- Kategori
- Şiir
Misafirim

Ellerimin uyuştuğunu saatlerce aynı halde durduktan sonra anladım...
Bunca acı geçer de kabuk tutmuş yara mı geçmez ?
İzi mi kalırmış iyileşen yaranın ?
Kabuk altından da mı kanarmış yaralar ?
Kim bilir ki, bir gün bütün vucudum buz kesilene kadar iliklerimde hissedeceğim acıyı.
Bir gece vakti kapımı çalacak yokluk, gözyaşı ikram edip uğurlayacağım...
Kim yakıştırır kendine hasreti, acıyı... Güçsüzlüğü, yenilmişliği.
Baharın gelmediği bir yıl bu.
Bitmeyen kışlarla sevgiliyiz, her birimiz.
Her yaranın izi kalabilir.
Unutulmamalı ki, herkes ağlayabilir.
Ve gecenin bir vakti yokluk çaldığında kapıyı kimi gülüp geri gönderebilir.
Ben bu gece içeri davet ettim yokluğunu, bolca gözyaşı ikram ettim ona.
"Misafir umduğunu değil, bulduğunu" derler ama, yokluğun bu gece ummadığını bile buldu galiba...
R.S.G.