​ Mizahi romanları seviyorum / Kitap / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '17

 
Kategori
Kitap
 

Mizahi romanları seviyorum

Mizahi romanları seviyorum
 

Gerçekten de mizahi romanları çok seviyorum. Sıcacık oluyor. Samimi oluyor. Kahkahalara boğuyor. Bana edebiyat ruhunu daha çok hissettiriyor. Leziz bir yemeğin verdiği hazza eşdeğer bir haz veriyor.
 
Siz de sever misiniz mizahi romanları? Sevmeyebilirsiniz, karışmam. Ne de olsa zevkler ve renkler tartışılmaz. Ama ben dediğim gibi bayılırım. Kendimi daha çok bulurum. Ruhum serkeştir ne de olsa. Eğlenceye, kopmaya, çılgınlığa düşkündür.
 
Mizahı herkes yapamaz, zekâ isteyen bir iştir. Mizahı iktidarlar sevmez, çok rahatsız olurlar. Çünkü mizah, edebiyatın silaha dönüşmüş halidir. Hedefine iktidarı alır, güç sahibini kor. Asla kan akıtmaz, kan akıtılmasına da karşıdır. İktidar sahiplerini ruhlarından vurur, ruhlarının en kötü yerinden.
 
Mizahın her halini sever ve beğenirim. Hatta benimserim, yazdığım yazılarda ve şiirlerde.
 
*
 
Ruhumda bir güneş olan, can dostum Yasemin'le eşzamanlı kitaplar okuruz çoktan beri. O, İstanbul'dan, ben, Anadolu'nun ortasındaki bir çölden; aynı günlerde, aynı kitapları okuruz. Uzaktan, uzaktan bir çeşit dans ederiz. Kavalyem derim dostuma, uzaktan, uzaktan dansa kaldırırım onu. Çoktan beri yapmıyorduk. Yapalım dedim, kavalyemi dansa kaldırdım. Gerçekten çok özlemişim. Dostumla eşzamanlı kitap okumak eşsizmiş, keyifliymiş, onla zaman geçirmek gibiymiş. Leziz bir romanla başlangıç yaptık. Romanın leziz olması da anlamlı oldu, güzel oldu. Kısmetse dostumla daha derinlere dalıp, dansımıza devam edeceğiz.
 
Başar Başarır'ın 'Sibop' adlı romanını okuduk dostumla.
 
2017 yılında Can Yayınları'ndan çıkmış. Türü, roman. Sayfa sayısı, 324.
 
*
 
Başar Başarır nefis bir romana imza etmış. Mizahı romana nakş etmiş. Türkçe'yle yuyup yıkamış. Halk söylemlerini, şarkı sözlerini tohum saçan bir çiftçi gibi romana saçmış. Romanın her köşesine keyiflendirecek, kahkahaya boğacak sözlerle, cümlelerle pirket örer gibi örmüş...
 
Kitabın adı yalnız 'Sibop' değildir. Tam adı: 'Sibop/ Bir Türkçe Romansı'dır. 
 
Hakikâten bir Türkçe romansı...
 
*
 
Roman kahramanının adı Orhan, soyadı Sibop'tur. Orhan Cihangir çocuğudur. Cihangir dediğime bakmayın, Cihangir'in yerlisidir Orhan, zengin değildir. Hukuk tahsili yapmış ama bir baltaya sap olamamıştır, boş gezenin boş kalfasıdır. Yaşı otuza varmıştır, kadın yönünden talih hep ona nanik çekmiştir. Aslı çıkar karşınısı. Orhan'ın miladı olur Aslı. Ve roman başlar...
 
*
 
İstanbul'da ilk önce dostumu severim, sonra Karaköy'ü İstiklal'i, Galata'yı, Cihangir'i severim. Sibop da bol bol gezdi ruhum sevdiğim yerleri...
 
Gene Sibop da, Sarıyer'den geçtim, dostuma yakınlaştım. Kilyos yakınlarındaki bir mezarlığın adını duydum. Orhan gibi ben de sevdim. Mezarlığın adı: Ağlayan Dede Mezarlığı. Ölünce beni de gömsünler oraya, dedim içimden.
 
*
 
Size bir şey diyeyim mi?
 
Sibop'un ikinci bakısını okudum. Baskı sayısı 1000'di. İlk baskısı da en fazla 2000'dir.. Bu utançtır. Bu kitabı yüz binler okumalı! Tek kelimeyle 'Nefis!'
 
-Mustafa Yıldırım - 01.06.2017
 
 
Toplam blog
: 480
: 715
Kayıt tarihi
: 03.11.12
 
 

Konyalıyım. Edebiyat okudum. Amatör yazar ve şairim. ..