​ Modern dünyanın Jack Sparrowları; Somalili Korsanlar / Dünya / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '08

 
Kategori
Dünya
 

Modern dünyanın Jack Sparrowları; Somalili Korsanlar

Modern dünyanın Jack Sparrowları; Somalili Korsanlar
 

Yirmi birinci yüzyılın meşhur en bilinen korsanı Jack Sparrow'du. Hollywood'u yarattığı bu hayali korsanın maceraları üç bölüm halinde fantazi dünyamıza girmişken, Somali açıklarında kaçırılan yük gemileriyle başlayan korsancılık haberleri bu işin o kadar da eskilerde kalmadığını bir anda hatırlatıverdi.

Yeni yüzyılın korsanları artık Aden Körfezinde, üstelik NATO Deniz Kuvvetinin gözleri önünde dünya deniz ticaretine meydan okuyor. Somalili korsanlar akla gelmedik yöntemlerle elde ettikleri gemiler için fidye istiyorlar. Bu fidyeleri de modern dünyanın sigorta şirketleri ödüyor. Gelişmeleri kulaklarım inanamayarak dinliyorum. Korsanların her kaçırdıkları gemi haberi ile birlikte gözlerimin önüne Jack Sparrow ve arkadaşlarının görüntüsü geliyor; ister istemez de onlara sempati ile bakıyorum.

Sempati ile bakıyor olmamın başka sebepleri de var kuşkusuz.

Neden mi?

Anlatayım.

Haziran ayında Demokratların başkan adayı Bn. Clinton mı yoksa Obama olacak tartışmalarıyla birlikte giderek gündeme oturan mali kriz haberleri, Obama'nın aday oluşunu kesinleştirdikten sonra (Amerika'daki ekonomik kriz ile başkanlık seçimi arasında ilişki var mı?) peş peşe gelen iflaslarla bir anda realiteye dönüşüverdi. Bizim için dünya kapitalizminin bir numaralı isimleri olan dev markalar ve şirketler bu krizin etkisiyle sarsılmaya, batmaya başladı. Krizin ilk tsunami dalgası Avrupa'nın en ucundaki ada devleti İzlanda'ya vurduktan sonra sırayla İngiltere üzerinden Avrupa kıtasına ulaştı. Diğer taraftan da Japonya ve Asya kıyılarına.

Şimdi bütün dünyada bu krizin etkisiyle çalışanlar işlerinden oluyor. İnsanın artık yüreğini daraltan kriz haberleri sanki enkaz altında kalmış ve kurtarılması imkansız, umut kesilmiş depremzedelerin ölüm listelerini okur gibi her gün işten çıkarılanların sayısını okuyor. Şu an dünyanın her köşesinde çalışanlar masalarında çalacak telefona korku ile uzanıyor, endişe ile kendi kendine "bugün işten çıkarılacak mıyım?" sorusunu soruyor.

Bu insanların hiçbiri krizin oluşumuna neden olan karar alma süreçlerinde bulunmadı. Birileri para kazanırken onlar bu paradan pay istemedi. Yani kazanca ortak olmadı. Ancak zararda ilk olarak onlardan tasarruf ediliyor.

Krizin etkisi insanlar üzerinde büyük bir terör dalgasıyla korku ve yılgınlık etkisi yaratıyor.

Mortgage ile ev alanlar, kredi ile araba sahibi olanlar, liberalizmin yarattığı güven duygusuyla ileriye dönük borçlananların kimse gözünün yaşına bakmıyor. Sadece "öde" emri olan yazılı kağıtlar taşıyor postacılar ikametgahlara.

Peşi sıra gelen bir sürü sosyal çöküntü...

Modern dünyanın insanı gözlerini dünyada olup biten bütün gelişmelere kapalı tuttuğu için de suçlu aslında. Afrika'da olup bitenleri sorlamadığı, hatta oradan gelen gelire küçük de olsa ortak olduğu için sorumlu.

Somali'nin Jack Sparrowlarına korsanlık yaptıran nedenler ne?

Somali'ye 1990'lı yılların hemen başlarında Barış Gücü götüren şey neydi?

Somali'de, Kongo'da şu an neler olup bitiyor?

Kuşkusuz insanları yasadışı olmaya iten kazananın koyduğu kuralları değiştirmek isteyen nedenler var.

BBC'den bir haber okuyoruz.



"...Bu bölgede korsanlığın yeniden görülmeye başlaması ise, Somali'nin 17 yıldır etkili bir merkezi hükümetten yoksun olmasına bağlanıyor.

Eski balıkçılar

Şu anda iş başındaki geçici hükümet, ülkenin geniş kıyı şeridinde otorite kuramayınca, kontrol savaşçı aşiretlere geçmiş.

Korsanların çoğunluğu, eski balıkçılar. Saldırılarına, bu bölgedeki gemi trafiğinin işlerini baltaladığını savunarak başlamışlar.

Ancak fidye karşılığı gemi kaçırmanın ne kadar karlı olduğunu gören iş adamları, aşiret reisleri ve bunların silahlı adamları, pazarı kısa sürede ele geçirmiş.

Sonunda iyi eğitilmiş, tepeden tırnağa silahlı ve denizleri çok iyi tanıyan korsanlar çıkmış ortaya." (1)



Sorun insanların yaşam derdi. Hayatta kalabilme mücadelesi. Temel olmasa da (Hollywood bunun cinsellikle dolu -hayvanlar gibi sevişeceklerdi- bir temel olduğunu öğretmişti bize) ikincil içgüdü.

Başka seçenek bırakılmayan insanların modern dünyanın imkanlarını da edinerek o dünyaya başkaldırmalarıdır bu korsanlık eylemleri.

Sanmayın ki, ben bu eylemleri olumluyorum, onay veriyorum. Göstermeye çalıştığım şey dünyada yaratılmış olan o sonsuz özgürlükler ve demokrasi vizyonunun arkasında yatan şeyin ne kadar kırılgan ve pamuk ipliğine bağlı olduğudur.

Yoksa şu an bir Türk gemisinin o korsanların elinde olduğu, tutsak ettikleri mürattebatın korku dolu bekleyiş içinde aileleri olduğunu, onlardan birinin benim ailemden olmamasının sadece bir şans olduğunu da biliyorum.

Ancak eskiden yirmi-elli yılda bir olan global krizlerin artık onar hatta beşer yıllık periyodlara indiği; giderek çaresizleştirlen günümüzün modern devletlerin içinde yaşayan yoksul insanlarının gelecekte ne tür tepkiler vereceğinin tahmin dahi edilemeyeceğinin de altını çizmek istiyorum. Bu bir felaket tellâlliği falan da değil. Bugün Somali'de olup bitenlerin yarın New York, Londra sokaklarında olacağını rahatlıkla tahmin edebiliriz. Araçlar değişir ancak amaç tek olur.

Biraz daha detaylı düşünmek gerekiyor.

Uzay Gökerman

http://www.bbc.co.uk/turkish/news/story/2008/11/081118_somalia_piracy.shtml
 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..