- Kategori
- Basın Yayın / Medya
Muğla Gazeteciler Cemiyeti Basın gecesi 28 Temmuz'da Altınkalp'de gerçekleştirildi ...

24 Temmuz Lozan Antlaşması’nın gününün yanı sıra Basından Sansürün kaldırılışının yıldönümüne denk gelir.
Hemen düşünebilirsiniz ki, Basından sansür o tarihte kaldırılmış ancak bugüne dek süregelen yıllar içerisinde Basına tam anlamıyla sansür yüklenmiştir.
Anayasada güvence altına alınmasına rağmen Basının haber alma ve aldığı haberleri yayma adına önünde ciddi engelleri bulunmaktadır.
Basın kuruluşlarının, kamuoyunun gerçekleri öğrenmesi, düşüncelerini özgürce ifade edebilmesi demokrasinin olmazsa olmaz koşullarındandır.
Demokrasinin işleyişinde ciddi sıkıntılar vardır ve bugün birçok gazeteci içeride tutuklu bulunmaktadır.
Gerçekçi, ilkeli, tarafsız haber yaygınlaştırmak için güç koşullar altında çalışan Basın emekçilerinin 24 Temmuz Basın bayramını kutluyorum. Bu önemli gün de Basınla ilgili yaraları hala sarılmış değildir.
Toplumun aydınlanması basının objektif, ciddi ve ilkeli, gerçekçi haberleri ile sağlanmaktadır.
24 Temmuz 1908 Basından Sansürün Kaldırılışının Yıldönümü olarak hala simge olarak önemini devam ettirmekte “Geleneksel Gazeteciler Günü” olarak kutlanmaktadır.
Muğla Gazeteciler Cemiyeti’nin Basın Bayramı bu sene 28 Temmuz’da Muğla Altınkalp’de gerçekleştirildi ve basın ödülleri sahiplerini buldu.
Öncelikle Muğla Gazeteciler Cemiyeti’nden her defasında bahsetmek ve altını çizmek gerektiğine inanmaktayım. Başkanlığı’nı Ünal Türkeş ağabeyimin yönettiği Cemiyet bugün gerek Muğla kamuoyunda, gerekse ülke kamuoyunda saygın ve güçlü, reel yürütülmüş olup geçmişten geleceğe seçkin ve ayrıcalıklı, özenli yıllarına tanıklık etmiştir. Muğla için önemli ve örnek bir şans olmuştur.
Ünal Türkeş ağabeyim Muğla’nın kültürel, siyasal, tarihsel yaşamını Anadolu Basınının tarihsel gerçekleri ve yaşayışı ile buluşturmuş ülkenin her bir köşesinden çeşitli konferanslarla çağrılmıştır. Toplantılarda ülkenin ve Muğla kamuoyunun gündemini tutmuştur.
Düşüncelerim ve duygularım üzerinde önemle ve öncelikle duruyorum.
Muğla’nın haber alma, haber yayma emekçileri heyecanla haberlerini, röportajlarını, yazılarını Muğla ve Ülke kamuoyuna duyurabilmelerinin alın terini basın ödüllerini alarak giderdiler.
Tüm yerel – görsel- yazınsal yaşamını ayakta tutan değerli gazeteci dostlarım o gecede ödüllerini bir simge olarak aldılar.
Kendilerini kutluyorum. Duygularını paylaşıyorum.
Bu arada bana yazılarımdan dolayı ödüle layık gören gazeteci Tufan Doğu ağabeyim, Serdar Karakaya beyefendi ve Süleyman Akbulut’tan oluşan seçici kurula ve Ünal Türkeş ağabeyime teşekkürlerimi ve sevgilerimi iletiyorum.
O gece, oldukça heyecanlıydım . Heyecanım Prof. Dr. Ayhan Çıkın hocamın o gece yazdığı “Merhaba dostlar, merhaba” şiiri ile başlamıştı.
Sevgili hocamın Yönetim Kurulu Onur Ödülü bulunmaktaydı. Muğla’daki yakıcı sıcaklar nedeniyle geceye katılamadı.
Ancak telgraf metni ve şiiri ile basın emekçilerini kutladı.
Şiirini ayrı bir blog sayfası yaparak yayıma alacağım.( http://blog.milliyet.com.tr/nabidekilinc )
İlçelerden gelen o güzel gönül dostlarım, hepsi o geceye özel anılar, özel belgeler kattılar.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü sayın Mansur Harmandar beyefendinin aldığı Baha bey ödülü tüm gazeteciler tarafından görüntülenerek Muğla’ya iz bıraktı. . Muğla Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu bu gecede hazır bulundu.
Tarihe ve zamana, geleceğe ışık ve tanıklık edecek ve yaptığı her Basın Gecesi’nde ahde vefayı ilke edinen Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığına teşekkür ve kutlamalarımızı yolluyor, geleceğe izler bırakarak Cemiyeti bilinçli ellerde taşıyan Ünal Türkeş ağabeyime sevgi ve saygılarımı iletiyorum.