- Kategori
- Güncel
MİT, hükumet veya elmalarla armutları toplamak!
Evet, eğitimimizin ilk yıllarından başlayarak sonuna kadar matematik okuturlar bize ama elmalarla elmaların, armutlarlar armutların toplanacağını öğretmezler...
Biz de bunu öğrenmediğimiz için, sürekli elmayla armutu toplamaya çalışır ve sonunda elmadan da armuttan da oluruz.
İyi niyetimizi, aklıselimimizi sürekli "izinde" tuttuğumuz için, elmayla elmayı toplayanlara da kızarız... Neden benim armudumu da kefeye koymuyorsun diye sinirlenir, sağlığımızdan oluruz...
Şimdi bakınız... Savcının biri bir iş yaptı... Tuttu ülkenin istihbarat başkanını ifadeye çağırdı... Çağırma şekline bakınca sonunun "tutuklama" getireceği de anlaşılıyordu.
Ülkenin terör belasıyla boğuştuğu, etrafımızda suların giderek ısındığı bir zamanda MİT başkanı tutuklanacak, sorgulanacak ve bir çok özel bilgi ifşa olacaktı...
Hükumet buna izin vermedi... Savcıya karşı atak yapıp işi önlemeye çalıştı ve çalışıyor...
Şimdi, sözünü ettiğim "toplama zaafımız" derhal nüksetti... Çünkü, üzüm yemememe pahasına bağcıyı dövmek isteyenler var.
Efenim, nasıl olur da emekli(bunu söylemeyerek işin daha da vahimleştirmeye çalışıyorlar) genelkurmaybaşkanı özel yetkili savcı tarafından çağrılıyor, sorgulanıyor ve tutuklanıyorken MİT başkanı (halen görevde) söz konusu olunca Hükumet harekete geçiyor!
Yani, durum aynen yukarda dediğim gibi; madem elmaları topluyorsunuz niye armudu seçtiniz!!
Mantıksızlık açık, niyet iyi değil, akıl selim olmaktan uzak, niyet üzüm yemek değil...
Yani ne demek istiyorsunuz?... Eski genelkurmay başkanı neyle suçlanıyor; yeni MİT başkanı neyle suçlanıyor?
Suçlama aynı mı ki, tavır aynı olsun? Savcılar, diyelim ki, Sayın Büyükanıtı, Sayın Başbuğ'u çağırdıkları gerekçelerle çağırsalar da Hükumet hemen önleyici harekete girişse, biz de sizinle birlikte "hop" diyelim. Çünkü, burada elmayla elmanın toplanması söz konusu...
Kaldı ki, Hükumet tarafı da, bizler de Sayın Başbuğun tutuklanmasından yana olmadık... Kendisi, cunta faaliyetlerini, hangi nedenle olursa olsun, korumaya çalıştığı halde...
Yani, burada "bir sizden bir bizden" oyunu oynamıyoruz. Hakan Fidan gibi, İsrail'in daha atandığı ilk gününden bu yana aleyhinde olmadık çıkışlar yaptığı bir istihbarat başkanını Hükumet korumayacak ne yapacaktı...
Kimseyi suçlamadan, savcıların da kendi görevlerini yaptığın düşünerek, dediğimiz şudur: Savcılara bu kadar "özel yetki" fazla gelmiştir ve mutlaka sınırlandırılmalıdır.
Bunun Sayın eski genelkurmay başkanının tutuklanması ve yeni MİT başkanının tutuklanmaması ile ilgisi yok...Özel yetkili değil de sıradan yetkili bir savcı bile,Sayın Başbuğ'u sorgulasa-tutuklama ayrı bir şey- gayet yerinde olurdu...
Ve özel yetkili değilde, sıradan yetkili bir savcı bile MİT başkanını böylesine sorgulamaya çağırsa tepkimiz yine aynı olurdu...
Ancak, sorun savcılara verilen "özel yetki" den kaynaklandığı için, bunun sınırlandırılmasını istiyoruz...
İşiniz gücünüz İktidara vurmaksa, elmalarla armutları toplar, hatta araya iki tane de muşmula katarsınız... Ama, niyetiniz ülkenin selamati ise, oturur sakin sakin düşünürsünüz...
Suç hep bize doğru dürüst matematik öğretmeyen öğretmenlerimizde zaten...