 28.600 olarak tahmin edilen işletme sayısı, 1994’de 169.098’e 1995’de 208.786’ya yükselmiştir.

1988’de 12.800 kişiye istihdam (toplam istihdamın %1, 8’ine tekabul ediyordu) sağlayan Mikro İşletmeler, 1995 yılında 400.000 kişlik istihdam rakamıyla toplam istihdamın yaklaşık %10’nu sağlar hale zükselmişlerdir.[22]

1.6.12 Çin ve KOBİ’ler

Çin KOBİ teşvikleri 1978 yılında başladı. 2002 ve 2004 yıllarında yeni ve köklü reformlar ile KOBİ’ler vergi muafiyetlerinden başlayan bir dizi yeni reform daha uygulamya kınuldu. 25 yıllık köklü reformlar sürecinde Çin’de bulunan KOBİ sayısı 3 milyon 200 bine ulaşmış bulunuyor. Şahıs Şirketleri ile birlikte bu sayı 23 milyonu geçiyor.

- KOBİ’lerin GSYİH’daki payları 2003 itibariyle % 55, 6’ya yükseldi.

- Devlet tarafından tahsil edilen vergilerin %46, 2’sini KOBİ’ler şdüyor,

- İhracattaki payları ise %62, 3’e yükselmiş bulunuyor.[23]

1.6.13 Afrika

Afrika ülkeleri ile yapılan uluslararası ticarette AB ülkeleri ve doğal olarak Almanya başta geliyor. Hem AB hemde Almanya açısından Afrika ülkelerindeki üretim ve ticaret hacminin genişlemesi dünyanın bu en yoksul coğrafyasında atıl durumdaki emek potansiyelini en uygun koşullarda mal ve hizmet üretimine sokmak için birçok önlem almaktadırlar.

Diğer kalkınma yardımlarının yanı sıra çalışmamızın kapsamına giren Mikro Girişimleri teşvik etmek, canladırıp aktif duruma geçirmek için finanz sektörü, Mİ’lere yönlendirilmektedir. Almanya 2004 yılında toplam olarak Afrika Bankalarına ve Finanz Sektörüne 26, 6 Milyon Euro tutarında mali destek sundu. 2005 yılı için de Afrika çapında bir Mikrofinanzfonunun kuruluşuna katkı sunuyor.[24]

Den Finanzsektor entwickeln Stabile und gut funktionierende Finanzsysteme sind eine wichtige Voraussetzung für wirtschaftliche und soziale Entwicklung. Der Finanzsektor in Afrika kann – trotz eingeleiteter Reformen – weiterhin nur sehr begrenzt in- und ausländische Ersparnisse mobilisieren und in profitable Investitionen überführen oder benachteiligten Bevölkerungsgruppen Finanzdienstleistungen zugänglich machen. Insgesamt unterstützte Deutschland im Jahr 2004 den afrikanischen Banken- und Finanzsektor mit 26, 6 Millionen Euro. Allein für künftige Projekte wurden 2004 knapp 17 Millionen Euro zugesagt. Die Bundesregierung bereitet deshalb zusammen mit anderen internationalen und regionalen Investoren (IFC, BIO, FMO, USAID)23 im UN-Jahr des Mikrokredits 2005 einen afrikaweiten Mikrofinanzfonds vor.

 
Toplam blog
: 15
: 1082
Kayıt tarihi
: 11.10.08
 
 

İzmir'in ılık kış günlerinden biri 21 Ocak 1959 günü Bulgurca Köyü'nde dünyaya geldi. O günlerde ..