- Kategori
- Deneme
Misafirin yanılgısı

Üzerinde yaşadığımız bu dünyaya gelip giden milyarlarca insanın durumuna baktığımızda , bu dünyanın gerçek evimizden ziyade, geçici bir zaman diliminde belirli bir coğrafyada misafir edildiğimiz geçici bir yer olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Köklü bir medeniyete sahip olan Hindistan’ın değerli bilgeleri , bu dünyayı bir misafirhane olarak tanımlarlar. Evet , dünya bir misafirhanedir ve bu misafirhanedeki geçirilen zaman da tükenecektir. Bu zaman diliminde yaşanan Sıkıntıların da hiçbir kalıcılığı olmadığı gibi, yaşanan mutlulukların da hiçbir kalıcılığı yoktur. Pekiyi, kalıcılığı olmayan şey, ne olursa olsun, bitmeyecek midir? Tükenecek olana, hiç tükenmeyecekmiş gibi tutunmak akıllıca bir davranış mıdır?
Dünyanın bir misafirhane olduğu gerçeğini unutmamızın en büyük nedeni, bu misafirhanede geçirdiğimiz zaman diliminin biraz uzun olmasıdır. Bu uzun zaman dilimi bizi yanıltan en büyük etkendir. Bizler bu yanılgıyla, bu misafirhanedeki herşeyi sahipleniriz. Zaman ; bizi uyutur. Büyürüz ve sorumluluklarımızı büyütürüz. Ne getireceği meçhul olan zamana kafa tutar güvence isteyen zihnimiz , ve aklımızla geleceği yönlendirmeye cüret ederek , gölgesinde güvenliğimizi sağlayacak planlar ekeriz hayatımızın topraklarına .Fakat zamanın rüzgarları ve fırtınaları, meltemler kadar sevecen davranmaz hayatımızın topraklarına ve ektiğimiz planlarımızın tohumlarına. Genellikle öngörülmeyen cihetlerden yaklaşarak , altüst ederler onları. Sanki zaman sessizce bir köşeye çekilip sinsice izlemiştir bizi ve ektiğimiz planları…Hiç hesaplamadığımız bir yerden yaklaşıp, ona hükmedemeyeceğimizi göstermek için karartmıştır geleceğe tuttuğumuz ışığımızı…
Zamana ve geleceğe hükmedemeyen bizler, geçmişe de söz geçiremeyiz. Geçmişe uzanıp hatalarını düzeltebilen var mıdır? Fakat insan bunu kabul etmez. Zihnindeki hayalleriyle hatalı geçmişi şimdiye taşır ve düzeltmeye çalışır geçmişin kendisine kapalı olduğuna aldırmadan… Düzeltebildiği hiçbir şey olmamıştır geçmişe dair. Ama yine de kurgulamaya devam eder zihin. Mükemmel bir geçmiş yaşamış olmaya hasret!
Geçmişe ve geleceğe hükmedemeyen insan, geçmiş ve geleceğin arasındaki şimdide, sıkışıp kalmıştır. İnsan, şimdi neredeyse oradadır ve orada misafir olarak bulunmaktadır. Bir saniye sonrasını bilmeden, ve bir saniye öncesine dokunamadan an be an yaşayan zavallı anlık insan!
An kadar kısa ömürlü insan, neden tüm zamanların efendisi olmak ister? Onu bu misafirhanede istenmeyen misafir kılan bitmez tükenmez sahiplenme hırsı bencil arzuları ve tutkuları nereden gelmektedir?
O ‘nu yeryüzündeki an kadar kısa misafirliğinin temel nedenini sorgulamaktan bu kadar uzaklaştıran güç nedir? Daha doğrusu bu zavallı misafirin yanılgısının kaynağı nedir?
Bu sorunun cevabını her okuyucu, yalnızca kendisine sorarak bulabilecektir…